Hikmet Fidan’ın vurulmasından sonra, Kürt aydınlarından, ölüm sessizliğini bozan bazı açıklamalar oldu. Puştluğun egemen olduğu bir ortamda; Hikmet Fidan cinayetini kınamaya cesaret etmek, aydın onurunu korumak anlamında atılmış olumlu bir adımdır. Şayet devamı gelirse, gösterilen tepkiyi yetersiz, ancak önemli açılım olarak görmek gerekir.

Hikmet Fidan dahil bütün şehitlerin uğrunda can verdikleri Kürt özgürlük mücadelesinin kutsal değerleri vardır. On binlerce şehidin kanı pahasına kazanılan değerler bugün kemalizme ve onun şoven, katiamcı ordusuna peşkeş çekilmektedir. Asıl önemli olan  tecavüze uğrayan bu kutsal değerleri korumak ve Kürt halkının ulusal birliğini sağlayarak özgürlüğe doğru yol almaktır. Şehitlere doğru temelde sahip çıkmanın bundan başka herhangi bir yolu yoktur.

         Kongra Gel ve legal plandaki uzantıları Kürt halkını hızla bir felakete doğru sürüklemektedir. Kongra Gel’in işlediği cinayet sadece Hikmet Fidan’ın öldürülmesi ile sınırlı değildir. Kutsal bildiğimiz ulusal değerlerin peşkeş çekilmesi yetmiyormuş gibi, Kürt halkının en değerli evlatları amacı belli olmayan kirli bir savaşın kurbanı yapılmaktadır.

Gerillanın amacı belli olmayan kirli emeller uğruna kırdırılması kadar büyük bir cinayet yoktur.

       Bugün hiç kimse şehit düşen gerillanın bağımsızlık ve özgürlük için toprağa düştüğünü iddia edemez. çünkü PKK bağımsızlık hedefinden çoktan vazgeçmiş bulunmaktadır. Kongra Gel; ne bağımsızlık, ne federasyon ve ne de otonomi istemektedir. Devlet biçimi olarak ön görülmediği için savunulan demokratik konfederalizm tezinin Kürt sorununun çözümü açısından hiçbir değeri yoktur. Geriye demokratik cumhuriyet tezi kalmaktadır. PKK ve legal uzantıları; kendi ifadeleri ile Türkiye Cumhuriyetini demokratik bir içeriğe kavuşturmak için çalışmaktadır. Demokratik olmayan bir partinin cumhuriyeti nasıl demokratikleştireceği ayrı bir tartışma konusudur. Ancak Türkiye Cumhuriyetini demokratikleştirmek adına gerilla savaşını sürdürüyorum demek kadar saçma bir düşünce olamaz. Bu konuda bir deliyi bile ikna etmek mümkün değildir. Ne yazık ki tımarhaneye çevrilen Kürdistan’da bu deli saçması düşünceler yüzünden onlarca gerilla şehit düşmektedir. Kürdistan’da gerilla savaşı değil sadece cinayetler işlenmektedir. Kongra Gel ve legal uzantılarının Türkiye Cumhuriyeti ve kemalizm için onlarca gerillayı katletmeye hakkı yoktur. Abdullah öcalan ve PKK bu cinayetlerden derhal elini çekmeli veya geçerli bir hedef uğruna savaşmalı ya da savaşı derhal durdurmalıdır.

         çatışmaların yeniden başlamasının diğer bir nedeni; Abdullah öcalan üzerinde sürdürülen tecrit ve  “önderliksiz yaşam olmaz” gerekçesidir.

Türkiye’de idam kararı yoktur. Dolayısı ile öcalan’ın vurulma tehlikesi bulunmamaktadır. Bir “liderin” yaşamını devam ettirmek için başkasının kanını istemesi; - Newroz efsanesi-binlerce yıl önce Kürt halkı açısından isyan gerekçesi yapılmıştı. Bu zalimane uygulamanın, binlerce yıl sonra gerilladan istenmesi kelimenin gerçek anlamıyla tam bir trajedidir. Bir insanın yaşaması için bir başkasının ölümüne rıza gösterilemez. ölüm tehlikesi bulunmadığına göre sadece öcalan’ın özgürlüğü için onlarca gerillanın vurulması en hafif deyim ile işlenen cinayetler zincirine yeni halkaların eklenmesidir. Kürt halkının özgürlüğü olmadan öcalan’ın özgürlüğü olmaz. Defalarca kanıtlandığına göre hala tersinden ısrar etmek ve gerçekleşmesi mümkün olmayan boş bir amaç uğruna cinayet işlemeye devam etmek kadar adaletsiz ve zalimce bir uygulama olamaz.

         İşlenen cinayetlerin kınanması önemli bir adımdır. Ancak işlenecek cinayetlerin önlenmesi için yeterli bir tedbir değildir. Bunun için kınamadan daha çok birlik ve güç olmaya ihtiyaç vardır. Birlik olunmazsa tek başına kalan parti, grup ve şahsiyetlerin geçmişte olduğu gibi bundan sonra da etkisizleştirilmeleri zor olmayacaktır. Birlik olunmazsa cinayet işleyenler kadar kınayanların da halk nezdinde herhangi bir itibar ve inandırıcılıkları kalmaz. O zaman halk rahatlıkla şu yargıya varacaktır:
Birlik önünde hiçbir engel bulunmadığı halde eğer bunlar güç birliği yapmıyorlarsa; parti, grup ve şahsiyetleri bundan alıkoyan sadece yetki düşkünlüğü ve çıkar çelişkileridir.

         PKK’nin işlediği cinayetleri önlemek ve Kongra Gel’in legal uzantılarının siyaset üzerinde kurduğu tekelci zihniyeti kırmak açısından içinde bulunulan atmosfer son derece uygundur. İflas eden DEHAP’ın yerine kurulmak istenen Demokratik Toplum Hareketinin daha şimdiden yamalı bohça misali hiçbir fonksiyona sahip olmadığı açığa çıkmış bulunmaktadır. Ortada örgütsüz, ancak büyük bir yurtsever, demokratik çoğunluk vardır. Yeni bir Kürt oluşumuna her kesimin şiddetle ihtiyacı vardır. Bunun için birilerinin öncülüğe cesaret etmesi ve tüm parti ve şahsiyetlerin yetki ve çıkar çelişkilerini bir tarafa bırakarak birlikte hareket etmesi gerekir.

         Kürt hareketinin siyasal öncüleri ve aydınları samimiyet sınavından geçmektedir. Yurtseverliklerinde tutarlı olanlar şahsi çıkar ve yetkilerini bir tarafa bırakarak Kürt halkının asgari talepleri uğrunda güçlerini birleştirmek zorundadır.
Bunun için;

- Kürt sorununa şiddeti bulaştırmadan demokratik yollardan çözmek
isteyen,

- Kimden gelirse gelsin her türlü terör ve cinayete karşı çıkan,

- Demokrasiyi yaşam biçimi olarak kabul eden,

- Kürt halkının birliğinden yana olan,

- Kürdistan’ın diğer parçalarındaki tüm kazanımlara sahip çıkan,

- Avrupa Birliğinden yana olan ve ABD’nin Ortadoğu müdahalesini
benimseyen

- Ve Kürt problemini federal sistem çerçevesinde çözmek isteyen tüm
Kürt parti, grup ve bağımsız şahsiyetleri ile birleşmeye çağırıyor, bu temelde mücadele veren tüm hareketleri hiçbir ön koşul öne sürmeden desteklemeye hazır olduğumuzu belirtiyoruz.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe