TÜRKİYE GÜNEYBATI KÜRDİSTAN’A GİRERSE…
Türkiye’nin “Suriye’nin Kuzeyi” olarak tanımladığı Güneybatı Kürdistan’da Kürtlerin haklarına kavuşması bağlamında ortaya çıkan bu gelişme karşısında ortaya koyduğu tutum beraberinde ciddi soru’ lara yol açmaktadır.
Hıdır Yalçın
03.08.2012 - 00:22
TÜRKİYE GÜNEYBATI KÜRDİSTAN?A GİRERSE?

Arap Baharının yükselen dalgalarının Suriye?yi de vuracağı belliydi.

Ve nihayet Suriye?yi vuran dalgalar Esat rejimini hayli salladı. Düştü düşecek denmesine rağmen hala devam eden sarsıntının ne zaman sonuçlanacağını ve özellikle hangi faylarda kırılmalar yaratacağını net olarak kestirmek zor. Ancak şurası kesin, bugün ya da yarın veya gelecek bahar artık Esat rejimi gidicidir.

Suriye?de rejimin çökmesi bölgeyi derinden etkileyecek sonuçlara yol açacaktır. Daha şimdiden yarattığı bazı sonuçlar özellikle Türkiye?yi tedirgin etmiş zaten.

Güney-batı Kürdistan?da ortaya çıkan özgürleşme gelişmeleri,? Diktatörlüğe karşı olduğunu, Suriye halkını Esat zulmümden kurtarmak için çırpındığını ?söyleyen Türkiye?nin ve özellikle AKP hükümetinin, Kürtler söz konusu olduğunda ne kadar tehlikeli bir bilinçaltına sahip olduğunu açığa vurmuştur.

Yirmici Yüzyılın başlarında orta doğuda yeniden çizilen sınırlar özellikle Kürdistan için çok olumsuz ve ağır sonuçlar yaratmıştı. Şimdi o sınırların hemen ötesinde Kürtlerin özgürlüksel gelişmeleri yaşanıyor. Saddam rejiminin yıkılması ardından Güney Kürdistan?da yaşanan gelişmenin bir benzeri şimdi Güneybatı Kürdistan?da yaşanıyor. Büyük bir talihsizlik olmaz, özellikle Kürtlerin kendileri kader bozucu hatalar yapmazsa bu parçanın da özgürlüğüne kavuşacağı kesin. Bu gelişme orada etkili olacak olan partilerin siyasi kimliği, iktidar anlayışı ve toplumsal terbiyesinin de ötesinde Kürtler için sahiplenilmesi ve savunulması gereken tarihi önemde bir durumdur. Gel gör ki bu gelişmelerden daha şimdiden en fazla rahatsızlık duyan ve tedirgin olan Türkiye, müdahaleden ve böyle bir gelişmeye izin vermemekten bahsetmeye başladı.

Türkiye?nin ?Suriye?nin Kuzeyi? olarak tanımladığı Güneybatı Kürdistan?da Kürtlerin haklarına kavuşması bağlamında ortaya çıkan bu gelişme karşısında ortaya koyduğu tutum beraberinde ciddi soru? lara yol açmaktadır.
Hani Suriye?de halkın diktatörlükten, zulümden kurtulması, demokrasi ve özgürlük ortamında yaşaması arzulanıyordu. Kürtler tanımladıkları bu halk kategorisinin dışında mı görülüyor yoksa. Demokrasi ve özgürlüğü kendi topraklarında ve hakkıyla yaşamak Kürtlere layık görülmüyor mu?

Hani AKP Türkiye?de Kürt meselesini cidden çözmek istiyordu? Hani Demokrasi ve insan halkaları çerçevesinde Kürtler kendi haklarını kullanabileceklerdi. Kuzey?de PKK?yı engel gören AKP Güneybatıda da PYD?yi engel göstererek ?burada ortaya çıkacak bir Kürt oluşumuna eyvallah etmeyeceklerini? söylüyor. Hatta daha da ileri giderek bunu askeri müdahale gerekçesi olarak telaffuz etmeye başladılar.

Eğer AKP?nin yönettiği Türkiye Güneybatı Kürdistan?a askeri müdahaleye kalkışır ya da gerçekleştirirse ne olur?
Bunun Türkiye?de çokça övünülen ekonomik siyasi istikrar açısından yol açacağı tahripkâr sonuçları varsın onlar hesaplasın. Ancak bilinmeli ki, böyle bir girişimin en hızlı sonucu tüm Kürtlerde birleşme ve ortak direniş refleksidir. Hiç bir Kürt, dünyanın neresinde olursa olsun böyle bir gelişme karşısında asla sessiz kalamaz. Aynı şekilde başta Kuzey Kürtleri olmak üzere tüm Kürtler AKP?nin Kürt meselesinde çok ikiyüzlüce bir politika izlediğini düşünecek ve sorunu çözeceğine dair giderek azalmakta olan umutlarda tükenerek yerini bir daha onarılamaz bir güvensizliğe bırakacaktır. Şimdiye kadar AKP?ye oy veren Kürtler bile ondan kopacaklardır. Türkiye?nin demokrasi ve insan hakları alanı başta olmak üzere bölgede marka ülke olma ve bölgesel liderlik hedefine ulaşması yarım kalan bir hayal olarak son bulacaktır. Ve en önemlisi de Tüm Kürtler, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar Kürtlerin esas düşmanının Türkiye olduğunu düşünecek ve ona göre davranacaklardır ve buna hakları vardır. Neden mi?

Haklı olarak her Kürt şunu düşünecektir. Ya ne oluyor kardeşim. Nerede Kürtlerle ilgili olumlu bir gelişme yaşansa hemen Türkiye devreye giriyor ?bu bizim için tehlikeli bir gelişmedir, kabul edemeyiz, bilmem şu kırmızıçizgilerimiz var? diyerek engellemeye çalışıyor. Kuzey?de bunu yapıyor. Irak?ın Kuzey?i olarak tanımladıkları Güney Kürdistan?da bunu yaptılar, şimdi Güneybatı Kürdistan?da ve muhtemelen yarın Doğu Kürdistan?da ortaya çıkacak benzer gelişmeler karşısında bunu yapacaklardır?.Yani kısacası Kürtler, AKP hükümetinin demokrasi ve insan haklarına ilişkin güzel söylemlerine rağmen Kürtlere ilişkin tehlikeli bir bilinçaltına veya gizli bir ajandaya sahip olduklarını düşüneceklerdir. Tüm bunlara rağmen Türkiye Güneybatı Kürdistan?a askeri müdahalede bulunursa bu sonuçları göze alıyor ve kabul ediyor demektir.

Umarız Ustalık dönemini yaşadığını söyleyen Erdoğan ve hükümetinde politik akıl ve sağduyu hâkim olur ve böyle acemice bir tuzağa düşmeye izin vermez.

Kürtler artık politikayı biliyorlar. Kürtlerin politik okuma ve tercümeleri gelişmiş. Yani haddini biliyorlar. Boş kabadayılıkların işe yaramayacağını bilen Kürtlerin kendi özgürlüklerine kavuşmak için kimseye ?eyvallah? etmeyeceklerini de artık herkesin bilmesi gerekir.

2 Ağustos 2012 Hıdır Yalçın
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe