Güney Kürdistan’ı Savunma Stratejisi
                                                                                      -I-
         Türk devletinin, Güney Kürdistan’a yönelik operasyon yapma ihtimaline karşı yapılan bu değerlendirme aylar önce yazılmıştı. Operasyon tartışmalarının yeniden alevlendiği bir dönemde, gecikmelide olsa yayınlamayı yararlı görüyoruz.

                                                                             ***       
         Türk devletinin Kemalist bürokrasi ve militarist kanadının geleceğe bakış açısı, son derece olumsuz unsurlar taşımaktadır. Ortaya çıkacak ilk fırsatta Güney Kürdistan’ı işgal etmekten ve Kürt halkını soykırıma tabi tutmaktan bir an bile tereddüt etmeyeceğini gizlemeye dahi gerek görmemektedir. Televizyonlara çıkan emekli generallerin dahi günde on değişik imha planı geliştirmekten yorulmadığı Türkiye’nin, misakı milli sınırları içerisinde gördüğü Musul eyaletini kendi topraklarına katmaktan alıkoyan, şimdilik, sadece uluslararası ve bölgesel koşulların müsait olmamasıdır. Ancak Kürtlerin lehine görünen elverişli koşulların daha ne kadar devam edeceği ve Amerika’nın Türk saldırganlığını önlemede başarılı olup olmayacağı tartışmalı bir konudur. Bu açıdan genelde Kürdistan halkının ve özelde güney parçasının mevcut ortama bakmadan ve Türk devletinin mazisinde bulunan yayılmacı emellerini her zaman göz önünde bulundurarak, ulusal savunma stratejisini kendi öz gücüne dayanarak geliştirmesi hayati önem taşımaktadır.

         Türk devletinin Güney Kürdistan’ı işgal etmek ve Kürt problemini imha temelinde çözmek istediğini tartışmak bile abesle iştigaldir. Ancak, Türk devletinin İttihat Terakki döneminde olduğu gibi yayılmacı ayranının yeniden kabarması ve Güney Kürdistan’ı işgal etmek için hummalı bir hazırlığa kalkışması mutlak anlamda başarılı olacağı anlamına gelmemektedir.

         Türk devletini başarılı olmaktan alıkoyan iki stratejik faktör bulunmaktadır.

---Birincisi, 21.yüzyılda, uluslararası koşullar soykırım ve sömürgeciliğe müsait değildir.

---İkincisi, Kürt halkı, soykırım ve işgale izin vermeyecek kadar örgütlü, bilinçli ve askeri açıdan donanımlıdır.

         Kürt halkını, ağır esaret koşullarında yok etmenin eşiğine getiren 20. asrın tersine 21.yüzyılın Kürdistan’ın doğuşuna ebelik yapmak üzere her türlü veriyi sunduğu görülmektedir. 21.yüzyılın elverişli koşullarının iyi okunması halinde, Kürdistan’ın bağımsızlık yolunda somut sonuçlar alacağı kesindir. Ne var ki, bin yıllık sömürge tarihi ve sayısız halkı katliamdan geçiren soykırıma dayalı geçmişini arkasına almasına rağmen, bir milyonluk Türk ordusunun dahi olası bir işgal harekâtında hiçbir başarı şansının bulunmadığı günümüz koşullarında, şartlar ne denli elverişli olursa olsun, Kürtler gibi bölünmüş, parçalanmış ve imha tehlikesi altında bulunan bir halkın bağımsızlık ve özgürlüğüne kendiliğinden kavuşacağını sanmak kadar yanlış bir düşünce olamaz. Kürdistan’ın bağımsızlığına kavuşması açısından 21.yüzyıl koşulları son derece elverişlidir; ancak, batının nispi desteği ve Ortadoğu’nun kaskatı yapısında çözülmeler başlamasına rağmen Kürdistan’ın halen düşman bölge devletleri tarafından kuşatıldığını ve en ufak bir fırsatta dahi işgal harekatında bir an bile tereddüt etmeyeceğini bilmek gerekir.

         Kürdistan ulusal kurtuluş hareketinin; 21.yüzyıl koşullarına denk gelen, ancak bölgenin somut durumunu ve mevcut tehlikeyi göz ardı etmeyen bir savunma stratejisine ihtiyacı vardır. Bu konuda, Kürdistan’ın somut koşulları değişik olmasına rağmen, İsrail’in kuruluş aşamasında izlediği birçok taktikten sonuç çıkarmak mümkündür.

         Arap devletleri tarafından çepeçevre kuşatılmasına rağmen İsrail’in başarılı olmasında belirleyici olan çok önemli birkaç stratejik faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerin başında, İsrail’in, hiçbir zaman sayıca üstün olan düşmanlarına asla birleşme şansı vermemesidir. Arapların birleşmeleri halinde İsrail’in bir gün dahi ayakta kalamayacağı bilinen bir gerçektir. Ancak, İsrail her zaman Araplar arası çelişkileri körükleyerek birleşmelerini önlemekte başarılı olmuştur.

         Benzer bir şekilde çözülme sürecinde olan Ortadoğu’da, sömürgeci devletlerin Kürdistan’a karşı geçmişte olduğu gibi birlikte hareket etmeleri hayli zor görünmektedir. Kürdistan’ı birlikte boğma stratejisinin başını İran devleti çekmektedir. Buna Türkiye’de destek veren bir eğilimin olduğunu biliyoruz. Bu stratejinin yürüme şansı hayli zor görünmektedir. İttifak halinde saldırmaya hevesli görünen İran’ın kendisi müttefik güçlerin hedefi durumundadır. Güneyin işgal edilmesi halinde Türkiye’nin batıdan destek alması sıfıra yakın bir şansa sahiptir. Buna karşılık Kürtlerin batıdan, İsrail ve somut olarak Araplardan-özellikle Şialardan- destek alma avantajı daha yüksek görünmektedir. çelişkilerden yararlanma ve ittifaklar politikasının geliştirilmesi açısından bu koşullar yepyeni bir durum yaratmaktadır.

         İsrail, başarısını, şüphesiz sadece Araplar arası çelişkilerden yararlanarak sağlamamıştır. İsrail’in başarısı esas olarak askeri tarzda örgütlenmesine ve savunma stratejisini edilgin kalarak değil, her zaman bir adım önde hareket etmesine borçludur. İsrail’in başarısının sırrı, her zaman inisiyatifli hareket etmesinde yatmaktadır. İnisiyatifli hareket etmenin başta gelen koşulu önceden hazırlıklı olmaktır. İsrail daha devlet olmadan ordusunun tüm teknik donanımını -uçak ve tanklar dahil- hazırlayan bir savunma stratejisi izleyerek Arapları dize getirmiştir. 

         Birçok bakımdan Kürdistan, askeri açıdan, İsrail’in kuruluş aşamasından daha avantajlı durumdadır. Coğrafik açıdan İsrail’den çok daha büyük olan Kürdistan’ın nüfusu Yahudileri birkaç kez katlamaktadır. Geçmişte Kürtlerin sermayesinin olmaması en zayıf noktası olarak görülmekteydi. Buna karşılık Yahudilerin gücünün sermayesinde yattığı söylenmektedir. Şimdi şartlar tamamen değişmiştir. Güney Kürdistan ekonomik açıdan Ortadoğu’nun yeni parlayan yıldızı olarak yükselmektedir. Yakın dönemde Güneyin, Ortadoğu’nun en gelişmiş ülkesi olacağından hiç kimsenin şüphesi yoktur. Kürt sermayesinin birikimi yenilmez bir ordu kurmaya ve en gelişkin silahlarla donatmaya fazlasıyla yetmektedir.
Haziran 2007

Botan Rojhılat-N.TAŞ  
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe