Kürt Hayali Kemal'in Anısına!

Sipan ve Kemal arkadaşların şahadeti karşısında duygularımı en son şöyle belirtmek istiyorum: Bu cinayet şebekesinden zamanında ayrılmayarak; Kürt halkı bir çok değerini yitirdikten sonra, çok gecikmeli adım attığım-attığımız için halkımızdan bir kez daha özür diliyorum.

Nizamettin Taş
24.02.2005 - 22:29

Kısa bir süre önce Kemal ile Amerika?nın Suriye politikası ve Güney Batı Kürdistan?a olası etkileri üzerinde konuşmuştuk. Baas rejimine dönük herhangi bir operasyonun geliştirilmesi halinde Güney?de olduğu gibi Suriye?de de Kürtlerin stratejik rol oynayacağı ve kendi güçlerinden çok daha etkin bir konuma ulaşacağı konusunda ortak sonuçlara ulaşmıştık. Kürt halkının; olası bir müdahale durumunda en ileri düzeyde mevzi kazanmak için şimdiden hazırlık yapması, örgütler arasında ittifak yapılması ve özellikle Haseki, Rakka ve Halep şehirleri üzerinde özel olarak durulması, bu alanların mutlaka Kürtlerin denetimine geçmesi gerektiğini önemle belirtmiştik. Kemal ile bu konuşmamızda ayrıca Kürtlerin hayalleri üzerine sohbet etmiş ve Güney?de devlet kurmanın tüm koşulları bulunmasına rağmen, denize açılamamasının en büyük dezavantajı olduğunu vurgulamıştık. Kemal Afrin?li olduğu için Latkiye yöresini çok iyi biliyordu. Torosların uzantısı olan Latkiye-Halep arasındaki dağın ağırlıklı olarak Kürt köylerinden oluştuğunu söyledi. ??Kürt köyleri ile Akdeniz arasında yüz kilometre bile yoktur, buradan denize ulaşabiliriz? türünden ilginç bir öneride bulundu. ?Güzel bir hayal? dedim, ?neden olmasın,o zaman çok güçlü ve perspektifi geniş bir hazırlık yapın? dedikten sonra ayrılmıştık. Kemal ve arkadaşları Kürt halkının hayallerini gerçekleştirmek için yoğun bir uğraş içerisinde bulunurken Kongra Gel denilen taşeron örgüt tarafından arkadan alçakça hançerlendi.

Kemal Arkadaş; Kongra Gel cinayet şebekesi tarafından katledildi. Kemal; Güney Batı Kürdistan?da PKK saflarına katılan ilk kadrolardan biriydi. Kongra Gel?den ayrıldıktan sonra Rekeftın örgütünün sorumluluğunu yapmaktaydı. Çevresinden yüzlerce gerilla ve onlarca şehit bulunmaktadır. Kemal tüm yaşamını PKK ve Kürdistan özgürlük mücadelesine verdi. Canını düşman değil, Kongra Gel canileri aldı.

Kemal?i vuran özel kuvvet mensuplarının tümü -altı kişilik tim ve kendilerine yardımcı olan bir köylü- yerel hükümete bağlı güvenlik birimleri tarafından yakalanmıştır. Kongra Gel; bu cinayeti, Sipan Arkadaş?ın katledilmesinde olduğu gibi alçakça iftiralarla örtbas etme şansını yitirmiştir. Çünkü cinayeti işleyen özel tim, olaydan hemen sonra, silahlarıyla birlikte suçüstü yakalanmış ve gerekli tüm bilgileri itiraf etmiş bulunmaktadır.

Kemal?i vurmak için Kongra Gel yönetimi aylardır özel propaganda yapmaktadır. Cemil Bayık; Roj tv?de Kemal?in ismini defalarca vererek hedef göstermiş, Duran Kalkan; yaptığı röportajda Hamili Yıldırım?ı Kemal?in yakalattığını iddia etmiş ve Murat Karayılan; Musul?da İslamcı gruplar tarafında katledilen beş PYD yöneticisinin vurulmasından sorumlu tutmuştur.

Kemal arkadaş için öne sürülen iddiaların hiç biri gerçekleri yansıtmamaktadır. Hamili Yıldırım?ı Kemal değil, Murat Karayılan?ın talimatları doğrultusunda Şahin yakalatmıştır. Hamili Yıldırım?ın Türkiye?ye gönderilmemesi konusunda kesin talimat vardı. Nitekim daha sonra -talimata rağmen- Abdullah Öcalan Hamili?nin Türkiye?ye gönderilerek yakalanması konusunda şaşkınlığını belirterek tepkisini dile getirmiştir. Hamili Yıldırım Kongra Gel içerisinde bir muhalifti. Abdullah Öcalan; Hamili?yi tutmak için özel olarak Ermenistan?dan getirterek askeri karargah komutan yardımcılığı görevini vermişti. Hamili Yıldırım Murat Karayılan?ın resmi yardımcısıydı ve bizzat PKK önderliği atamıştı. Abdullah Öcalan?ın talimatları hiçbir zaman tartışılmaz ve sadece uygulanır. Ancak Hamili Yıldırım konusunda talimat uygulanmamış ve bir komplo ile tasfiye edilmiştir. Hamili Yıldırım?ı Suriye?de tutuklatan Şahin?dir ve Suriye?ye gönderilme talimatını veren Murat Karayılan?dır.

Beş PYD yöneticisinin vurulması ile ilgili olarak Kemal?in uzaktan yakından en ufak bir ilişkisi yoktur. Söz konusu beş kişinin vurulmasını İslamcı grupların yanlışlıkla yaptığı ve bu konuda Kongra Gel?den özür dilediklerini ilgili tüm çevreler bilmektedir.

Kongra Gel; Saleh Nuri?yi -Kemale Sor- neden hedef seçti? Kongra Gel yöneticilerinin iddia ettikleri gibi Kemal bir hain değil, Kürt halkının en seçkin evlatlarından birisiydi. Hain olmak için düşmanla işbirliği içerisinde bulunmak gerekir. Kemal ne Suriye ve ne de herhangi bir güce kendisini satmış ve bazılarının yaptığı gibi ruhunu asla kimseye pazarlamamıştı. Kemal Kürt halkının bir önderiydi. Sorumlusu olduğu Rekeftın örgütü daha şimdiden Güney Batı Kürdistan?da en büyük Kürt partisi durumuna gelmiştir. Kemal ve arkadaşları kısa bir süre içerisinde Kongra Gel?in desteklediği partinin -PYD- varlığını tartışılır hale getirmiş ve halk arasında barınamaz duruma sokmuştur. PYD?nin kayda değer hiçbir çalışması yoktur ve Cizire bölgesinde halk bu partinin tüm kadrolarını kendi içerisinden kovmuştur. Kemal Arkadaş?ın şahadetinden sonra kısmen tutundukları Halep, Afrin ve Kobani yörelerinden halk tarafından sökülüp atılacakları kesindir.

Kemal Arkadaş; Kongra Gel ve onun yandaşı olan PYD?nin Güney Batı Kürdistan?daki varlığını tartışılır hale getirdiği ve önlenemezse tamamen bitireceği için öldürüldü. Kongra Gel Kemal?i vurmakla bitişini önleyeceğini sanıyorsa fena halde yanıldığını kısa bir sürede görecektir. Halk Kemal?e sahip çıkacak ve Kongra Gel?in Güney Batı?da fosilleşmiş varlığına kesinlikle son verecektir. Sipan Rojhilat?ın şahadetinden sonra nasıl Doğu Kürdistan?daki varlıkları sıfır noktaya gelmişse aynı akıbetin çok daha kötü bir örneğinin Güney Batı?da tekrarlanacağından en ufak bir şüphemiz yoktur.

Kongra Gel bir akrep gibi kendisini ve Kürt halkını zehirlemeye devam etmektedir. Yaptığı hiçbir eylem ne kendisine ve ne de Kürt halkına yarar sağlamamaktadır. Çoğu zaman Kongra Gel?i taşeron örgüt olarak nitelendirmekteyiz. Aslında gerçekleştirdiği eylemlere bakıldığında taşeron örgüt nitelendirmesine bile pek benzemeyen bir tablo ortaya çıkmaktadır. Taşeron kişi veya örgütler, kazancın esas kaymağı olmasa bile ikinci elden bir gelirin sahibidir. Oysa burada Kongra Gel?in hiçbir kazancı yoktur. Bu cinayetlerden sadece Türkiye, İran ve Suriye devletleri kazançlı çıkmıştır. Kongra Gel burada sadece ihanete yatırım yapmaktadır. Gerçekleştirdiği bu cinayetler ile İran, Suriye ve Türk devletlerine çıkarlarını en iyi kendilerinin sağlayacağını ispatlamaya ve bunun güvenini vermeye çalışmaktadır. Ancak bu boş bir çabadır. Bu güveni Abdullah Öcalan yedi yıldır vermeye çalışmaktadır. Türk devletinin buna hiçbir biçimde itibar etmediğini, en iyi, kendisine yürütme konseyi başkanı sıfatı takılan kavrama özürlü eski bir arkadaşımızın Roj tv?deki konuşması izah etmektedir. Yürütme konseyi başkanı televizyondaki konuşmasında ?aslında silahları teslim etmek istediklerini, ancak bu silahları teslim almak isteyen bir kurumun olmadığını? söylemektedir. Kendilerini satarak ve Kürt halkının en yiğit evlatlarını katlederek vardıkları sonuç budur. Söz konusu devletlerin mayasında Kürt halkının işbirliğine bile pirim yoktur. Kürt ulusunu inkar ettikleri için Kürtlerin kendi kimlikleri ile değil, ulusal ve siyasal amaçlarından soyunarak ihanet etmelerini istemektedir. Kongra Gel kendi kimliği ile her türlü ihanet ve işbirliğine hazır olmasına ve güven vermek için uşaklardan beter kirli bir pratik içerisinde bulunmasına rağmen Türk devleti tarafından şimdiye kadar muhattap alınmamıştır. Türk devletinin Kongra Gel?e biçtiği paye ve gösterdiği yaklaşım tarzı köy korucularından kesinlikle farklı değildir. Kongra Gel; Kürt kimliğini inkar etmediği müddetçe asla muhatap alınmayacaktır. Abdullah Öcalan bu gerçeği dehşetle fark ettiği için hızla Kemalist çizgiye kaymıştır. Bu dört nala gidiş önlenemezse Kongra Gel?in akıbeti köy korucularından kesinlikle farklı olmayacak, ulusal ve siyasal kimliğinden tamamen soyunarak kelle avcılarından oluşan bir katiller örgütüne dönüşecektir.

Kongra Gel cinayet şebekesinin Kemal Arkadaş?ı vurması aynı zamanda YNK ve federasyona karşı savaş kararı anlamına gelmektedir. En son yapılan askeri konsey toplantısında Güney planlaması içerisinde YNK?ye karşı savaş kararının alındığını biliyoruz. Türk devleti Güney?de istikrarı bozmak ve müdahale koşullarını yaratmak için Kongra Gel?i kullanmaktadır. Kongra Gel bu tezgahı gizlemek için provokasyon yaparak Güneyli güçleri kendisine saldıran güç gibi göstermek istemektedir. Kongra Gel; halka ?işte bakın işbirlikçiler ve hainler ABD ile üzerimize geliyorlar, biz kendimizi savunuyoruz? gibi demode olmuş kirli bir taktiğe baş vurmaktadır. Kongra Gel?in Kürt halkının kazanımlarını Türk devletinin talimatları doğrultusunda ortadan kaldırmak için çok tehlikeli bir planın içerisinde bulunduğunu defalarca vurgulamıştık. Kongra Gel yürütme konseyi başkanı yaptığı bir röportajda bunu ?Güneyli güçler ile aralarının açılmak istendiği? biçiminde yorumlamaktadır. Bu arkadaşımız daha önce, halen ne yazık ki Kongra Gel içerisinde bulunan çok yakın bir arkadaşım tarafından ?Yıldırım Akbulut gibi kavrama özürlü ve dangalak kafalı biri? diye eleştirilmekteydi. O zaman bu eleştirisini haksız buluyor ve ?bir daha yapma? diyordum. Fakat yaptıkları ve bunu gizleme çabasındaki becerisizliğini gördükten sonra fazlası ile hak ettiğini görmekteyiz. Kürt halkının kazanımlarını katlettiklerini görmeyecek kadar vicdanları körelmiş bu ve buna benzer ne kadar ruh hastası, paranoyak ve sapık yönetici varsa bizi ihanet ve güneyli güçler ile karşı karşıya getirmekle suçlamaktadır. Biz Kürt halkının en değerli evlatları olan gerillanın düşmanın hizmetinde heder olmasın diye şimdiye kadar kaç kez yapılmak istenen saldırıları boşa çıkarma çabası içinde olduk. Arkadaşlarımız için ölüm kararını veren cinayet şebekesinin başları bile eğer yaşamaya devam ediyorsa gösterilen bu çabaların sonucudur. Arkadaşlık hukukundan söz ederken insanlığını yitirmiş bu canavar takımı kendi aralarında ?şuna bak kendilerini ölüm listesine almışız, o hala arkadaşlık hukukundan dem vuruyor? diye konuşuyorlarmış.

Öyle olsun. Kongra Gel yönetimine; ?kendinize karşı Kürt halkının düşmanları gibi bir şehitler ordusu yaratmayın? uyarısında bulunmuştuk. Geçmişte düşman tarafından şehit edilen arkadaşlarımızın cenaze törenleri yapılmaktaydı. Kemal Arkadaşın cenazesini büyük bir konvoy eşliğinde Afrin?e gönderdiğimizde en öndeki arabanın üzerinde -Suriye veya Türk devleti tarafından değil- Kongra Gel tarafından şehit edildi pankartı asılmıştı. Cenaze Güney Batı Kürdistan?a ulaştığında kim vurdu diye sorulduğunda talimatı veren Murat Karayılan -Cemal-, Kobani?li Şahin ve Amude?li Rüstem diye cevap verilecektir. Bu bilgileri veren biz değil, cinayeti işleyen katillerin ?Doğan, Xelil, Aram ve diğerlerinin- yaptıkları itiraflardır. Bakalım bu sefer bukalemun gibi nasıl cevap vereceksiniz. YNK Kongra Gel yönetimine ?bu cinayetlerden vazgeçin? diye sert bir uyarıda bulunmuştur. Uyarının yapıldığı toplantıda Kongra Gel temsilcisinin katilleri televizyona çıkarmayın ricasında bulunduğu ve cinayetin yönetimden habersiz bir birim tarafından gerçekleştirildiği bilgisini aldık. Bu büyük bir yalandır. Anlaşılan Kongra Gel yönetiminin katillerin tüm gerçekleri itiraf ettiklerinden haberleri yoktur. Cinayet nasıl planlanmış, kimler konuşmuş kimler talimat vermiş, kimler yardımcı olmuş, kısaca cinayete ilişkin tüm detaylar bilinmektedir. Eğer tüm detayları YNK yayınlamazsa bu siyası bir karar olur. YNK?nin itirafları yayınlayacağı beklentisindeyiz. Fakat bir terslik olmasın diye vicdan sahibi tüm çevre ve Kürt şahsiyetlerinin YNK üzerinde nüfuzlarını kullanarak bu belgeleri yayınlatmasını ve Avrupa?da açılacak mahkemede delil olarak kullanılmasını sağlamak gerekiyor.

Saleh Nuri?nin -Kemal- vurulması Kürt önderlerini tasfiye hareketidir. Talimatı veren Türk, İran ve Suriye yönetimleri, uygulayan Kongra Gel cinayet şebekesidir. Kürt halkı ve öncülerinden intikam alınmaktadır. Bunun Kürt halkının düşmanları tarafından değil kendisine Kürt örgütü diyen Kongra Gel tarafından yapılması bir trajedidir. Kürdistan?da işlenen tüm cinayetler -Vedat Aydın, Musa Anter, Mehmet Sıncar vb- itirafçılar tarafından işlenmiştir. Sipan ve Kemal?in vurulmasının itirafçıların işlediği cinayetlerden hiçbir farkı yoktur, tam tersine daha kötü ve iğrençtir. Türk devletine karşı otuz yıl kahramanca mücadele veren PKK?nin neticede itirafçıların yerine tetikçi konuma düşmesi kadar Kürt halkını derinden yaralayan trajik bir olay yoktur.

Kongra Gel tarafından işlenecek cinayetler Sipan ve Kemalin vurulması ile sınırlı değildir. Önde gelen tüm öncüler listeye alınmış ve Kongra Gel başkanı olan Zübeyir Aydar tarafından onaylanmıştır.Onun için halkın Zübeyir Aydar?ın yakasına yapışması ve bu kişinin mahkemeye sevk edilmesi çok önemlidir. Ancak halkın ve aydınların vicdanı ile harekete geçen gücü bu cinayetleri durdurabilir.

Kongra Gel cinayet şebekesine halkın vicdanı ve arkadaşlık hukukunun ne olduğunu göstermemiz gerekir. PWD olarak Sipan, Kemal ve tüm şehitlerin anısına bağlılığın bir gereği olarak Türk, İran ve Suriye devletlerinin elinde artık bir tetikçi konumuna düşen Kongra Gel cinayet şebekesinin Kürt halkının başına bela olan varlığına son vermek için elimizden gelen tüm gücü seferber edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu bizim yeminimizdir. Ancak biz bunu Kongra Gel?in yaptığı gibi asla şiddette baş vurmadan, koşullar ne olursa olsun kirli hiçbir yönteme başvurmadan ve Kongra Gel de dahil hiçbir Kürt örgütüne askeri temelde yönelmeden ve düşmanlık kavramını Kürt halkı arasından tamamen silerek yapacağız. Kongra Gel?in anlamadığı için tedbir alamayacağı tek dil budur. Kongra Gel?in ideolojik, politik ve örgütsel açıdan kurduğu tekelci zihniyete kesinlikle son verecek ve onları sadece halkın vicdanında mahkum etmekle yetinmeyecek, daha şimdiden Doğu ve Güney Batı Kürdistan?da olduğu gibi Kuzey ve Avrupa?daki gücünü marjinal düzeye indireceğiz. Onları asıl kahredecek sonuç budur.

Kemalizme yamanmak için değil, Kürt halkının özgürlüğü için mücadeleye destek veren yurtsever halkımızı, özgür yurttaş olmak için değil, Kürt halkının ulusal demokratik taleplerini formüle eden ve onun beyni olmak için her türlü fedakarlıkta bulunan tüm Kürt aydınlarını ses vermeye ve ulusal birlik etrafında güç olmaya çağırıyoruz.

Başta Doğu ve Güney Batı?lı gerilla ve kadrolar olmak üzere, hala Kongra Gel içerisinde bulunan tüm arkadaşlarımızın cinayetlere daha fazla ortak olmadan derhal saflardan ayrılmalarını ve yurtsever demokratik oluşuma katılmalarını bekliyor ve gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.

Sipan ve Kemal arkadaşların şahadeti karşısında duygularımı en son şöyle belirtmek istiyorum: Bu cinayet şebekesinden zamanında ayrılmayarak; Kürt halkı bir çok değerini yitirdikten sonra, çok gecikmeli adım attığım-attığımız için halkımızdan bir kez daha özür diliyorum.

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe