Birlik Zamanı
PKK’nın geçmiş deneyimlerden ders çıkartarak uzaktan kumanda etmekten ve tekelci zihniyetten vazgeçmesi halinde birlik çalışmalarının başarıya ulaşma şansı hayli yüksek görünmektedir.
Bu konuda mevcut girişime öncülük yapanlar inisiyatifli davranmak zorundadır.
Nizamettin Taş
14.04.2012 - 18:05
Diyarbakır?da yapılan ve pek çok grup ve bağımsız şahsiyetin katıldığı toplantı birlik yönünde atılmış önemli bir adımdır.
Şimdiye kadar Kürt grupları arasında birliğin sağlanması amacıyla onlarca toplantı ve girişimin yapıldığını biliyoruz.
Ne yazık ki kalıcı başarı sağlayan ve uzlaşı kültürünü egemen kılan herhangi bir girişime henüz tanık olmuş değiliz.
Son toplantıda sağlanan birlik iradesinin akıbeti konusunda geçmişte olduğu gibi bazı çevrelerin yine mesafeli davrandığı, hatta girişime destek veren diğer parti ve bağımsız şahsiyetleri PKK?nın değirmenine su taşımakla eleştirdiğini görmekteyiz.
Aslında, bırakalım birlik çalışmalarının dışında kalan, bu girişime destek veren çevrelerin bile endişelerini dile getirmelerinde şaşılacak hiçbir durum yoktur.
Zira söz konusu olan PKK ve desteklediği parti ve kurumların öncülük ettiği bir girişimse; diğer parti, grup ve bağımsız şahsiyetlerin yoğurdu üfleyerek yemesinde daha doğal ne olabilir?
Malum PKK?nın bu konudaki sicilinin temiz olduğunu hiç kimse iddia edemez.
Ancak geçmiş deneyimlerden dolayı taşınan kaygıların düzeyi hangi tonda olursa olsun Kürt halkının ve onun siyasal temsilcilerinin birliğe ihtiyacı vardır ve bunun hiçbir gerekçeye sığınılarak ertelenmesi mümkün değildir.
Mevcut girişimin geleceği tamamen PKK?nın alacağı tutuma bağlı olacaktır. Geçmişte olduğu gibi- KNK deneyimi buna bir örnektir- diğer parti ve grupların varlığını birer asma yaprağı olarak kullanmaya kalkışırsa, söz konusu birlik çalışmalarının kısa bir süre sonra sekteye uğrayacağı ve konuda taşınan güven bunalımının bir daha telafi edilemeyecek düzeyde yara alacağını belirtmemize dahi gerek yoktur.
PKK?nın geçmiş deneyimlerden ders çıkartarak uzaktan kumanda etmekten ve tekelci zihniyetten vazgeçmesi halinde birlik çalışmalarının başarıya ulaşma şansı hayli yüksek görünmektedir.
Bu konuda mevcut girişime öncülük yapanlar inisiyatifli davranmak zorundadır.
Şüphesiz bu girişimde diğer Kürt parti, grup ve bağımsız şahsiyetlerine de önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Birlik çalışmalarında uzlaşı kültürü egemen kılınmadan yol almak mümkün değildir.
Eleştirilerin ötesinde sadece küfrederek PKK yapısının daha çok şartlandığını bilmek zorundayız.
Buna karşılık PKK?nın da başta Kemal Burkay, İbrahim Güçlü, Orhan Miroğlu, Mehmet Metiner, Muhsin Kızılkaya olmak üzere ölümle tehdit edilen diğer Kürt şahsiyetlerine karşı düşmanlık yapmaktan vazgeçmesi, durumdan vazife çıkaran timlerini kesinkes uyarması gerekmektedir.
PKK; Kürt aydınlarından herhangi birisinin burnunun kanamasından dahi kendisinin sorumlu tutulacağını bilmek zorundadır.
PKK?nın güven ortamını sağlamada ve samimiyetini test etmede asıl belirleyici olan kendisinden ayrılan kişilere karşı alacağı pozisyon olacaktır.
Yayınlanan bildiride görüş farklılıklarının zenginlik olduğu belirtilmektedir. Şayet bu tespit lafın gelişi olarak belirtilmemiş ve PKK ve çevresini bağlayan bir görüş olarak bildiride yer almışsa, birlik çalışmalarının geleceğine daha iyimser bakmamıza yol açacaktır. Ancak bunun için görüş farklılıklarının zenginlik olduğuna dair özellikle KCK adına bazı açıklamaların yapılmasına ihtiyaç vardır.
PKK?nın hala Kürt aydınlarını ölümle tehdit ettiği, kendisinden ayrılanları öldürdüğü, hain ilan ettiği bir dönemde, sadece yayımlanan bir bildirideki doğru bir tespite dayanarak herkesin ikna olmasını beklemek saf dillik olur.
PKK; Kürt aydınlarına ve kendisinden ayrılanlara karşı düşmanlıktan vazgeçtiğini kamuoyuna net bir şekilde açıklamadan ve bunu pratiğiyle göstermeden samimiyet sınavından geçmesi mümkün değildir.
Geçmişte faşist dediğimiz MHP gibi partilerin dahi artık kesinkes kendisinden ayrılanlarla karşı tahammül gösterdiği bir aşamadan geçiyoruz. PKK?nın faşist partilerin dahi terk etiği bir yaklaşımı hala ısrarla devam ettirmesinin anlaşılır ve haklı gösterilecek hiçbir tarafı yoktur.
PKK?nın ilkel milliyetçi gördüğü ve her türlü sıfatı yakıştırmakta sakınca görmediği İran Kürdistan Demokrat Partisi ve YNK?nin kendisinden ayrılan Goran hareketine karşı gösterdiği tavrı bir kez daha gözden geçirmesine ihtiyaç vardır.
Goran hareketi yakında iktidarı elinden alacak kadar güçlenmesine rağmen YNK?nin hiçbir zaman şiddete başvurarak tedbir aldığına şahit olmadık.
Benzer bir şekilde İ.KDP?si kendisinden ayrılan grupla yıllardır aynı kampta yaşamaya devam etmektedir.
Kendisini en devrimci, sosyalist, demokrat gösteren PKK?nın ilkel milliyetçi gördüğü partilerin kendilerinden ayrılan gruplara karşı gösterdiği hoş görünün bırakalım binde birini, tam tarsine ısrarla öldürmeye, bastırmaya ve yaşam hakkına şiddetle karşı çıkmasının hangi anlayış ve adalet duygusunda yeri vardır.
Yıllardır savaştığı Türk devletine durmadan barış elini uzatan PKK?nın kendisine eleştiriden başka asla düşmanlık yapmayan eski arkadaşlarına saplantı düzeyinde kin kusmaya devam etmesi ve her koşul altında tasfiye etmeye çalışmasının kendilerine zarardan başka herhangi bir yararı olmamıştır.
Destekledikleri milletvekilleri Türk meclisinde kendi taleplerini olduğu gibi ifade etme özgürlüğüne sahipken örgütten ayrılanların bulunmadığı ve savunma yapmadıkları düzmece mahkemelerde ihanetle suçlanmalarını vicdan sahibi hangi Kürt kabul edebilir?
PKK?nın Türk devletinin kendileri için kullandığı her türlü olumsuz sıfatı örgütten ayrılan eski arkadaşlarına karşı tekrarlamaktan herhangi bir sakınca görmemesi, tek kelimeyle büyük bir ayıptır.
Ahmaklık derecesine varan düşmanlık saplantısından dolayı PKK hem kendisine ve hem de Kürt mücadelesine telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir.
PKK kendisini tıpkı bir akrep gibi zehirlemeye devam etmektedir. Üstelik bunu tüm kesimlerin, özelliklede örgütten ayrılanların düşmanlık yaptığını sanarak yapmaktadır. Oysa PKK?nın kendisinden başka kendisine düşmanlık yapan herhangi bir rakibi yoktur.
Gün geçmiş devran çoktan dönmüştür. Anlamsız düşmanlıklar üreterek Kürt mücadelesinin dinamikleri daha fazla tüketilmemelidir.
Ulusal birliğin sağlanması için koşullar oldukça elverişlidir. Kürt aydınlarına ve örgütten ayrılan eski arkadaşlarına karşı anlamsız ve sadece kendisine zarar veren düşmanlık tutumundan bir an evvel vazgeçerek Kürt mücadelesinde yeni bir sayfa açmanın yolu mutlaka açılmalıdır.
Birlik girişimine öncülük yapan parti ve örgüt temsilcilerinin başarılı olmak istiyorlarsa öncelikle PKK?nın Kürt aydınlarına ve örgütten ayrılanlara karşı tutumunu gözden geçirmesi gerektiğini bilerek hareket edeceğini umuyoruz. Ağırlıklarını koymaları halinde sonuç almaları mümkündür.
Hem PKK ve hem bu girişime öncülük yapan çevrelerin samimi olup olmadıklarının esas olarak test edilecekleri nokta farklı düşüncelere karşı gösterecekleri tahammül ölçülerinde belli olacaktır.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe