Nasıl Bir Parti

Türkiye?de geliştirilmekte olan yeni partileşmenin bu bağlamda ele alınması gerekir. Birkaç isim değiştirdikten sonra en son DEHAP adını alan legal Kürt partileşmesinin, çok önemli kazanımlar elde etmesine rağmen, gelinen aşamada tamamen tıkandığını tüm siyasal çevreler teslim etmektedir. Yeni bir parti geliştirilirken on beş yıllık mücadele sürecinin deneyimlerinden yararlanılacağı açıktır.

Nizamettin Taş
21.11.2004 - 16:30

Kürt halkının ?Demokratik Toplum
Hareketine?değil, Yurtsever Demokratik bir partiye ihtiyacı vardır.

Eski DEP milletvekillerinin öncülüğünde ?Demokratik toplum
hareketi?
geliştirilmek isteniyor. Nasıl bir parti geliştirmek istedikleri
konusunda
değerlendirme yapmak için henüz erkendir. Ancak bilinen tek bir gerçek
vardır. Kürt halkı yeni bir partiye ekmek ve su kadar ihtiyaç
duymaktadır.

Legal Kürt partilerinin siyasal mücadele serüveni yaklaşık on
beş
yılı bulmaktadır.Büyük zorluklar ve can bedeli karşılığında
geliştirilen bu
süreç, Kürt özgürlük mücadelesi açısından önemli kazanımlar
yaratmıştır.
Kürt halkının, en yiğit evlatlarının kanı ve tüm ulusun özverili çaba
ve
büyük emekleri sonucu kazanılan bu mevzilere sonuna kadar sahip çıkması
ve
sahiplenmesi gerekir. Hiçbir eksiklik, yanlış yaklaşım ve istismar
pratiği;
herhangi bir parti veya eğilimin -şu anda gasp edilmiş olsa bile-
tekelinde
olmayan ve olmaması gereken siyasal kazanımlara sahip çıkılmamasının
gerekçesi olmamalıdır. Çünkü bu mevziler Kürt halkına aittir ve onun
canını
ve iradesini ortaya koyarak yarattığı kazanımlardır. Bir parti veya
zihniyetin yaratılan bu değerleri gasp etmesi yüzünden Kürt halkının
siyasal
kazanımlarına sırt çevirmesi büyük bir hata olur. Bunu Kürt halkının
düşmanları istemektedir. Kürt ulusunun değerlerine sırt çevirmiş bir
zihniyetin başarısız uygulamalarda bulunarak, siyasal kurum ve
kuruluşları
gözden düşürmesi için özel bir çaba gösterilmektedir. Bu, Türk
devletinin
bir oyunudur. Yoksa belediyelerdeki yolsuzlukları bir günde açığa
çıkararak
teşhir yoluna veya tutuklamaya kalkışırlardı. Basit bir konuşmaya dahi
en
ağır cezaların verildiği bir ülkede bunca yolsuzluğa göz yumulmasının
başka
bir izahı yoktur.

Türk devleti aynı yaklaşımı çok daha sistemli bir tarzda legal
siyasal partiler karşısında göstermektedir. DEHAP yönetiminin başarısız
pratiğini istismar ederek Kürt halkının kendi siyasal mevzi ve
kazanımlarından uzaklaşmasını ve yönünü tekrar Türk partilerine
çevirmesini
hedeflemektedir. Bu konuda planlı bir çabanın gösterildiğinden hiç
kimse
şüphe etmemelidir. DEHAP yönetiminin mevcut duruşu buna zemin
sunmaktadır.
Kürt ulusunun amaç ve hedeflerinden uzaklaşan DEHAP yönetiminin
izlediği
politika yüzünden halkın her geçen gün safları hızla terk ettiğini ve
partinin marjinal bir konuma düştüğünü görmektedir. Devlet bu ekibin
üzerine
gitmek yerine rant kapılarını sonuna kadar açarak palazlanmasını
istemektedir. Bu konuda en azından objektif bir uzlaşmanın olduğu
kesindir.
Bunda Kürt halkının değil Türk devletinin çıkarları vardır. Çünkü Kürt
halkının kazanımlarına kene gibi yapışan bu rantçı kesimlerin tekeline
son
verilmezse, önümüzdeki seçimlerde tüm belediyelerin kaybedilme ve legal
partilerin siyaset sahnesinden silinme tehlikesi bulunmaktadır.

Türk devleti ve legal kurumlar üzerinde tekel kurmuş olan rantçı
kesimlerin oyunlarına düşmeden, Kürt halkının ulusal kazanımlarına
sahip
çıkmak gerekir. Cezalandırılması gereken ulusal demokratik kazanımlar
değil,
bu kurumları kendi çıkarları için pervasızca kullanan rantçı-tekelci
zihniyettir. Bunun için acil yapılması gereken görevler vardır. Kürt
siyaseti yeniden canlanma sürecine girmektedir. Ulusal, bölgesel
koşullar
siyasal atılım için son derece elverişlidir. AB?ye giriş tarihi
alınırsa
legal örgütlenme önündeki tüm engeller giderek kalkacaktır. Irak ve
Güney
Kürdistan?da meydana gelen gelişmeler ulusal birliğin sağlanması
açısından
oldukça güçlü bir zemin yaratmaktadır. Klasik anti-emperyalist
söylemlerin
tuzağına düşmeden Kürt halkının her parçada Geliştirilmiş Orta Doğu
projesine destek sunması gerekir. Çünkü ulusal imha ve inkarın aşılması
ancak bu projenin geliştirilmesi ile mümkündür. Amerika?da yapılan
seçim bu
projenin geliştirilmesini dört yıllığına garantiye almıştır. Kürt halkı
buna
denk düşen bir ulusal strateji çizmek zorundadır. Ulusal birlik
stratejisini
besleyen yaratıcı taktiklerin geliştirilmesi halinde, önümüzdeki
yıllar;
Kürt halkının yüzyılını yaratmada mihenk taşı olur. Bu tarihsel
fırsatın
kaçırılması halinde ise sonu belirsiz olan çok tehlikeli bir sürecin
yaşanmasına yol açar.

Türkiye?de geliştirilmekte olan yeni partileşmenin bu bağlamda
ele
alınması gerekir. Birkaç isim değiştirdikten sonra en son DEHAP adını
alan
legal Kürt partileşmesinin, çok önemli kazanımlar elde etmesine rağmen,
gelinen aşamada tamamen tıkandığını tüm siyasal çevreler teslim
etmektedir.
Yeni bir parti geliştirilirken on beş yıllık mücadele sürecinin
deneyimlerinden yararlanılacağı açıktır.

Legal partileşme süreci başladığı andan itibaren, her türlü
baskı ve
katliama rağmen Kürt halkının açık desteğini almıştır. Ancak
partilerden
istenen performans bir türlü sergilenemediği için, Kürt özgürlük
mücadelesi
her seferinde seçim barajına çarparak parlamento arenasına
taşırılamamıştır.
Kürt halkının seçmen sayısı on milyondan aşağı değildir. En son seçimde
iki
milyona yakın bir oy alındı. Bu rakam seçmen sayının beşte birine
tekabül
etmektedir. Önemli belediyelerin bir kaçı kaptırıldı ve en önemlisi
önümüzdeki seçimlerde çoğunun kaybedilme tehlikesi bulunmaktadır.
Mevcut
tablo DEHAP?ın Kürt potansiyeli içerisinde marjinal bir konumu temsil
ettiğini açıkça göstermektedir. Hiç kimse devletin engellemelerinden
dolayı
veya Kürt halkının ulusal bilinçten yoksun bir profil çizdiği için
seçim
barajının aşılamadığını söyleyemez. Bu konuda var olan engel ya da
nedenlerin belirleyici olmadığı açıktır. Belediyelerin kaybedilme ve
DEHAP?ın marjinal konumda kalmasının daha başka nedenleri vardır.

--- DEHAP dahil legal planda örgütlenen tüm Kürt partilerinin
kimlik
sorunu bulunmaktadır. Oluşturulan partilerin hiçbir zaman açık
kimlikleri
olmadı. Kimliksizliğin devletin baskılarından ve anayasal
kısıtlamalardan
kaynaklanan nedenleri vardır. En azından bunu başlangıçta belirleyici
olduğunu tespit etmek zor değildir. Ancak daha sonra işin rengi
değişmiştir.
DEHAP yüzde doksan dokuz Kürt kitlesine dayanmasına rağmen kendisini
Türkiye
partisi saymaktadır. DEHAP tarzında bir Türkiye partisine ihtiyaç
yoktur.
Türkiye?de Kürt orijinli bir partiye ihtiyaç vardır. DEHAP
yöneticilerinin
bunu yalanlamaya kalkışması, Türk devlet yetkililerini ikna etmediği
gibi
Kürt halkını rencide etmektedir. Kürt halkının DEHAP?a yeterince oy
vermemesinin en temel nedeni parti yönetiminin bu bel kemiksiz
duruşudur.
Kendi ulusal kimliğine açıkça sahip çıkmayan bir partiye halkın güven
duyması oldukça zordur.

---DEHAP ideolojik açıdan belirgin bir felsefeye sahip değildir.
Aslında kendisine ait yaklaşımı yoktur. İthal bir ideolojiye mahkum
edilmiştir. Türk ordusu tarafından dikte ettirilen ve Kürtleri
kimliksiz
olarak Türk devletine entegre etmeyi amaçlayan bir yaklaşımı istemediği
halde savunmak zorunda bırakılmıştır. Bu bir çelişkidir. İnanmadığı bir
ideolojiyi savunmak zorunda kalan DEHAP yönetimi; Kürt halkının
binlerce
şehit vererek oluşturduğu ulusal bilinci muğlak hale getirmiştir.
Demokratik
Cumhuriyet tezi Kürt ulusal kimliği açısından bir değer ifade
etmemektedir.
Kürt ulusal kimliğini inkar politikasının değişik bir versiyonudur.
Kürt
ulusal bilincini içeriğinden boşaltarak Türk devletine yama etmekten
başka
bir amaç taşımamaktadır. Kürt halkının kendi ulusal kimliğini inkar
anlamına
gelen bu tezi kabul etmesi mümkün değildir ve bunu asla benimsemediğini
son
seçimde açıkça göstermiştir.

---Legal Kürt partilerine hiçbir zaman kendi rüştünü ispatlama
imkanı
verilmemiştir. Yasaklandıkları için değişik isimler almak zorunda kalan
tüm
partiler PKK?nin legal platformdaki uzantısından başka bir işlev
görmemiştir. PKK ve onun önderliği tarafından her zaman bu partilere
müdahale yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir. Yapılan
müdahalelerin
demokratik hiçbir içeriği yoktur. İzlenmesi gereken politika ve
uygulanması
istenen kararların tümü üstten dikte ettirilmektedir. Kendi başkan ve
önde
gelen kadrolarını dahi seçme özgürlüğü tanınmamış ve tanınmamaktadır.
Elinde
uygulama inisiyatifi bulunmayan bir partinin rüştünü ispat etmesi ve
halka
güven vermesi mümkün değildir. Parti yöneticileri bu duruma ya tepki
göstererek alınan kararları - sulandırmak şartıyla- hayata geçirmekten
vazgeçmiş ya da hiçbir değer katmadan dalkavukluk yolunu tercih
etmiştir.
Uzaktan kumanda yönetimi, legal Kürt partilerini rant kapısı haline
getirmiştir. Siyasetin ve parti yönetimlerinin bu kadar kirlenmesi,
yozlaşmanın, yolsuzluğun ve hizipleşmenin tüm Kürt kurumlarını
sarmasının
temel nedeni bu tekelci zihniyettir. Bu mantık aşılmadan Kürt
cephesinde
sağlıklı bir demokratik yapılanmanın geliştirilmesi mümkün değildir.

---DEHAP tüm Kürt kitlesini kucaklamaktan uzak bir pratik
sergilemiştir. Kürtlerin birliğini sağlamak için çok az çaba sarf
ederken,
bütün enerjisini sonuç vermeyeceği kesin olan marjinal sol gruplar ile
ittifak yolunda harcamayı tercih etmiştir.Tekelci bir zihniyet ile
hareket
ettiği ve yurtsever bir çizgi izlemediği için diğer Kürt grupları
mesafeli
davranmış ve milyonlarca kitle destek vermekten uzak durmuştur.
DEHAP?ın
marjinal bir konumda kalmasının esas nedeni demokratik yurtsever bir
çizgiyi
savunmaması ve kendisinden başka hiçbir partiye yaşam hakkı tanımayan
tekelci zihniyeti Kürt siyasetine egemen kılmasıdır.

---Legal Kürt partileri bir takım gelenekler yaratmasına rağmen,
gerçek anlamda hiçbir zaman demokratik bir yapılanmaya kavuşmamıştır.
Demokrasinin olmadığı partilerde mevcut potansiyelin harekete
geçirilmesi ve
enerjisinin güce dönüştürülmesi oldukça zordur. Nitekim her türlü
baskıya
göğüs geren son derece öz verili bir halk desteği ve on binlerce
militan
kadrosu bulunmasına rağmen DEHAP?ın açılım yaptığı sahalar çok dar,
siyaset
üzerindeki ağırlığı sınırlı ve çalışmalarında elde ettiği verim son
derece
kısırdır. DEHAP gücü ile orantılı bir konuma sahip değildir. Halk
desteğini
güce dönüştürmede en yeteneksiz partilerin başında gelmektedir. DEHAP
mevcut
konumu ile kitle gücünden daha büyük bir küskünler ordusu yaratmıştır.
Geride kalanların hizipçilik, yolsuzluk ve yozlaşma yüzünden isteyerek
çalıştığı söylenemez. Yönetimlere duyulan tepki ve yapılan hatalardan
dolayı
on binlerce yurtsever çalışmaktan vazgeçmiştir. Kürt siyaseti en
heyecansız
dönemini yaşamaktadır. DEHAP Kürt toplumunun taleplerini karşılamaktan
uzak
bir pratik sergilemektedir. Politikada yeteneksiz olduğunu kanıtlayarak
yurtsever demokratik hareketin kaosa sürüklenmesine neden
olmaktadır.Her
geçen gün kitlelerden biraz daha tecrit olduğu için giderek bir enkaza
dönüşmektedir. Mevcut yapısı ile ulusal demokratik mücadeleye öncülük
yapması mümkün değildir. Bu açıdan DEHAP?ın aşılması temelinde yeni bir
parti örgütlenmesine şiddetle ihtiyaç vardır.

Türkiye?de geliştirilmek istenen yeni partinin geçmişin
deneyimlerinden bu ve buna benzer birçok konuda ders çıkarması gerekir.
Ancak geliştirilmek istenen yeni partinin bu tarzda sonuç çıkarmadığı
anlaşılmaktadır. Yeni partileşmeye negatif bakmamız için sadece ismi
yeterlidir. Demokratik Toplum Hareketi bir Kürt partileşmesi değildir.
Kürt
halkı açısından şu anda demokratik toplum hareketine değil yurtsever
demokratik bir partiye ihtiyaç vardır. Kemalistler tarafından dikte
ettirildiği için bu arkadaşlarımız ya demokratik toplum hareketinin ne
anlama geldiğini bilmiyorlar ya da sadece talimat ile hareket ettikleri
için
çözmek istedikleri sorunu inkara kalkışıyorlar. Eğer gerçekten
demokratik
toplum hareketini geliştirmek istiyorlarsa o zaman sadece Kürtlerin
içinde
yer aldığı bir parti değil, Türkiye eksenli bir hareket veya buna yakın
düşünceleri savunan kurulu partilerden birisi içinde yer almaları
gerekiyordu. Demokratik toplum hareketini geliştirmek isteyen kadro
bileşimi
Türkiye?yi demokratikleştirecek nicel ve nitel birikimden yoksun
profile
sahiptir. Kurucu kadrolarının yüzde doksan dokuzu Kürtlerden oluşmuş
bir
partiye on Türk veya diğer azınlıklardan insanların destek vereceğini
sanmak
için ağır bir sübjektivizm hastalığına yakalanmak gerekir. Türkiye
adına
içten, inanılarak yola çıkılmışsa o zaman bu hareketin Türk ve diğer
azınlıkları temsil eden demokrat unsurlarla birlikte kurulması daha
doğru
olurdu.- Veya bir çok sol-demokrat örgüt var, onlardan birine ya da
birçoğunu birleştirerek hareket etmek daha sağlıklı olurdu- Fakat bu
tarzda
hareket edilmediği görülmektedir. Türkiye adına hareket edilmesine
rağmen
sadece Kürtlerin katıldığı bir parti oluşturulmaktadır. Kürtlerin
kurduğu
bir partiye Türk halkı destek vermeyeceği için geliştirilmek istenen
hareket
kendisini daha başından itibaren marjinal kalmaya mahkum etmiştir.

Başarısız kalacağı kesin olan bu tarz bir partileşmeye ne
ihtiyaç
vardır ve ne de doğrudur. Yanlışlık bu partinin sadece Kürtlerden
oluşması
değil, Türkiye adına hareket etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu kuruluşa
yön
veren mantığın kendisi Kürt gerçekliği ile çelişmektedir. Kürt halkı
yurtsever demokrat bir partiye ihtiyaç duymaktadır. Bu partinin temel
amacı
Kürt sorununu çözmek olmalıdır. Demokrasiyi Kürt zeminine ve onun
çözümüne
oturtmayan hiçbir hareket halktan gereken desteği bulamaz. Demokratik
toplum
hareketinin böyle bir işlevi ve amacı yoktur. Kürt inkarının değişik
bir
versiyonu olan demokratik cumhuriyet tezine dayanmaktadır.Demokratik
cumhuriyet ve demokratik toplum hareketinde Kürt kimliği ve Kürt
probleminin
çözümü yoktur. Bu tez ulusal kurtuluş bilinci ve mücadelesini revize
etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.

---Kurulacak partinin her şeyden önce yurtseverlik bilincini
muğlaklaştıran ve Kürt sorununun çözümünü belirsiz kılan ithal
mantıktan
kurtulması gerekir. Halkın ihtiyaç duyduğu Kürt orijinli bir partidir.
Amaç
ve hedeflerini tamamen bu eksene oturtmalıdır. Programında Kürt
sorununun
çözümünü açık ve net bir biçimde formüle etmeli ve diğer tüm sorunların
çözümünü Kürt probleminin çözümüne bağlamalıdır.
---Kurulacak parti yurtseverlik çizgisini esas almalıdır.Bir
sınıf
partisi veya ideolojik parti değil, Kürt halkının tüm katmanlarını esas
alan
ve her kesimi kucaklamayı hedefleyen bir programa sahip olmalıdır. Tüm
Kürt
parti ve gruplarına eşit mesafede davranmalı, tekelci bir zihniyet ile
hareket etmemeli ve ulusal birlik esprisini esas almalıdır. Kürt
nüfusunun
beşte birinin siyaset dışında olduğunu bilerek çalışmalı ve bu
kesimlere
açılmayı olmazsa olmaz kabilinde hedeflemelidir.

---Yurtsever demokratik hareket uzaktan kumanda ile yönetilemez.
İçişlerine müdahaleyi kimden gelirse gelsin kesinlikle red
etmelidir.Kendini
yönetme rüştünü ispatlamayan bir partinin halka öncülük yapması ve
halkın
güven duyması mümkün değildir. Müdahalenin her biçimine karşı çıkmalı
ve
tamamen inisiyatifli davranmalıdır. Partiler siyasal amaçları
gerçekleştirmek için kurulurlar. Demokratik toplum örgütleri veya şu
hareket, bu kol adına partinin içişlerine müdahale edilmesi ve kota
ayrılması doğru bir yaklaşım değildir. Bu tarz müdahalelerin önü
alınmazsa
kurulacak parti DEHAP?ta olduğu gibi bir hizipler yığınına dönüşür.

---Türkiye?de kurulacak Kürt partisinin kelimenin gerçek
anlamında
demokratik bir yapıda olması gerekir. Halka dayanması ve taban hareketi
biçiminde geliştirilmesi, başarılı olmasının ön koşuludur. Kesinlikle
bir
emek hareketi olmalıdır. Hak eden kazanmalı ve yaratıcı çalışmayı
geliştiren
herkesin önü sonuna kadar açılmalıdır. Parti organları ve kadro
yapısına
sonuna kadar çalışma inisiyatifi verilmeli ve yersiz müdahaleler asla
yapılmamalıdır. Atama ve görevden almalar yönetime bırakılmamalı,
demokratik
mekanizmalar işletilerek seçim sistemi esas alınmalıdır. Halkın
çalışması
önünde engel teşkil eden tüm sorun ve mekanizmaların kaldırılması
gerekir.
Halk mutlak anlamda denetim organı olmalı, bunun mekanizmaları
oluşturulmalı
ve başarısız olan, yolsuzluk yapan, rant peşinde koşan kişi veya
örgütlerden
hesap sormanın yolu açık tutulmalıdır.




Bu temelde kurulacak bir partinin Kürt halkının ihtiyaçlarına cevap vereceğine, halkın tüm gücü ile eskisinden çok daha fazla destek sunacağına ve Kürt sorununun ancak bu temelde çözüme kavuşacağına yürekten inanıyoruz.

Halkının demokratik toplum hareketine değil, Kürt partisine ihtiyacı vardır. Milyonlar bunun derin heyecanı içerisindedir. Kürt partisini geliştirmek isteyen her yurtseverin çabasına büyük değer biçmekteyiz. Onlara destek sunmak ve hizmet etmek için elimizden gelen çabayı esirgemeyeceğimizi peşinen belirtmek istiyoruz.

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe