IŞİD’in Kürdistan'dan çıkarılması an meselesi
Bağdat yolunda ilerleyen IŞİD’in birdenbire İran, bazı Arap ülkeleri, Suriye ve bölgedeki bazı diğer güçler tarafından bağımsızlık ilanını engellemek amacıyla Kürdistan’a yönlendirildiğini belirten Partiya Welatparêzên Demokrat (PWD) Lideri Nizametti.
Nizamettin Taş
08.09.2014 - 13:31
Bağdat yolunda ilerleyen IŞİD’in birdenbire İran, bazı Arap ülkeleri, Suriye ve bölgedeki bazı diğer güçler tarafından bağımsızlık ilanını engellemek amacıyla Kürdistan’a yönlendirildiğini belirten Partiya Welatparêzên Demokrat (PWD) Lideri Nizamettin Taş (Botan), bu durumun tersine döndüğünü ve IŞİD saldırılarıyla birlikte Kürdistan’ın bağımsızlık sürecinin hızlandığını ve tüm dünyada meşruiyet kazandığını söyledi.

IŞİD’in Kürdistan’da tüm cephelerde yenilgiye uğratıldığını, elinde tuttuğu bazı bölgelerde de kuşatıldığını ve sökülüp atılmasının an meselesi olduğunu aktaran Taş, PKK’nin gerillayı Kürdistan’a kaydırarak yarattığı olumlu havayı bertaraf ettiğini söyledi. Yazarlarımızdan Sayın Nizamettin Taş'ın Türkiye'de haftalık yayınlanan Bashaber gazetesi ile yapmış olduğu Kürdistan’daki son durumu, cephelerdeki atmosferi, halkın psikolojisini ve olası gelişmeleri hakkındaki rapörtajı.

Öncelikle Kürdistan’daki savaş konusunda, cephelerin durumu hakkındaki bilgilerinizi bizimle paylaşır mısınız? Çatışmalar nerelerde yoğunluklu sürüyor, gerçekte ne oluyor Kürdistan’da?

IŞİD, başlangıçta daha çok Şiileri hedef alarak, daha doğrusu Maliki yönetimini devirmek amacıyla Musul’a saldırdığını iddia etti. Gerçekte ise Maliki’nin ordusuna ait, Irak’ın karargahlarındaki askerler tek mermi atmadan silahlarıyla birlikte teslim oldular. Bazıları IŞİD’in başlangıçta Sünnilerin tutulduğu bir cezaevine saldırmak üzere geldiğini söylüyor. Maliki’ye karşı savaşalım, yenilgiye uğratalım şeklinde o bölgedeki insanlar destek verince, bu kez tüm Musul’u almak üzere hareket geçtiler. Tabi burada özellikle Şiiler hedef alındı. Herkes Bağdat’a bir saldırı beklerken, beklenmeyen bir şey oldu ve IŞİD Kürdistan’a döndü.

Saldırının asıl nedeni nedir peki?

Musul düştükten sonra Peşmergeler daha önce Kürdistan’ın Irak işgali altındaki topraklarına bir çırpıda yerleşti ve ardından da ‘140. Madde gerçekleşti’ şeklinde Barzani’nin açıklamaları oldu. Ondan sonra da zaten ‘referandum ve devlet ilanına gideceğiz’ diye demeçler olunca Arap şovenizmi, İran, buna benzer Kürdistan’ın bağımsızlığından rahatsız olan ne kadar güç varsa, bunlar taşeron örgüt olan IŞİD’i Kürdistan’a yöneltti. IŞİD’in Kürdistan’a saldırmasının temelinde bağımsızlığı önlemeye dönük bir girişim vardır. Bu temelde biraz da beklenmediği için ve hazırlıklı olunmadığı için IŞİD’in ilk saldırısında Peşmerge biraz da gafil avlandı. Bu çaplı bir saldırı beklenmiyordu ve dolayısıyla da ‘Karargaha Kesk’ denen yer var, Arap toprağında, oraya saldırdılar ve sonra Şengal’e saldırdılar. Sonrasında da bütün cephelere yaymak istediler. İlk hücumda belli oranda bir kırılma yaşandı. Birileri taktik geri çekilme olduğunu söyledi ama bu doğru değil. Fazla hazırlık yapılmadığı ve bu çaplı bir saldırı da beklenmediği için Peşmerge bazı yerlerden çekilmek zorunda kaldı.

Kimi çevreler bu çekilmeyi ‘Peşmerge kaçtı, terk etti’ gibi söylemlerle yansıttı. Bunun amacı neydi?

‘Peşmerge kaçtı’ demek doğru değil. Peşmerge’nin direnci hiçbir yerde gerilemedi. Ama bazı komutanların mevziyi terk etmesi, savaş yeteneğini göstermemesi, dirayetsiz tutuma girmesi ve IŞİD’in yarattığı korku ortamı bazı komutanların cidden iradesini kırdı. Bunların iradesiz davrandığı yerlerde bu durum yaşandı. Yoksa genel olarak ‘Peşmerge yenildi, kırıldı’ gibi bir durum yok. Bu PKK’nin geliştirdiği bir karalama propagandasıdır. Bunu düzeltmek lazım.

İkinci yanlış, ön cepheye daha önce Irak Ordusu içinde Peşmerge olan ve Irak Ordusu kaçtığında bu psikolojiye giren insanlar vardı ve ön cepheye gönderilmişlerdi. Orası da yanlış oldu. Hiç direnmeden geri çekilince bir damga gibi yapıştırıldı Peşmerge’ye ve bazı yerlerin de IŞİD eline geçmesine neden oldu. Sonrasında Peşmerge toparlandı ve birçok noktaya yığınak yapıldı. Zaten cephede ilk başta PDK ve Peşmergenin savaş gücü yoktu. Şu anda ilerleyen ve IŞİD’i yenilgiye uğratan güç ön cephelerde değildi. Müdahale olunca, Şengal’de Peşmerge geri çekilince, karşı müdahale edildi ve 1054 kilometrelik saha Peşmerge tarafından korumaya alındı ve IŞİD saldırıları durdu. Bazı yerlerdeki bozulmadan, dağınıklıktan dolayı toparlanma biraz zaman aldı. Yeniden düzenleme, güç kaydırma, mevzilenme o psikolojik atmosferi yıkma, bunlar biraz zaman aldı. Bu arada diplomatik sahada da Kürdistan tarihinde ilk kez bu kadar başarılı bir sonuç alındı. ABD ve AB’nin desteği sağlandı ve hava saldırıları başlandı.

Şengal’den Peşmerge’nin çekildiği, YPG’nin güvenli koridor açarak halkı tahliye ettiği söylemleri vardı, gerçek nedir?

Şengal’den Peşmerge’nin tümden geri çekildiği doğru değildi. Takriben 700 PDK üyesi önemli bir Peşmerge gücüyle etraflarını alarak sonuna kadar kaldılar. Şehrin içinden çıktılar ama Peşmerge, Şengal Dağı’ndan hiçbir zaman çıkmadı. Şengal’in her tarafı Peşmerge elindeydi. Bu düzeltmeyi yapmak lazım. PKK-PYD diyorki ‘biz koridor açtık Şengal halkı için.’ O da doğru değil. Koridoru ilkin Peşmerge açtı ve PYD gücünü bu yolla oraya getirdi. Geldikten sonra da Ezdileri kışkırtarak, onları istismar ederek ve Peşmerge ile PDK’ye karşı kışkırtmaya çalıştı. Bir kısım öfkeli kesimin yarattığı propaganda ve yerel bazı grupların da etkisiyle, gerillanın Şengal’i kurtardığı, o koridoru onlar oluşturmuş gibi bir hava yarattılar. Oysa koridoru ilkin Peşmerge oluşturdu ve ilk tahliyeleri onlar sağladı. Şengal Dağı’nda hala Peşmerge var. Ancak PKK bunu başka bir yönde kullandı. Tek yanlı bir propaganda yaparak Kuzey Kürdlerinde sanki Şengal’i kendileri kurtarmış gibi bir algı yarattı. Elbette katkılarına değer vermek lazım ama anlattıkları gibi değil.

IŞİD artık çöküş aşamasındadır, Musul’un alınması yakındır

Peki bağımsızlığı önlemek için IŞİD Kürdistan’a yönlendirilmesine rağmen, bu durum bağımsızlığın dünyada daha çok meşruiyet bulması gibi bir avantaj da doğurmadı mı? Dünya silah yardımına başladı ve Kürdistan dünyanın odağı haline geldi?

Bana göre başlangıçta referandumdan bahsedildiğinde aslında dış koşullar uygun değildi. Biraz erken bir söylemdi bağımsızlık ilanı ve bence erken söylendiği için hataydı. Asıl IŞİD saldırısı sonrasında şimdi Kürdistan’ın bağımsızlığı söylemi olgunlaştı. Daha önceden ABD karşıydı, ‘Irak’ı bölmeyin’ şeklinde tavrı vardı. AB bu temelde taraftar değildi. Bazı devletler göz kırpıyordu ancak açık açık bağımsızlıktan yana bir tavır yoktu. İran karşı çıktı, Mısır karşı çıktı, birçok Arap devleti de kabul etmeyeceklerini açıkladı. Bazıları karşı hamleye de geçti.

IŞİD saldırısı sonrasında ABD olmak üzere, birçok devlet Kürdistan’a silah sevkiyatına başladı. Gönderilen silahların niteliği nedir?

Aslında önemli olan silah değil, uluslararası desteğin tereddütsüz ortaya çıkmasıdır. Filistin’e 10 devlet yardım ederken 20 devlet karşı çıkıyor. Dünyada itirazsız şekilde silah desteği gerçekleşmedi bu güne kadar. Ancak Kürdistan için şimdi itirazsız bir destek var. Verilen silahlar arasında uçak, helikopter yok, ama bunlara destek sunacak lojistik var. Peşmerge’ye verilmiş silahlar arasında tank, zırhlı araçlar, her türlü top var. Peşmerge’nin rahatlıkla kullanabileceği ve kullanırken askeri zafer elde edebileceği silahlar var. Helikopter ve uçak dışında her türlü silah var.

Şu an itibariyle çatışmalar hangi cephelerde yoğunlaşmış durumda. Cephelerde askeri durum nedir?

Kerkük tarafında çatışmalar sürüyor. Birçok yere ulaşılmış ama henüz ulaşılmamış bölgeler var. Kürdistan toprağı olarak tarif edilen yerlerin büyük kısmı alınmış. Celawla etrafındaki tüm yerleşim yerleri alınmış ve yoğun mayınlamadan dolayı ilçe merkezi henüz alınamadı. Ama kuşatma altındadır ve kurtulma imkanı yoktur IŞİD’in. İmha için saldırı emri bekleniyor. Onun dışında bazı Arap bölgeleri de Kürdlerin eline geçti. Bazı bölgelerde Kürdistan’ın güvenliği açısından ileriye de gidilen yerler var. Sellahaddin Eyaleti yakınlarında Çiftlik dedikleri bir yer var. Kerkük - Maxmur arasında Peşmerge parça parça giriyor. Bütünlüklü bir hücum henüz yok orada. Alınması gereken bazı nahiyeler, mıntıkalar var hala buralarda. Oralara da saldırı planlanıyor. Musul tarafında ise Hıristiyanların yaşadığı Hemdani, Karakuş da IŞİD’in elinde. Şebek, Diyala da sorunlar var. Oralar Kürdistan olmasına rağmen Araplaştırılmış ve biraz sıkıntı var. Buralara dönük de planlama yapılıyor. Musul şehir merkezine kadar Peşmerge’nin almadığı yer, araç ile 15-20 dakikalık bir mesafededir. Buralara dönük bir hazırlık var. Bir gecelik bir iştir alınması. Musul Barajı’nın 40 kilometrelik kısmı ele geçirildi. 15 kilometrelik kısmı da IŞİD’in elindedir. Dicle’nin öbür tarafında, Rojava ile Güney arasındaki Zumar bölgesine Peşmerge girmiş durumda. Burda intihar timleriyle patlamalar yaşanıyor. Peşmerge kayıp verdiği için adım adım giriliyor. Yoğun bir mayınlama var ve öncelikle mayınlar temizlenerek ilerleniyor. Etrafları kuşatılmış durumda. O cephede Kesk Karargahı hala IŞİD’in elinde. Rabia’nın önemli kısmı hala IŞİD’in elinde. Şengal Dağı’nın batı tarafı hariç, merkez de dahil IŞİD’in elinde. Ancak Zumar’dan sonra ilk saldırı Rabia ve Şengal’e yapılacaktır.

Kürdistan’da halkın psikolojisi ne durumda?

Başta bir karmaşa ve korku vardı ama şu anda tamamen aşıldı. Normal bir durum hakim. Artık IŞİD’in saldırı durumu kalmadığı için ve her ailede Peşmerge olduğu için herkes gerçeği biliyor. Halk cephelere gidip görüyor. IŞİD ağır kayıp veriyor ve halk bunu biliyor. Korku atmosferi tamamen dağıldı.

Sizin Partiya Welatparêzên Demokrat (PWD) olarak pozisyonunuz nedir? Cephede olduğunuzu biliyoruz. Durumunuz nedir?

Bizim arkadaşlar, yani parti olarak değil ama onlarca arkadaşımız Peşmerge olarak daha çok da komuta düzeyinde değişik cephelerde savaşıyor. Her cephede savaş deneyimimizi Peşmerge ile birleştirmiş durumdayız. Arkadaşlarımız en ön cephelerde savaşıyor. Şu ana kadar 5-6 yaralımız oldu. Planlama, taktik konusunda aktif şekilde savaşta yer alıyoruz.

Savaş öncesinde de aktif olma durumunuz var mıydı?

Öncesinde de vardı ama savaşın başlamasından sonra birçok arkadaşımız gönüllü olarak saflarda yer almaya başladı.

Savaşın ilk zamanlarında bir miktar PKK’li Kandil’den cepheye kaydırıldı. PKK’nin cephedeki durumu nedir?

Başta ‘Güney’i savunmak amacıyla giriyoruz’ dediler. Sözlerinde dursalardı çok iyi bir rol oynayabilirlerdi askeri açıdan. Ayrıca Kürdlerin birliği açısından da olumlu bir zemin yaratabilirlerdi. Fakat sonradan yaptıkları açıklamalarda ‘girdikleri yerlerden çıkmayacaklarını’ söylediler. Daha önce Kürdistan Bölge Başkanı da aynı açıklamayı yapmıştı. Bunu taklit etmeye başladılar. Peşmerge’nin girdiği yerler zaten Kürdistan’a ait yerlerdi. Kürdistan’ın işgal edilen toprağı geri alınmıştı. Bunun anlaşılmayacak tarafı yok. Her Kürdün talebi de budur. PKK de bunu taklit etmeye kaldı. Senin girdiğin yer zaten Kürdistan toprağı ve Peşmerge’nin kanıyla alınmış yerler. Sen yabancı bir toprağı, düşman elindeki bir toprağa girmiyorsun. Bu ciddi bir soruna dönüştü. Peşmerge ile birlikte aynı cephede savaşma halleri büyük bir moral olmuştu oysa. Ancak niyetin farklı olduğu ortaya çıkınca bir hayal kırıklığına neden oldu. Kürdlerin birliği buradan yaratılabilirdi ancak kendi elleriyle o havayı zedelediler. İkincisi neredeyse Peşmerge’nin yenilgisinden davul zurna ile sevinecekleri bir noktaya getirdiler durumu. Bir Kürd’ün, başka bir Kürd’ün kaybından bu kadar sevinç kaynağı olması hem iyi olmadı, hem ahlaki değil. Bu büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. Bununla da yetinmediler ve korkunç bir karalama kampanyası başlattılar. Neredeyse bir düşman gücünün yapamayacağı bir duruma imza attılar. Peşmerge’nin kahramanlığını herkesin savunması gerekirken, PKK her türlü karalamayı ve doğru olmayan bilgiler yayma yoluna gitti. Dolayısıyla şu an olumsuz bir duruma neden olmuş durumdalar.

Gerilla nerelerde bulunuyor?

Oldukları yerler de Şengal Dağı’dır. Orada da problem yaratıyorlar. ABD’nin yardımını önlediler, halk arasında kışkırtıcılık yapıyorlar, yerelleri birbirlerine karşı ve Peşmerge’ye karşı kışkırtmakla uğraşıyorlar. Kalışları da sorun oluyor. Maxmur’da 100-120 kişilik bir güçleri var. Maxmur’u boşaltırken dediler ki ‘Peşmerge bırakıp kaçmış ve katliam olacak.’ Bu karşıtlığı yaratarak da kötü bir izlenim yarattılar. Oysa Peşmerge oradaydı. Maxmur savunmasında da kendilerinin kullandıkları yukarı Maxmur’un kurtarılmasında gerillanın rolü var. Ama Maxmur kasabasını Peşmerge kurtardı ve bunu televizyonlar canlı verdi. Sınırlı bir güçlerini de Kerkük’e göndermiş durumdalar. Zaten orada problem olmadı, orada savaş olmadı. Kerkük’ün bazı yerlerinde güvenliği sağlamak için yardımcı oluyorlar. Lakin orada da rahatsızlığa neden oluyorlar.

Nasıl rahatsızlık?

Gelişleri Güney’i savunma amaçlı değil, tersine rahatsızlık yaratmaya başladı. Örneğin Laleş cephe değil. Laleş ile IŞİD mevzileri arasında en az 200 kilometre var. IŞİD’in olduğu yer ile gerillanın olduğu yer arasında en dar yerde bile 70-80 kilometre mesafe var. IŞİD gelip buralara saldırmadı. Laleş dağların içinde bir yer. Cephelerde yarattıkları yetmiyormuş gibi bir böyle durumlar yaşanıyor. PKK başta çok iyi rol oynayabilecekken, dört parça arasındaki birliği sağlayacak bir adım attı fakat ardından tam tersi bir pratik geliştirerek çok ciddi bir problem kaynağı haline geldi.


Etiketler: Nizamettin Taş, IŞİD, Hewler, Şengal, Irak, PWD, Peşmerge