üçGENDE OYUN VAR.

Şemdinli de devlet kaynaklı provokasyonun yol açtığı olaylar şimdi Yüksek ovaya sıçradı.Bu gelişmelerin nerde duracağı belli değil.

Şemdinli provokasyonunu neredeyse tüm çevrelerin hem fikir olduğu gibi,Türk ordu bünyesinde uzun zamandan beridir örgütlenmiş bulunan kirli savaş birimi JİTEM yaptı.Bombalamada kullanılan araç,yakalanan kişiler ve ele geçen belgeler bunu kanıtlamaktadır.Savcılık soruşturmasında ne sonuca varılırsa varılsın,mahkeme ne karar verirse versin Kürt halkında oluşan kesin kanaat budur ve zaten ortaya çıkan haklı ve şiddetli tepki de bu nedenledir.

Olayı susurluğa benzeterek,ucu nereye varırsa varsın üzerine gidilip açığa çıkarılmasını isteyenler var.Kuşkusuz  bu tutum doğru ve desteklenmesi gerekiyor.Ancak garip olan nokta Jitem nedir açıklansın diye soran hükümet yetkililerinin tutumudur.Sanki böyle bir olayla ve arkasındaki isimle yeni tanışıyorlarmış gibi bir şaşkınlık içindeler.Hal bu ki Kürdistan da yıllardır jitem kaynaklı provokasyon ve faili meçhul-belli olaylar yaşanmaktadır.Her neyse yinede olayların üzerine mutlaka gidilecek ve açığa çıkarılacak diyenlerin bu yaklaşımlarının arkasında olmalarını istemek ve  desteklemek gerekir.Asıl önemli olan ve üzerinde durulması gereken nokta şudur.Neden üçgen neden provokasyon?

Acaba provokasyonun amacı yalnızca Şemdinli de karışıklık yaratmak ve Kürt halkına zarar vermekle mi sınırlıdır.Bu sorulara yanıt aradığımda ister istemez geriye doğru gidip benzer amaçlı gelişen provokasyon olaylarını yeniden kafamda canlandırdım.

Yıl 1992 yer Şırnak.15 Ağustosun yeni bir yıldönümünün ön günleri.Hatırlanacağı üzere şiddetli bir savaşın yaşandığı ve Kürt ulusal güçlerinin önemli bir üstünlük sağladığı bir süreçtir bu yıllar.Gece yarısı saatlerde Şırnak şehir merkezinde şiddetli patlamalar ve silah sesleri duyulmaya başlandı.Türk ordusunun telsiz anonslarında şu noktayı da bombalayın,şurayı da vurun çağrıları birbirini kovalıyor.O dönem Şırnak Tugay komutanı olan Tuğgeneral Mete Sayar, bu harekatı yönetiyordu.Top mermileri Ali Xan Tatar ın evinin yakınlarına düştüğünü söyleyen bir rütbeliye, onu da vurun……..diyerek ağır küfürler savuruyordu.Ali Xan Tatar Şırnak ta devletle işbirliği yapan ve çete reisi olan biri olmasına rağmen onun evininde vurulmasını istemesinin asıl nedeni, sonradan yansıtıldığı gibi olayın PKK güçlerinin baskını olduğuna gerçeklik kazandırmak içindi.Ve nitekim ertesi gün tüm basın yayın organları PKK nin Şırnak şehir merkezine baskın düzenlediği vs.vs.yazılmaya ve konuşulmaya başlandı.Bu olayı bizzat devletin resmi askeri güçleri yaptı.

Şırnak olayları yeni bir sürecin başlangıcı oldu.Devletin top yekun savaş planı devreye sokuldu.Köyler boşaltıldı,katliamlar yapıldı.En önemlisi de Güney Kürdistan topraklarına yönelik en büyük askeri operasyon başlatıldı.1992 sonbahar harekatının başlangıcı Şırnak ta ki bu provokasyondur.Kuşkusuz Şemdinli provokasyonu farklı zamanda ve koşullarda yapılmaktadır.Ama amacı sadece Şemdinli ile sınırlı değildir.

Şemdinli Türkiye,İran,Irak üçgenidir.Böyle bir provokasyonla Türk devletinin uzun zamandır dillendirdiği G.Kürdistan topraklarına operasyon yapmanın zemininin hazırlanmadığı ne malum.

öte yandan devlet bünyesinde Kürt sorununun çözümünü istemeyen ve AB sürecine karşı olan,savaştan rant sağlayan çevrelerin bu tür olaylarla ortamı arzuladıkları bir yöne doğru sürüklemeye çalıştıkları çok açık.Nitekim yaşanan olaylara bakıldığında ortamın bu noktaya doğru hızla ilerlediğini söylemek mümkündür.

Tüm bu olayların kaynağında Türk devletinin Kürt sorununa yönelik izlediği politikalar vardır.Bu sorun çözülmeden alınacak önlemler geçicidir ve başarı şansı yoktur.

AB ye üyelik müzakerelerine başlamış bir Türkiye de hala böyle hukuk dışı ve gayri meşru birimlerin hükmetmesi,kirli bir savaşın yürürlükte olmasının demokrasi,hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından anlaşılır ve kabul edilir bir izahı olamaz.

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın ortada oynanan bir oyunun olduğu açık.

Şiddet şiddeti besler ve kışkırtır.Birinin uyguladığı şiddet diğeri için meşru müdafaa gerekçesi olur.Ve böylece bir şiddet sarmalı alır başını yürür.Bu manada Türkiye ve Kürdistan da demokratik siyaset ve çözüm cephesine karşı şiddeti savunanlar aynı cephede ve birbirini güçlendiren bir biçimde mevzilenmişlerdir.Ne kadar birbirine karşıymış gibi görünseler de gerçek budur.Dolayısıyla bu oyunu bozacak olan demokratik siyaset ve çözüm cephesidir.

Şemdinli de Kürt halkının ortaya koyduğu tutumdan çıkarılacak tek doğru sonuç,ya Kürt sorunu hakkettiği tarzda bir çözüme kavuşur,ya da Türkiye at izinin it izine karıştığı yeni ve karışık bir sürece doğru hızla ilerler.


Serhat-Hıdır YALçIN
                                                                                       
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe