Kani Yılmaz ve Sabri Tori'nin Anısına
Bizim açımızdan çok acı bir durumdur. PKK?yi zorlayan eylemlerin TAK adına üslenilmesi gerektiğini, konseyde yer aldığım dönemde, yıllar önce birlikte kararlaştırmıştık. Fakat bu kararı sadece Türk devletine karşı direneceğini sandığımız Abdullah öcalan?ın özgürlüğü için gerçekleştirilecek eylemler açısından almıştık.
Nizamettin Taş
04.04.2006 - 20:12
Kani Yılmaz ve Sabri Tori?nin Anısına Kani Yılmaz ve Serdar Kaya -Sabri Tori- PKK cinayet şebekesi tarafından öldürüldü. PKK; geçmişte yaptığı gibi, bir kez daha, işlediği bu cinayeti üstlenmekten kaçındı. PKK?nin işlediği cinayetleri üslenmemeyi bir gelenek haline getirdiği anlaşılmaktadır. Cinayetin üzerinden daha bir ay geçmeden, Süleymaniye asayişi, eylemi PKK?nin yaptığına dair bütün bilgilere ulaşmış bulunmaktadır. Arabayı havaya uçuran Numan?ın eylemden önce ve sonra yaptığı tüm telefon konuşmaları, irtibatı sağlayan Serdar?ın Türk istihbaratına bağlı çalışan bir şirkette barındığı, Hogır?ın PçDK adına hareket ettiği ve eylemde yer alan tim elemanlarının özel kuvvetlere mensup ve Murat Karayılan?ın talimatları doğrultusunda hareket ettikleri açığa çıkmış durumdadır. Soruşturma bittikten sonra PKK işlenen bu cinayetten resmen sorumlu tutulacaktır. çünkü cinayet bütün detayları ile açığa çıkartılmış bulunmaktadır. Murat Karayılan eylem ile bir ilgilerinin olmadığı ve olayın PWD?nin bir iç çatışması olduğunu söylemişti. Oysa cinayeti açığa çıkartan Kürt hükümetinin güvenlik birimleri PKK?yi resmen sorumlu tutmaktadır. Murat Karayılan yalan söylemeyi meslek edinmiş durumdadır. Sipan Rojhılat ve Kemal Şahin vurulduktan sonra benzer bir açıklama yapmıştı. Kemal Şahin?i vuran altı kişilik özel kuvvet timi aylar süren mahkemeden sonra idam cezası almış bulunmaktadır. Bunlar silahları ile birlikte yakalanmış, suçlarını itiraf etmiş ve talimatı Murat Karayılan?dan aldıklarını bütün detaylarıyla açıklamışlardır. Kemal?i vuran timin içerisinde yer alan Aram isimli katil aynı zamanda Sipan?ın katledilmesinde görev aldığını itiraf etmektedir. Kani Yılmaz?ın vurulmasında mide bulandıran diğer bir gerçek vardır. Soruşturmaya alınan kişiler arasında Türk MİT?ine çalışan bir şirket yetkilisi PKK yönetiminden iki yüz bin dolar aldığını itiraf etmektedir. Bakalım tüm bu somut deliller karşısında Murat Karayılan ve PKK yönetimi daha hangi yalanları uyduracak ve cinayeti üslenmekten kaçınacaktır. Bizim açımızdan çok acı bir durumdur. PKK?yi zorlayan eylemlerin TAK adına üslenilmesi gerektiğini, konseyde yer aldığım dönemde, yıllar önce birlikte kararlaştırmıştık. Fakat bu kararı sadece Türk devletine karşı direneceğini sandığımız Abdullah öcalan?ın özgürlüğü için gerçekleştirilecek eylemler açısından almıştık. Abdullah öcalan?ın direnmek yerine teslimiyeti seçmesi, Türk devletine karşı eylem yapma basiretini kaybeden PKK?nin, aldığı bu kararın, ters teperek Kürt devrimcilerini katletmede kullanılan bir yöntem haline getirildiğini ve özel kuvvetlerin tıpkı Hizbullah gibi Kürdistan?ın her dört parçasında yurtsever demokrat insanları biçme makinesine dönüştüğünü göstermektedir. PKK?nin iç infazlar sonucu öldürdüğü insanların sayısı binleri bulmaktadır. Hepsini tespit etmek mümkün değildir; ancak ilerde çıkartabileceğimiz kadar sorumlularıyla birlikte yayınlamayı ve insan hakları kuruluşlarına vermeyi düşünüyoruz. Devrimin kendi çocuklarını yemesi, tarihin en acımasız yüzüdür. Hangi gerekçeye sığınılırsa sığınılsın insanların tasfiye edilmesi kabul edilecek bir durum değildir. Fakat devrimler tarihine bakıldığında, iktidar savaşlarında bu yöntemin çok sık kullanıldığını görmekteyiz. PKK?nin iç infazları gerçekleştirmede örnek aldığı Stalin, Pol Pot, Hafız Esat veya Saddam Hüseyin?in yönetimlerinde yüz binlerce muhalifin öldürüldüğünü biliyoruz. Bir cinayet örgütü olarak PKK?nin gerçekleştirdiği infazları, nicel açıdan, bu ülkelerde gerçekleşen tasfiyeler ile karşılaştırmak mümkün değildir. Stalin?in üç milyon muhalifi ve Pol Pot?un kitlesel katliamlara başvurarak veya karşıt birçok sınıf ve tabakayı şehirlerden kırsal kesime sürerek toptan ortadan kaldırdığı söylenmektedir. Sahip olduğu zihniyet bakımından benzer özellikleri taşımasına rağmen PKK?nin aynı oranda iç infazları gerçekleştirdiği ve insanları sürgüne gönderdiğini söylemek abartılı bir yaklaşımdır. Ancak bundan PKK ve lideri ile birlikte yönetiminin daha az masum olduğu sonucu çıkartılmamalıdır. Aralarında sadece nicelik farkı vardır. Birçok devrimin gelişme sürecinde ve iktidarlarını pekiştirmek üzere cinayetlere başvurduğu görülmektedir. Oysa PKK?nin işlediği cinayetleri aynı mantığa oturtmak bile mümkün değildir. çünkü PKK ne gelişme sürecinin bir sonucu olarak ve ne de iktidarını pekiştirmek veya iktidar savaşı vermek için bu cinayetleri işlemektedir. PKK?nin cinayet mantığı olsa olsa sadece Hizbullah örgütüne benzemektedir. Hizbullah örgütü gelişmek veya iktidar olmak için değil, Türk devletinin elinde Kürt halkını ve öncülerini vurmak üzere tetikçi olarak kullanılmış ve daha sonra çökertilerek bitirilmişti. PKK?nin benzer bir tarzda hareket ettiğine dair ciddi emareler vardır. Görüşme notlarında ?Genel Kurmaya gidin, birlikte çalışabilirsiniz? belirlemesinin yapıldığını biliyoruz. öyle anlaşılıyor ki bu öneri talimata dönüşerek pratiğe geçirilmiş bulunmaktadır. PKK; kendisinden ayrılanları öteden beri vurmaktadır. Bu faşist-bağnaz tarikat karması zihniyet yüzünden binlerce infaz gerçekleştirilmiştir. Fakat Kani Yılmaz?ın vurulmasını, artık gelenek haline getirilmiş bulunan cinayetler dizisinin devamı niteliğinde yapılmış bir eylem biçimi olarak algılayamayız. Kani Yılmaz?ın vurulması sıradan bir cinayet değildir. PKK içerisindeki konumu ve ayrıldıktan sonra ulusal birlik yönünde atılan somut adımlar; Kani Yılmaz?ın faşist-intikamcı bir zihniyetten daha fazla özel olarak hedeflendiğini göstermektedir. Kani Yılmaz ve Sabri Tori?nin vurulması; PKK?nin Kürt sorununu çözme gücünde olmadığının tüm kesimler tarafından iyice anlaşıldığı ve alternatif yaratma arayışlarının giderek somutluk kazandığı bir döneme tekabül etmektedir. Kani Yılmaz ulusal birlik çalışmalarına öncülük yapan ve bu özelliği PKK yönetimi tarafından bilinen bir konuma sahipti. PKK; Kani Yılmaz?ı vurarak kendi alternatifi bir ulusal birlik arayışına izin vermeyeceğini göstermek istemektedir. Kani Yılmaz?ın katledilmesi; PKK?nin ulusal birlik çalışması önünde tamamen engel duruma geldiği ve PKK engeli aşılmadan ulusal birliğin sağlanamayacağını açıkça göstermektedir. Kendisini yurtsever-demokrat sayan grup, parti ve bağımsız şahsiyetlerin bu durumu görerek hareket etmesinde hayati bir zorunluluk vardır. Ulusal birliğin sağlanmaması; Kani Yılmaz ve Sabri Tori gibi daha bir çok can bedelinin verilmesine neden olacak ve fiziki tasfiyeler önlenemezse birlik çalışmaları tamamen sabote olacaktır. Kendisine yurtsever diyen çevrelerin birleşmesi için daha kaç kurban vermemiz gerekiyor, daha kaç can vermemiz isteniyor, bunu bilmeye hakkımız vardır. PKK bu sorumsuz yaklaşımdan cesaret alarak bize saldırmaktadır. Cinayetlere şiddetle cevap vermemiz çözüm değildir. PKK?nin cinayetleri gerçekten durdurulmak isteniyorsa birleşmekten başka çare yoktur. Onun için bir kez daha başta PKK?den ayrılan arkadaşlarımız olmak üzere tüm yurtsever demokrat hareket ve şahsiyetleri ulusal birlik çalışmalarına katılmaya davet ediyoruz. İdeolojik ayrılık ve diğer nedenlere takılıp kalmaya gerek yoktur. Tüm bu konuları tartışmaya ve ortak paydaları bulmaya ve bunun için gerekiyorsa yeni oluşumlara gitmeye hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Bizim için örgüt sadece araçtır. Esas alacağımız tek kıstas ulusal birlik ve onun kurumlarının yaratılmasıdır. Kani Yılmaz?ın şahadetinden sonra taziyeye gelen bir dostun yaptığı şu değerlendirme cinayetin özel olarak neden işlendiğini çok acı bir şekilde özetlemektedir. ?Kani Yılmaz?ın vurulması PWD?nin diploması pasaportunun yırtılmasıdır.? Kani Yılmaz, yıllarca PKK?nin Avrupa sorumluluğunu yapmıştı. Geniş bir çevresi vardı ve diplomaside olduğu gibi kitle çalışmalarında en tecrübeli yöneticiydi. Kani Yılmaz vurulmadan önce PKK yönetimi -Şahin Cilo adına yapılan röportaj- tarafından komplodan sorumlu tutulmuştu. Yine PKK?nin haber ajansı Kani Yılmaz?ın Almanya istihbaratı ile görüştüğünü yazmış ve Kani bunu kesinlikle yalanlamıştı. Kani Yılmaz Avrupa?ya çıkma niyetinde değildi, birlik çalışmalarının Güney Kürdistan?a kaydırılması gerektiğine inanıyordu. Ancak, Almanya?nın Kani Yılmaz?a pasaportunu iade etmesi, PKK?yi yeni bir cinayet işletecek kadar korkuttuğu anlaşılmaktadır. Kani Yılmaz elbette Avrupa?ya çıkmış olsaydı PKK?yi yerinde sallar ve diplomaside ileri düzeyde sonuçlar elde ederdi. Ancak tutuklanma tehlikesi bulunduğu için sabırla hareket etmeyi ve birlik çalışmalarının sonucunu beklemeyi daha doğru bir tutum olarak benimsiyordu. Kani Yılmaz?ın şahadeti Kürt özgürlük mücadelesinde yeri doldurulamaz bir boşluk yaratmıştır. Kürt özgürlük mücadelesinin kuzey cephesinde ulusal birliğin sağlanması ve muhatap alınması konusunda ciddi problemler yaşanmaktadır. Yurtsever geçinen parti ve gruplar, anlaşılmaz ve bir takım sorumsuz gerekçelere sığınarak birlik çalışmalarını durmadan ertelemekte ve PKK terörist bir örgüt olduğu için hiçbir güç tarafından muhatap alınmamaktadır. Kani Yılmaz bu handikapın aşılmasında çok ileri düzeyde katkılar sunmaktaydı. Onun katkılarıyla birlik çalışmaları önemli bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Şayet Avrupa?ya çıkmış olsaydı, PKK tekelini kırmada stratejik bir rol oynayabilirdi. Yine tıkanan diplomatik çalışmalara hız kazandırır ve ulusal demokratik güçlerin muhatap alınmasını gerçekleştirebilirdi. PKK; Kani Yılmaz?ı vurarak ulusal birlik çalışmalarına ağır bir darbe indirmeyi ve kendisine alternatif bir oluşuma kesinlikle izin vermemeyi amaçlamaktadır. Kani Yılmaz ve Sabri Tori?nin anıları gerçekten yaşatılmak isteniyor ve bir daha cinayetlere izin verilmek istenmiyorsa o zaman birlik çalışmalarının somut bir oluşuma götürülmesi ve muhatap alınan diplomatik bir hareketin geliştirilmesi gerekmektedir. Kürt özgürlük mücadelesinin muhatap alınması çok önemlidir. Kuzey Kürdistan; PKK terörizminden dolayı ağır bir yara almıştır. Bunun telafi edilmesi için öncelikle birliğin sağlanması ve çok ciddi bir diplomatik atağın geliştirilmesi zorunludur. Kani Yılmaz?ın anısı buna vesile olursa, ancak o zaman gerçekten mücadelesine sahip çıkmış oluruz. Kani Yılmaz ve Sabri Tori?nin anıları önünde saygı ile eğiliyor ve şahadetleri karşısında gerekli duyarlılığı gösteren tüm kesimlere şükranlarımızı sunuyoruz. Botan Rojhılat-N.TAŞ
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe