Türbanlı *****huriyet Kbusu
        Yine bunlara göre Erdoğan veya AKP nin belirleyeceği bir adayın cumhurbaşkanı olması, seksen yıllık ‘anlı açık, başı dik cumhuriyetin’ başına takke geçirilmesi, kara çarşaf giydirilmesi gibi bir şey olacak. Yani kadınların başındaki türbanı çıkarayım derken Türbanlı bir *****huriyetle yaşama kâbusu onları daha çılgınca bir tutuma itiyor. Hatta söyledikleri, insanın aklına hemen ‘devletin bekası’ için kendi başbakanlarını tutuklayan, asan ve cumhurbaşkanlarını öldüren cumhuriyeti getiriyor.
Hıdır Yalçın
03.01.2007 - 19:34
              TüRBANLI *****HURİYET’ KÂBUSU

              Türkiye yeni bir seçim dönemine girdi.
              2007 de Türkiye iki seçimi birden yaşamak zorunda. önce *****hurbaşkanlığı seçimi ve daha sonra parlamento seçimleri olacak. Bu ara üzerinde ciddi çekişmelerin olduğu seçim *****hurbaşkanlığı seçimidir. Tam bir hesaplaşma vesilesi olduğu söylenebilir.

              Parlamento seçimleri açısından söylenecek çok şey var elbette. Bu ayrı ve bir sonraki yazının konusu olabilir. Ama hemen söylenmesi gereken bir şey var ki, bu seçimlerinde kendinden önceki seçimlerle değişmeyen ortak özelliği yüzde on’luk baraj üzerinden atlamak zorunda kalmasıdır. Bu bakımdan sonuç ne olursa olsun, kim ne kadar milletvekili kazanırsa kazansın bu seçiminde demokratik olmayacağı şimdiden nettir. O çokça sözü edilen ‘temsilse adalet’in sağlanmayacağı bir seçim olacak yine.

              Neyse gelelim *****hurbaşkanlığı seçimlerine.2007 Mayıs ayında olacak! Olmasına olacakta şimdiden kopan fırtına niye?

              ‘*****huriyeti biz kurduk biz yaşatırız’ diyen CHP başta olmak üzere Kemalist, şoven milliyetçi kesime göre bu meclis *****hurbaşkanlığını seçemezmiş. Niye? Temsil gücüne sahip değilmiş.

              öyle de, peki bunu daha önce niye düşünmediniz demezler mi adama. Dört yıldır bu iktidar Türkiye’ yi yönetiyor. Sizde Parlamentoda ikinci büyük ve ana muhalefet partisi durumundasınız. Şimdimi aklınıza geldi bu parlamento yeterli temsil kabiliyetinde değil diye. Bu gülünç oluyor işte.

              Devam edelim. Yine bunlara göre Erdoğan veya AKP nin belirleyeceği bir adayın *****hurbaşkanı olması, seksen yıllık ‘anlı açık, başı dik *****huriyetin’ başına takke geçirilmesi, kara çarşaf giydirilmesi gibi bir şey olacak. Yani kadınların başındaki türbanı çıkarayım derken Türbanlı bir *****huriyetle yaşama kâbusu onları daha çılgınca bir tutuma itiyor. Hatta söyledikleri, insanın aklına hemen ‘devletin bekası’ için kendi başbakanlarını tutuklayan, asan ve *****hurbaşkanlarını öldüren *****huriyeti getiriyor. Yani yeni bir Menderes’ler, 12 Mart ve Erim’ler dönemi ya da özal’ın öldürülmesi gibi olaylar akla gelmiyor değil. Olur mu olmaz mı bilinmez. Mevcut siyasi verilere göre olmaz diyebiliriz. Ancak devletin bekası’ söz konusu olduğunda olmayacak bir şey yoktur Türkiye de.

              Her bakımdan bir yol ayrımına gelen Türkiye de tüm bu olup bitenlerin siyaset dilindeki tercümesi ciddi bir iktidar mücadelesinin olduğudur.

              Görünen o ki, Türkiye’ de *****hurbaşkanlığı seçimleri zamanında ve mevcut parlamento tarafından yapılacaktır. Bu parlamentonun seçeceği *****hurbaşkanı AKP etiketini taşıyacaktır. Erdoğan’ın olma ihtimali yüksektir. Eğer kapalı kapılar ardından yapılan pazarlıklar neticesinde bir değişiklik olmazsa tabi. Erdoğan’ın *****hurbaşkanı olması halinde AKP’nin bir başka isim liderliğinde mevcut imajını koruyup koruyamayacağı konusu tartışmalıdır. Erdoğansız bir AKP önümüzdeki seçimlerde beklediği başarıyı gösterebilir mi? Sorusu Erdoğan’ın *****hurbaşkanlığına adaylık durumunu ciddi biçimde etkileyen bir husustur.

              Hiç şüphesiz biz Kürtler açısından *****hurbaşkanı şu ya da bu olsun diye bir tercih yapma şansımız yok. Ama bu seçilecek *****hurbaşkanı bizi ilgilendirmez anlamına gelmez. Elbette Kürt sorununun çözümüne olumlu ve cesur yaklaşan, demokratik özelliklere sahip birinin *****hurbaşkanı olması Kürtler açısından da iyi olur.
              Bu bakımdan Diyarbakır da konuşan ve o konuştuklarının arkasında duran bir Erdoğan *****hurbaşkanı olsaydı daha iyi olurdu. Ancak şu karşımızda duran Erdoğan böyle bir Erdoğan değil. Bu Erdoğan ‘Kürt olduğunu düşünmesen Kürt olmazsın’, ‘Kürtlerin hak sorunu yoktur’ diyen ve bu konuda benzerlerine kök söktüren bir Erdoğan’dır. Kürt sorununun çözümünü kendisiyle karısının birlikteliğine indirgeyecek kadar basitleşen bir Erdoğan Kürt halkına karşı dürüst ve samimi olduğunu kanıtlama şansına sahip değildir.
 
              Bu bakımdan C.başkanlığı seçiminden çok önümüzdeki parlamento seçimleri Kürtler açısından son derece önemlidir. Eğer doğru bir seçim stratejisi izlenmese AKP ve Erdoğan’ın Diyarbakır’daki rolünü üstlenen Ağar Kürdistan’da etkili duruma gelebilirler
3Ocak 2007

Hıdır Yalçın
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe