Kürt Halkının Diplomasi Pasaportu
          Murat Karayılan, Numan’ın babasının Kani Yılmaz’ın cezaevi arkadaşı olduğunu biliyordu. Numan’ı bizden kimse fazla tanımıyordu. özel kuvvet eğitimi aldığı için, PKK’den kaçtıktan sonra içimize almak istemiyorduk. Kani arkadaşın ısrarı üzerine kampa alınmıştı. Kani Yılmaz’ın kendisine çok yardımı olmuştu. PKK yönetimi bu duygusal bağdan istifade ederek Numan’ı suikastı gerçekleştirmek üzere göndermişti.
Nizamettin Taş
12.02.2007 - 17:59
KANİ YILMAZ

Kürt Halkının Diplomasi Pasaportu

Hrant Dink cinayetini işleyen katilin gazetelere yansıyan ifadesini okumuştum. Televizyonlar, katilin, Hrant Dink’i vurmadan önce ‘göz göze geldik, beni gördüğünde irkildi’ diye bir beyanda bulunduğunu söylüyor.

Hrant Dink’in ölümünü hisseden ender bir yaradılışa sahip olduğu anlaşılıyor.

Tıpkı Kani Yılmaz gibi.

Kani Yılmaz suikasta kurban gitmeden önce güvenlik tedbirlerini daha sıkı alalım diye sürekli uyarıda bulunuyordu. Israrları karşısında bir ara kendisine takılmak zorunda kalmıştık.
---Ne oluyor sana, vurulacakların listesinde sen alt sıralarda yer alıyorsun.

---Yanılıyorsun, ilk bakışta benim vurulmam için acil nedenler görülmüyor. Ancak PKK yönetiminin akıl ve mantıktan yoksun ve sadece ilkel intikam duygularıyla hareket ettiğini unutmamak gerekiyor.

O zamanlar elimizde kimlerin vurulacağına dair bazı bilgiler vardı.

PKK yönetiminin cinayet mantığını biliyorduk. Sipan Rojhılat, Kemal ve Hikmet Fidan katledildikten sonra Kani Yılmaz’ın vurulmaması için hiçbir neden yoktu. Bu mantıktan hareketle Kani Yılmaz’ın tedirgin ruh haline hak veriyordum. Ancak kendimi tam ikna etmiş değildim; içimde ‘tüm Urfalılar gibi kendisini abartıyor, bilgi kaynaklarımızın verdiği listede ismi ön sırada yer almıyor’ diye avunduğumu hatırlıyorum.

Kani Yılmaz; daha sonra, sanki içimi okumuş gibi ‘ben Urfalı değilim, Mardinliyim’ deyince, hislerinin derin bir kaygıya dayandığını anladım. Hemen diğer arkadaşları toplantıya çağırarak alınması gereken tedbirler üzerinde durmuştuk. Daha önce güvenlik tedbirlerinden dolayı Newroz’a kadar kampa gitmemeye karar verdiğimiz için ek olarak yer değiştirmeyi uygun bulmuştuk. Yer değişikliğinin zamanlaması üzerinde tartışılırken, bir arkadaş iki-üç gün sonra çıkalım önerisinde bulunmuştu. Kani Yılmaz’ın bu öneriye tepkisi ‘çok geç olmaz mı?’ biçiminde olmuştu.

ölüm adeta Kani Yılmaz’ın içine doğmuştu.

Bu uyarıdan sonra hemen yola çıkmaya karar vermiştik.

PKK’nin saldırıları karşısında kamuoyunu duyarlılığa çağıran bir açıklama yazılması gerektiğini önermişti. Kendisi yarım saat içerisinde bir açıklama yazmıştı,  yayınlamıştık.

Talihe, daha doğrusu talihsizliğe bakın; yer değişikliğinde bu kadar ısrar eden Kani arkadaş hareket etmeden önce Zağros televizyonundan röportaj teklifi almıştı.

Bize karşı siyasal linç kampanyası açılmıştı. Kendimizi savunma araçlarımız yoktu. İlk defa böyle fırsat çıkıyordu. Tartışmalardan sonra bu imkânın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varmıştık.

Röportaj ertesi gün–11 Şubat- saat on’da Süleymaniye’de yapılacaktı.

Kani Yılmaz akşama doğru yola çıktı. O gece Süleymaniye’de kalacak ertesi gün röportajı yaptıktan sonra geri dönecekti. Yarı yolda kendisine suikastı gerçekleştiren Numan telefon açıyor. Numan’ın babası Kani Yılmaz’ın cezaevi arkadaşıydı. Aile sorunlarını gerekçe göstererek kampa gitmesini istiyor. Teklifi önce kabul etmediği halde Numan hayati bir mesele var deyince gitmek zorunda kalıyor.

Ertesi gün alçakça cinayet işlendi.

Murat Karayılan, Numan’ın babasının Kani Yılmaz’ın cezaevi arkadaşı olduğunu biliyordu. Numan’ı bizden kimse fazla tanımıyordu. özel kuvvet eğitimi aldığı için, PKK’den kaçtıktan sonra içimize almak istemiyorduk. Kani arkadaşın ısrarı üzerine kampa alınmıştı. Kani Yılmaz’ın kendisine çok yardımı olmuştu.

PKK yönetimi bu duygusal bağdan istifade ederek Numan’ı suikastı gerçekleştirmek üzere göndermişti.

Kani Yılmaz’ın otuz yıl kader birliği yaptığı eski arkadaşları tarafından öldürülmesi…..Ne acı bir durum! Kürt halkının binlerce yıldır süregelen trajedisine bir halka daha eklendi.

Kani Yılmaz’ın Kürdistan devriminde oynadığı rolü yeterince kavrayamadığımı itiraf etmeliyim. Başlangıçta bize ulaşamadıkları için onu vurmak zorunda kaldılar gibi sığ bir bakış açısına sahiptik. Fakat daha sonra baş sağlığına gelen bir dostun yaptığı değerlendirme kazın ayağının hiçte böyle olmadığını açık bir şekilde gösterdi.

Başsağlığına gelen şahıs; Kani Yılmaz’ın rolünü PWD’nin diplomasi pasaportunun yırtılması biçiminde değerlendiriyordu.

Kani Yılmaz PWD’nin değil Kürt halkının diplomasi pasaportuydu.

Kani Yılmaz; Kürt özgürlük mücadelesinin içinde bulunduğu tecrit çemberini kırabilecek yeteneklere sahipti. Diplomasi sahasında sergilediği önderlik vasıflarının bir benzerini görmek çok zordur. Kürt mücadelesinin diplomasi alanında içinde bulunduğu sefil durum dikkate alındığında, Kani Yılmaz’ın geniş ilişki ağı ve tecrübesine dayanarak Avrupa’da yepyeni bir kanal açacağından en ufak bir kuşkumuz yoktur.

Kani Yılmaz; Türk devletinin yerini Avrupa’da dar edecek bir kapasiteye sahipti.

Türk devleti; yıllardır PKK terörizmini gerekçe göstererek Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesini Avrupa ve dünyadan başarılı bir tarzda tecrit etmektedir.

Kani Yılmaz; Türk devletinin Kürt özgürlük mücadelesine karşı uyguladığı bu tuzağı parçalayabilecek sayılı diplomatların başında gelmekteydi. Türk devleti; Kani Yılmaz’ın geniş ilişki ağına dayanarak, Kürt halkının terörizmden arındırılmış meşru ulusal demokratik haklarını dayatması halinde hiçbir Avrupa ülkesinin bu talepleri reddetmeyeceğini biliyordu.

Kani Yılmaz’ın erkenden katledilmesinin altında bu gerçek yatmaktadır.

Kani Yılmaz’ın, Almanya’daki mahkemeyi kazanarak pasaportunu geri aldığını, Türk istihbaratının duymaması mümkün değildir. Katile patlayıcı düzeneğini veren Serdar -PKK’nin istihbarat elemanı- Türk devletinin taşeronluğunu yapan bir inşaat firmasında çalışıyordu. İstihbarat akışının bu firma üzerinden gerçekleştiğini tahmin -daha doğrusu bize bu yönlü bilgiler verildi- ediyoruz.

Kani arkadaşın Avrupa’ya çıkma planı yoktu. Gidişi şimdilik riskli bulunduğu için uygun bir zaman kollanıyordu. Fakat Türk devleti ve PKK’nin, Kani Yılmaz’ın pasaportunu geri almasını, Avrupa’ya çıkmak istediği biçiminde yorumladıkları anlaşılıyor. Kani arkadaşın erkenden hedeflenmesinin nedeni budur.

Kani Yılmaz ömrünün geride kalan kısmını ulusal birliğin sağlanması yönünde harcamak istiyordu. PDK-Bakur, PSK ve PWD arasında sağlanan ittifakın yaratılmasında Kanı Yılmaz’ın rolü belirleyicidir.

Birlik tartışmalarında gösterilen tereddütlü bazı yaklaşımlar karşısında sergilediği tutum hatırlanması gereken değerli bir hazinedir.

---‘Ben KDP kökeninden geliyorum. PKK’nin ulusal çizgiden vazgeçeceğini bilseydim KDP geleneğinden hiç ayrılmazdım. Şimdi KDP’li olsaydım, tereddütte düşmeden on protokol imzalardım. Böylece ittifak çalışmaları gecikmez ve Kürdistan devrimine çok daha fazla hizmet etmiş olurdum.’

Kani Yılmaz cinayeti; Kürt diplomasisi ve ulusal birlik çalışmalarını sabote etmeye yönelik alçakça bir girişimdir.

Ulusal birlik çalışmalarını hak ettiği bir düzeye çıkartarak Kani Yılmaz ve Sabri Tori’nin anısına sahip çıkacağız.

Kani Yılmaz ve Sabri Tori cinayetini bir kez daha lanetliyor ve anıları karşısında saygıyla eğiliyorum
11.Şubat 2007

Botan Rojhılat –N.TAŞ
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe