Doğru Savaş Doğru Barış



                                                                       
-1-



Hükümet ve genelkurmay başkanlığı tarafından yapılan
açıklamalara bakılacak olursa, birçok bölgede, gerilla birliklerine çok ağır
darbelerin indirildiği görülmektedir. Devlet yetkililerinin daha çok savaşın
psikolojik boyutlarını dikkate alarak açıklamalarda bulunduğunu geçmiş
deneyimlerimizden biliyoruz. Dolayısıyla gerilla kayıplarına ilişkin verilen
rakamların abartılı ve gerçeği tam yansıtmadığını tahmin ediyoruz.



Ancak televizyonlarda verilen cenaze ve teslim olmuş gerilla
görüntülerinden anlaşıldığı kadarıyla birçok bölge ve mıntıkada, devletin
açıkladığı düzeyde olmasa bile telafisi hayli zor kayıpların yaşandığı
anlaşılmaktadır.



PKK; aslında bu türden gerilla kayıplarına alışık olmayan
bir hareket değildir. Daha önce buna benzer yüzlerce darbenin yenildiği, ancak
her seferinde en ağır kayıpların dahi bir biçimiyle telafi edildiğini
biliyoruz.



Fakat çatışarak şehit düşen gerilla birliklerinin dışında
ilk defa bazı grup ve bireylerin direnmeden teslim olduklarına şahit
olmaktayız. Şüphesiz PKK tarihinde direnmeden teslim olan onlarca gerilla
örneği vardır, ancak bu tarzda, sanki bir gelenekmiş gibi, birbirlerine bakarak
teslim olan gerilla birliklerine ilk defa tanık olmaktayız.



PKK açısından alarm zillerinin çalınmasına yol açan esas
tehlike budur.



                                                                
*****   



Öncelikle şunu belirtmek istiyorum;  savaşın miadını tamamen doldurduğu ve Kürt
sorununun artık şiddet yöntemleriyle asla çözülemeyeceğine inanıyorum.



Tüm olumsuz gidişata rağmen Kürt sorununun siyasal
demokratik yollardan çözüme kavuşturulmasının zemini henüz tamamen yitirilmiş
değildir. Bunun için devletin siyasi ve askeri operasyonlara derhal son vermesi
ve PKK’nın ateşkes ilan ederek gerilla güçlerini herhangi bir çatışmaya meydan
vermeyecek tarzda yeniden konumlandırması önemli bir fırsat doğuracaktır.



Legal zeminde siyaset yapan yüzlerce BDP’li yönetici ve
taraftarının tutuklandığı ve onlarca gerilla ve askerin öldüğü bir süreçte
ateşkese gitmenin ve güven ortamını yeniden yaratmanın hayli zor olacağını
tahmin etmek için kahin olmaya gerek yoktur.



Mevcut durumda sadece PKK’nın değil, aynı zamanda hükümetin
de büyük bir yanılgı içerisinde olduğu görülmektedir.



Türk devletini hataya sürükleyen temel neden, PKK karşısında
askeri açıdan büyük bir üstünlük sağladığına inanmasıdır. Hükümetin askeri
açıdan sağladığı bu üstünlüğü bir fırsata çevirmek ve hazır daha inisiyatif
elindeyken gerillanın belini kırmadan operasyonlara son vermek istemediği
anlaşılmaktadır.



Kuşku yok ki, gerilla güçleri bu tarzda kayıp vermeye devam
ettiği müddetçe Türk ordusunu operasyon yapmaktan ve PKK karşısında tekrar
üstünlük sağladığına dair duyduğu inançtan vazgeçirmek hayli zor olacaktır.



Ancak, Türk ordusunun komuta kademesine ve hükümet
yetkililerine bu durumun geçici ve göreceli olduğunu önemle hatırlatmakta fayda
vardır. Şüphesiz gerilla güçleri Türk devletinin geliştirmek istediği yeni
operasyon mantalitesini kavrayıncaya kadar kayıp vermeye devam edecektir. Lakin
bir süre sonra,  gerilla birlikleri deşifre
olan bu operasyon tarzına ayak uydurmaya başlayacak ve yeni savunma yöntemleri
geliştirerek kayıpların önünü almaya başaracaktır.



Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.



Türk ordusunun otuz yıldır başaramadığı askeri zaferi kısa
bir süre içerisinde sağlaması oldukça zordur.



Kaldık ki, Türk devletinin PKK’yı tasfiye etmeyi başarması ,
Kürt sorununun bitmesi anlamına gelmeyecektir.



Türk devleti kendi geleceği açısından eninde sonunda Kürt
problemini çözmek zorundadır.



Çıkarlarını halklar arasında daha fazla düşmanlık
tohumlarını ekerek koruyamaz.



Türkiye’nin operasyonlara derhal son vererek barışçıl bir
çözüme yeniden şans tanıması, her halükarda askeri açıdan elde edeceği
kazanımlardan çok daha fazla kendisine artı puan getirecektir.



Türkiye; Ortadoğu’da bin yıllık devlet tecrübesi ve yarım
asrı geçen demokrasi deneyimine sahip tek ülkedir.



Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmek istendiği bir dönemde,
Kürtlerin desteğini almadan kendisine biçilen rol konusunda en ufak bir gelişme
sağlayamayacağını gayet iyi bilmektedir.



Türk devleti, PKK engeline takılarak, kendi istikbalini
karartan ve Kürt sorununu çözümsüz bırakan askeri seçenekli tüm senaryolardan
vazgeçmek zorundadır.



 Türkiye’nin;
geleceğini ipotek altına alan ve basiretini kilitleyen Kürt sorununu siyasal
demokratik yollardan çözmenin sihirli anahtarını bulmadan mevcut olumsuz
gidişatı durdurması mümkün değildir.



Yoksa, Roboski gibi halklar arasında kin ve nefreti
körüklemekten başka bir sonuç vermeyen birkaç katliam veya eylemin
gerçekleşmesi halinde ortada çözüm namına herhangi bir zeminin kalmayacağı ve
ondan sonra geliştirilecek en dahiyane taktiklerin bile asla sonuç
vermeyeceğini sadece hatırlatmakla yetinelim.



5.1.2012                                                                    Nizamettin TAŞ (Botan Rojhılat)
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe