Türkiye yeni bir sürece giriyor.
Türkiye’nin yakaladığı bu olumlu atmosferin devam etmesi ve kalıcı hale gelmesi, referandum sürecinde bir kez daha görüldüğü üzere, esas olarak Kürt sorununun çözümüne bağlıdır. Ancak, Kürt sorununun çözümü konusunda, tarihin hiçbir döneminde görülmeyen son derece elverişli koşullar yakalanmasına rağmen, süreci her an sabote edecek bir dizi problem orta yerde durmaktadır.
Nizamettin Taş
23.12.2010 - 17:56
        Türkiye yeni bir sürece giriyor.
        Türkiye’nin olumlu yönde gidişatını belirleyen gelişmeleri birkaç ana başlık altında şöyle özetlemek mümkündür.
           1-Ateşkesin yeniden uzatılması, Türkiye’de giderek gelişmekte olan çözüm atmosferini olumlu yönde etkilemeye devam etmektedir. Demokrasi güçlerinin bu olumlu iklimden etkilenerek daha cesaretli adım attıklarına tanık olmaktayız.
           2-Başarılı olup olmayacağı tartışmalı bir konudur; ancak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Deniz Baykal ve Önder Sav ekiplerini ekarte ederek CHP’nin başına geçmesi, kim ne derse desin, daha şimdiden, CHP’de kemikleştiğine inanılan dogmatik yapının önemli ölçüde çözülmesine neden olmuştur. Başarılması hayli zor görünmesine rağmen, ortaya çıkan tarihsel fırsatın iyi değerlendirilmesi halinde CHP’nin belki de ilk defa sosyal demokrat bir çizgiye çekilmesi mümkün olacaktır.
           3-Birçok devleti çöküntünün eşiğine getiren ekonomik krizin Türkiye’yi teğet geçmesi ve başta Ortadoğu olmak üzere genel planda Türk devletinin daha etkin duruma gelmesi, başbakan Erdoğan’ın manevra sahasını tahminlerin ötesinde genişletmiş ve iç politikada daha inisiyatifli davranmasına yol açmıştır. AKP’nin başta Kürt problemi olmak üzere kronikleşmiş pek çok soruna geçmişten farklı olarak daha cesur bir yaklaşım göstermesi ve seçimden sonra yeni anayasa sözünü vermesinin esas nedeni referandumdan istediği sonucu elde etmesi ve ateşkes sürecinin verdiği güven ortamı içerisinde Türkiye’nin görece yakaladığı istikrarlı gelişmelerden kaynaklanmaktadır.
        Türkiye’nin yakaladığı bu olumlu atmosferin devam etmesi ve kalıcı hale gelmesi, referandum sürecinde bir kez daha görüldüğü üzere, esas olarak Kürt sorununun çözümüne bağlıdır.
        Ancak, Kürt sorununun çözümü konusunda, tarihin hiçbir döneminde görülmeyen son derece elverişli koşullar yakalanmasına rağmen, süreci her an sabote edecek bir dizi problem orta yerde durmaktadır.
        Abdullah Öcalan’ın, Türk devletinin kendisini bir kez daha oyalayarak kandıracağına dair duyduğu yoğun endişeden dolayı ateşkes sürecini seçim sonrasına bırakmadan ve süresini neredeyse yarı yarıya kısaltarak 1 Mart tarihine indirgemesi ve ardından bir kez daha yaz aylarına sarkıtması, olumlu gidişatın çok kırılgan bir zemin üzerinde seyrettiği ve süreci her an tersine çevirecek bir dizi tehlikeli bağrında taşıdığını göstermektedir. 
        Çünkü, genel nedenlerden daha çok, Türkiye’nin içinden geçtiği seçim atmosferinden dolayı, PKK’nın duyduğu endişenin bir benzerini, fakat tam tersi nedenlerden dolayı iktidar partisi de taşımaktadır. 
        Türkiye’de, genel seçim arifesinde, Kürt sorununun çözümüne kalkışacak ve bu konuda radikal adım atmaya cesaret edebilecek hiçbir iktidar partisi olamaz. 
        Fakat bu durum “yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal” misali Türkiye’yi içinden çıkılması hayli zor bir ikilemle karşı karşıya bırakmaktadır.
        Türk devletinin Abdullah Öcalan’ın çağrılarına cevap vermemesi; şüphesiz, şoven-milliyetçi kesimlerin AKP’ye verdiği desteğin devam etme ihtimalini hayli güçlendirmektedir.
        Buna karşılık PKK’nın eylemlere yeniden başlaması önemli oranda istikrar sağlayan ve buna bağlı olarak manevra alanı giderek genişleyen Türkiye’nin son dönemlerde kazandığı inisiyatifi büyük ölçüde yitirmesine neden olacaktır.
        Türkiye’nin bu çetrefilli sorunu nasıl çözeceği, ilgili tüm çevreler tarafından merakla izlenmektedir.
                                                                                                                                                                                                              21 Aralık 2010
                                                                                                                                                                                                               N.TAŞ  (Botan Rojhılat)
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe