Irak Tercihini yapıyor
Kürdistan bölge seçiminde KDP ve özelliklede YNK’yi sarsacak düzeyde büyük bir başarıya imza atan Goran listesinin bu seçimde nasıl davranacağı ve hangi oranda oy alacağı merak konusuydu. Halkın genel beklentisi, yerel seçimlere bağımsız liste olarak katılan Goran hareketinin Irak genel seçimlerinde Kürdistani cephe ile birlikte hareket etmesiydi. Halk; Goran listesinin yerel seçimlerde bağımsız hareket etmesini, demokrasinin bir gereği olarak görmekteydi.
Nizamettin Taş
04.03.2010 - 16:40
                                       Irak Tercihini yapıyor

         Irak genel seçimlere gidiyor. Seçim atmosferi federal devletin her bölgesini sarmış bulunuyor. Arapça bilmediğimiz için Şii ve Suni bölgelerinde seçimin gidişatı hakkında ayrıntılı bilgilere sahip değiliz. Ancak hem demografik yapıdan dolayı ve hem de iktidar imkanlarına dayandıkları için, her halükarda, Şiilerin, suni Arap ve Kürtlerin toplamından daha fazla milletvekili kazanacakları kesin gibi gözüküyor. Şii partileri içerisinde başbakan Nuri Maliki’nin liderliğini yaptığı ittifak listesinin seçimi yeniden önde götürme ihtimali daha yüksek görünüyor.


         Saddam rejiminin devrilmesinden buyana bir türlü toparlanamayan suni Arapların durumu belirsizliğini korumaya devam ediyor. Yüzyıllara dayanan husumet nedeniyle Şiiler hala kendi iktidarlarına yönelik en büyük tehdidin sunilerden geleceğine inanıyor. Suniler bir taraftan Şiilere karşı yeniden üstünlük yada en azından denge sağlamak için kıyasıya bir mücadele sürdürürken diğer yandan başta Musul olmak üzere ihtilaflı tüm bölgelerde Kürtlere karşı diş bilemeye devam ediyor. Aslında Irak’ta iktidar deneyimine sahip tek etnik topluluk suni Araplardır. Bu açıdan Şia ve Kürtlerin darmadağın olmalarına rağmen hala sunilerden çekinmesinin anlaşılır nedenleri vardır. Yeniden toparlanıp birlik oluşturmaları halinde sadece Kürtlere karşı değil, aynı zamanda Şiileri esas zorlayacak kesim olacakları kesindir. Şiiler bu potansiyel tehlikeyi gayet iyi bildikleri için sunilere karşı son derece duyarlı davranmakta ve başta eski BAAS ardılları olmak üzere kendilerine karşı tehdit oluşturan tüm unsurlara karşı ayaklanmış bulunmaktadır. Şiiler; yüzlerce suni politikacının Saddam rejimi ile olan eski bağlantılarını gerekçe göstererek seçime katılmalarını engellemek istiyor. Buna karşılık suniler boykot tehdidinde bulunarak özellikle Irak’ın yeniden istikrarsız bir döneme girmesinden korkan müttefik güçlerin desteğini sağlamaya çalışıyor. Kürdistan açısından yakın planda en büyük tehdidi oluşturmasına rağmen, Şiilere karşı denge unsuru oldukları ve tampon bölge rolünü üslendikleri için suni Arapların seçime katılmasına Kürt cephesi sıcak bakmaktadır. İlk bakışta çelişki gibi görünmesine rağmen, bu yaklaşım tarzının garipsenecek hiçbir tarafı yoktur. En büyük tehdidi oluşturmalarına karşın, Kürt cephesinin, sunilerin seçime katılmasına herhangi bir itirazda bulunmamasının esas nedeni, Arapların kendi aralarında, en azından yakın planda, asla birlikte hareket edemeyeceklerine dair duydukları güvenden ileri gelmektedir. İleri bir tarihte kapışacakları suni Arapların tepkisini şimdiden çekeceklerine, Şiilere karşı tampon bir bölge ve kuvvetli bir denge unsuru olarak kullanmayı çıkarlarına daha uygun görmektedir.


         Irak genel seçiminde- Goran hareketinin hizipçi davranışına rağmen- en derli toplu görüntüyü Kürt kesimi vermektedir. Goran listesi ve İslami iki partinin dışında kalan diğer tüm Kürt örgütleri Kürdistani ittifak adı altında birlikte seçime katılmaktadır.


         Kürdistan bölge seçiminde KDP ve özelliklede YNK’yi sarsacak düzeyde büyük bir başarıya imza atan Goran listesinin bu seçimde nasıl davranacağı ve hangi oranda oy alacağı merak konusuydu. Halkın genel beklentisi, yerel seçimlere bağımsız liste olarak katılan Goran hareketinin Irak genel seçimlerinde Kürdistani cephe ile birlikte hareket etmesiydi. Halk; Goran listesinin yerel seçimlerde bağımsız hareket etmesini, demokrasinin bir gereği olarak görmekteydi. PDK ve YNK’nin hatalarını yüksek sesle dile getirecek, yolsuzluğa ve insan hakları ihlallerine karşı tavizsiz mücadele edecek etkili bir muhalefet partisine şiddetle ihtiyaç vardı. Halk bu misyonla yola çıkan Goran hareketine yerel seçimlerde gücünden çok daha fazla destek vererek, aslında, bir nevi kendilerine çeki düzen versinler diye YNK ve PDK’yi cezalandırmak istemişti. Anlaşılan, Goran hareketi, halkın bu yaklaşımını yanlış okumuşa benziyor. Güney halkı, Kürdistan’da PDK ve YNK’yi güçlü bir tarzda denetleyecek ve demokratik standartları yükseltecek radikal bir muhalefet hareketine elbette sıcak bakmaktadır. Ancak Kürdistan’da demokratik rekabeti teşvik edecek güçlü bir muhalefet hareketine ne kadar anlayış gösteriyorsa, ondan daha fazla, Irak’ta, Araplara karşı Kürtlerin birliğini savunmaktadır. Goran hareketinin, Kürtlerin bu duyarlı yaklaşımını göz ardı ederek, dar örgütçü bir mantıkla hareket etmesi ve Kürdistani cepheyi Araplar karşısında güçsüz bırakacak tarzda ayrı bir listeyle seçimlere katılması öyle anlaşılıyor ki halkın hoş karşılayacağı davranış olmayacaktır. 


         Goran hareketinin ulusal birliği zayıflatan bu davranışının dışında ayrıca geliştirdiği ve pek çok konuda haklı olan eleştirilerine kesinlikle denk düşmeyen örgüt yapısı geniş bir kesimde kuşku yaratmaktadır. Bölgesel yönetimi hemen her konuda eleştiren Gorancıların neredeyse şovenlik yapacak düzeyde yerelci davranması, dar örgütçü mantıkları ve özelliklede dogmatik ideolojik saplantıları, Güney Kürdistan’da ekmek ve sudan daha fazla ihtiyaç duyulan demokratik muhalefet hareketinin daha doğmadan raydan sapma tehlikesini bağrında taşımaktadır. Oysa, Goran listesinin yapıcı demokratik muhalefet yapmak kadar ulusal birlikten yana bir tavır koyması halinde halktan alacağı destek çok daha yüksek olacaktı. Dar örgütçü, dogmatik yapısını değiştirmediği müddetçe, yerel seçimlerde erken bahar havası yaşayan Goran hareketinin treni kaçırma ihtimali kaçınılmaz gibi görünmektedir.


         PDK ve YNK cephesine gelince; her iki partinin uzun süre iktidarda kalan koalisyon hükümetlerinin kaçınılmaz olarak yıpranmalarına benzer bir süreci yaşadıkları anlaşılmaktadır. Yönetime geldiklerinde her iki partinin geride bıraktıkları sadece kanlı bir iç çatışma mirası değil, aynı zamanda hiçbir iktidar tecrübesi bulunmayan acemi iki gerilla örgütünün dört tarafı düşman tarafından sarılan bir ülkenin altından zor çıkılacak çözülemeyen problemleriydi. Yönetim tecrübesizliğine, yeni kurulan devletlerde görülmesi kaçınılmaz olan yolsuzluk ve insan hakları ihlallerine benzer pek çok sorun eklenince her iki partinin halk nezdinde prim kaybetmesinden daha doğal ne olabilir? Goran hareketinin yerel seçimlerde beklenilmeyen başarısı, her iki partinin kendilerine nispeten çekidüzen vermesine yol açmış bulunmaktadır. Ancak, her iki parti;  uzun bir süre daha iktidarda kalmak istiyorlarsa, demokratik standartları yükseltme, hatalı yönetim ve yolsuzluğa son verme, halkın sorunlarını giderme ve ekonomik kalkınmadan başka çarelerinin olmadığını bilmek zorundadır. Seçimde kazanacakları başarı rüzgarını arkalarına alarak bu temelde yeni bir hamle dönemini başlatmaları halinde mevcut sorunları gidermemek için hiçbir neden bulunmamaktadır.

1Mart 2010                                                              N. TAŞ (Botan Rojhılat)
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe