Değişim Zamanı

Ortadoğu değişim sürecine giriyor. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra tıpkı Orta Asya, Doğu Avrupa ve Balkanlarda gerçekleşen değişimin bir benzeri - farklı tarihi ve toplumsal koşullar dikkate alınmak kaydıyla- Ortadoğu’da gerçekleşiyor.

 Birinci dünya savaşından sonra İngiliz ve Fransızlar tarafından sömürgeci böl-yönet politikasına göre oluşturulan Ortadoğu’daki mevcut sistemin 21.yy koşullarında daha fazla ayakta kalması mümkün değildir. Çünkü suni bir şekilde oluşturulan devletlerin başına geçirilen yönetimlerin neredeyse tümü despotik ve halk karşıtı bir karaktere sahiptir. Sömürgecilik döneminden kalan bu çağ dışı kokuşmuş rejimlerin artık halklar nezdinde hiçbir meşrutiyeti kalmamıştır. Onun için biraz gecikmeli ve sancılıda geçse tasfiye olmaları kaçınılmaz gibi görünmektedir.
Hiçbir meşrutiyeti olmayan ve başından itibaren tasfiye edilmesi gereken Ortadoğu’daki mevcut sistemin tamamen çürümüş olmasına rağmen, onlarca yıldır ayakta kalmasının, şüphesiz iç ve dış nedenleri bulunmaktadır.
Ortadoğu halklarının tarihi ve toplumsal sebeplerden dolayı geri ve örgüsüz bulunmaları, buna karşılık despotik yönetimlerin insanlık dışı yöntemlere başvurarak her türlü muhalefeti daha başından itibaren bastırmaları, yönetimlerin hiç değişmeden yıllarca sürmesinin en önemli nedenleri arasındadır.
Ancak hiçbir dayanakları bulunmadığı halde özellikle gerici Arap rejimlerinin on yıllarca iktidarda kalmasının esas nedeni soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği ve Amerika arasında sürmekte olan uzlaşmaz çelişkiden ustaca yararlanmaları ve bu devletler tarafından sonuna kadar desteklenmeleridir. 
Sosyalist sistem dağıldıktan sonra artık mevcut gerici rejimleri ayakta tutmanın hiçbir dayanak ve gerekçesi kalmamıştır. Amerika’nın Sovyetler Birliğine karşı zorunlu olarak desteklediği Arap devletlerinin arkasında durması halinde bundan sonra söz konusu rejimlere dönük gelişen her hareketin faturasını ödemek zorunda kalacaktır. Bundan dolayı Amerika’nın geçmişte yaptığı gibi gerici Arap yönetimlerine bırakalım sonsuz destek vermesi, hatalı yönetim tarzlarına sessiz kalması bile hayli zor görünmektedir. Amerika kendi geleceğini eski dostlarının hatırına tehlikeye atamaz. Nitekim Mısır ve Tunus’ta Mübarek ve Bin Ali’ye ilk sırt çeviren ülkelerin başında Amerika Ve Avrupa Birliği gelmektedir. Arap devletleri ya kendilerini reforma tabi tutarak demokratik zemine kayacak ya da Amerika ve Avrupa tarafından yüz üstü bırakılacaktır.
Ortadoğu eski düşmanların dost, dostların düşman olduğu bir sürece hızla girmektedir.
Ortadoğu’daki sorunlar yapısaldır ve aşılmaması halinde tüm dünyayı olumsuz yönde etkileyecek bir kapasiteye sahiptir. Yani mevcut rejimlerin tasfiye olmasını sadece halklar değil, aynı zamanda en büyük müttefikleri olan Amerika ve Avrupa gibi dünyanın egemen güçleri de istemektedir.
Devletlerin farklı konumlarından dolayı tüm ülkelerin aynı anda değişmesi mümkün değildir. Ancak zaten halkların istemediği yönetimlerin bu sefer bizzat dostları tarafından da yüzüstü bırakılmaları değişimi biraz sancılı, fakat kaçınılmaz kılmaktadır. Ortadoğu’daki yönetimlerin ayakta kalmasının tek bir şartı vardır; o da, kendilerini hızla reforma tabi tutarak demokrasiye geçiş yapmalarıdır. Bu beceriyi gösteremeyen hiçbir rejimin ayakta kalma şansı yoktur.
16 Mart 2011                                                         N. TAŞ (Botan Rojhılat)
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe