Doğru Savaş Doğru Barış
                                                          -II-
 Kürt sorununun çözümü konusunda sanılanın aksine problem sadece Türk devletinden kaynaklanmamaktadır.
Kürt sorununun çözümsüz kalmasında, PKK’nın rolünü birkaç ana başlık altında, daha doğrusu demokratik özerklik, meşru savunma ve gerilla savaşı ekseninde şöyle özetlemek mümkündür.
Demokratik Özerklik;
 PKK; Kürt sorununun çözümü konusunda ‘demokratik özerk’liği savunmaktadır.
PKK’nın önerdiği demokratik özerklik talebini benimsemiyorum; ancak, çözüm önerilerinden biri olarak tartışılmasında yarar vardır.
Özerklik demokrasinin vazgeçilmez başlıklarından birisidir; demokratik sistemin varlığı özerk yapıların inşasına bağlıdır. Özerklik olmadan bir ülkede demokrasinin yerleşmesi ve bir yaşam biçimi olarak kök salması mümkün değildir.
Sorun PKK’nın özerklik talebinde değil, sahip olduğu zihniyetten kaynaklanmaktadır.
PKK’nın benimsediği demokratik özerklik projesinin, isminden başka, demokrasi ve özerklikle bağdaşır hiçbir tarafı yoktur. PKK’nın demokratik özerklik modeli, daha önce sosyalizm adına üçüncü dünya ülkelerinde uygulanan ve halen Kuzey Kore’de yürürlükte olan parti diktatörlüğünden başka bir anlam taşımamaktadır. PKK; jakobenci bir mantıkla öngördüğü toplum modelini hayatın tüm alanlarına zorla giydirmeye çalışmaktadır. PKK’nın savunduğu demokratik özerklik projesinin uygulanma şansı hayli zayıftır; ancak, gerekli koşulları yakalaması halinde tek tip yaşam tarzı ve parti otoritesini tüm topluma zorla benimsetmeye ve buna aykırı davranan her kesimi tasfiye edeceğine dair en ufak bir kuşkumuz yoktur.   
İkinci olarak; demokratik özerkliği savunan PKK legal ve siyasal demokratik mücadele yöntemlerini değil, meşru savunma adına ısrarla gerilla savaşını sürdürmektedir. Oysa özerklik talebinin temel mücadele biçimi gerilla savaşı değildir. Demokratik özerklik projesi şiddeti değil, siyasal demokratik mücadele yöntemlerini zorunlu kılmaktadır.
PKK; legal zemine illegal bir kılıf giydirerek ve siyasal mücadele alanına şiddeti bulaştırarak hem demokratik özerklik talebini anlamsız hale getirmekte ve hem de Kürt sorununun çözüm ortamını zedelemektedir.
PKK’nın legal zeminlerde siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel her sahada örgütlenmesinin ve çalışma yapmasının elverişli tüm koşulları mevcuttur. Ancak, bırakalım Kürt halkını, kendi yönetimlerinin dahi anlam vermekte zorlandığı karmaşık ve uygulanması mümkün olmayan illegal bir yapılanma ısrarla legal koşullara dayatılmaktadır.
Parlamentoda grup bulundurmaktan sivil toplum örgütlerine kadar, hemen her alanda ihtiyaç duyulan tüm kurum ve kuruluşa sahip olan PKK’nın ayrıca illegal bir yapılanmaya gitmesinin haklı ve anlaşılır hiçbir tarafı yoktur.
Türk devleti; Kürt halkının büyük bedeller ödeyerek kazanmış olduğu mevzileri ortadan kaldırmak amacıyla yaptığı tüm operasyonları KCK yapılanmasını bahane göstererek gerçekleştirmektedir. 
Nitekim son dönemlerde binlerce insan bu gerekçelere sığınılarak tutuklanıp hapse atılmaktadır. Şüphesiz hükümet PKK’yı tasfiye etme planının bir parçası olarak tutuklamalara gitmektedir. Ancak, hükümetin, KCK adına yapılan hatalar zinciri ve illegal yapılanmanın varlığından ziyadesiyle istifade ettiğini hiç kimse inkar edemez. 
KCK; Kürt halkının legal sahada kendisine adeta altın tepsi içerisinde sunduğu olağanüstü desteği, tıpkı bir akrep gibi hemen her cepheden zehirleyerek tüketmeye devam etmektedir.
PKK’nın mevcut durumdaki pozisyonu, ömürlerinin son demlerini yaşayan devletlerin akıl tutulmasına yakalanan rejimlerinden hiçbir farkı yoktur.
Böyle giderse bırakalım Kürt probleminin çözüme kavuşması, hiçbir gücün tasfiyesine gerek kalmadan, Kürt halkının canı ve kanı pahasına elde ettiği tüm kazanımları yitirmesi içten bile değildir.  

10 Şubat 2012
Nizamettin TAŞ (Botan Rojhılat)
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe