Türkiye'nin Belirsiz Geleceği
         Amerika’nın gerçekleştirmek istediği ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin en önemli saç ayağını İran’daki İslami rejimin değiştirilmesi oluşturmaktadır. Amerika’nın tüm dayatmalarına rağmen, Türkiye, bırakalım bu projeye destek sunmayı, tam tersine, İran’a olası her müdahaleyi sabote etmek için çok aktif bir rol oynamaktadır.
Nizamettin Taş
03.05.2008 - 21:03
                                                                      Türkiye’nin Belirsiz Geleceği

Türkiye; garip ve anlaşılmaz olayların yaşandığı, sonu belirsiz kaotik bir dönemden geçmektedir. Her fırsatta, bin yıllık devlet deneyimine sahip olduğunu bıkmadan tekrarlayan Türkiye; şayet çöküş dönemlerinde rastlanan yönetim basiretsizliğinin bir benzerini yaşamıyorsa, o zaman iç zaaflara oturtulan çok kapsamlı bir dış operasyona tabi tutulmaktadır.

 Türkiye’yi dış operasyonlara maruz bırakan sorunları şu şekilde özetlemek mümkündür.
 
--- Türkiye’nin ufkunu açan Avrupa Birliği perspektifinden önemli ölçüde saptığı ve bu temelde reform paketlerinin bir yıldan daha uzun bir süredir askıya alındığı görülmektedir.
 
--- Amerika’nın gerçekleştirmek istediği ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin en önemli saç ayağını İran’daki İslami rejimin değiştirilmesi oluşturmaktadır. Amerika’nın tüm dayatmalarına rağmen, Türkiye, bırakalım bu projeye destek sunmayı, tam tersine, İran’a olası her müdahaleyi sabote etmek için çok aktif bir rol oynamaktadır.
 
--- Amerika Afganistan’da büyük sorunlar yaşamaktadır. NATO müdahalesine rağmen, Taliban güçlerine karşı başarılı olunmadığı görülmektedir. Buna birde Pakistan problemi eklenmiş bulunmaktadır. 

     Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan üzerinde tarihten gelen bir nüfuzu bulunmaktadır. Amerika ve Avrupa Birliği; Türkiye’den, NATO çerçevesinde bu nüfuzunu etkili bir tarzda kullanmasını istemektedir. Türkiye bu istemlere her seferinde bir bahane uydurarak sırt çevirmektedir.
 
--- Amerika ve Avrupa Birliği; Türkiye’nin Irak’ın içişlerine müdahale etmemesini ve Federal Kürdistan yönetimini tanıyarak uzlaşmasını istemektedir. PKK’ya karşı verdiği desteği bu şarta bağlamasına rağmen, Türkiye’nin verdiği sözden cayarak operasyondan sonra bu temelde adım atmaması veya ağırdan alması, Amerika’yı ciddi şekilde rahatsız etmektedir

. --- Türkiye’nin kuzey Kürdistan’da Kürt sorununun çözümüne dönük kayda değer hiçbir adım atmaması, Amerika ve Avrupa’yı kaygılandıran diğer bir konu olmaktadır. 

       Şüphesiz, Türkiye’yi kaos girdabına sürükleyen nedenler sadece dış problemlerden kaynaklanmamaktadır. Türkiye’nin ayrıca yaşadığı çok ağır iç sorunlar bulunmaktadır.
 
--- Türkiye’nin yaşadığı tüm sorunların kaynağında Kürt problemi yatmaktadır. Türkiye son operasyonlarda görüldüğü gibi, sorunu siyasal yollarla çözmek yerine, askeri yöntemlerle bastırmayı ısrarla devam ettirmek istemektedir. Türkiye’de Kürt sorununun varlığı, daha doğrusu çözümsüzlüğü, mevcut durumda, militarist yapının varlık gerekçesi sayılmaktadır. 

    Türk ordusunun askeri yöntemlerde ısrar etmesi, Türkiye’de demokratik sistemin yerleşmesini önemli ölçüde zaafa uğratmaktadır. Ancak asıl problem, dışta, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği ve Kıbrıs ve Kürt sorunu konusunda çıkmaktadır.
 
--- Türkiye’de asker-sivil Kemalist bürokratik yapının bir türlü iktidarı bırakmak istememesi; Kürt, Türk ayrışmasına laik, anti laik cepheleşmesini ekleyerek toplumu hızla bir iç çatışmanın içine sürüklemektedir.

--- Türkiye’de küresel sermaye ile içe kapanmacı Kemalist bürokratik yapı arasında kıyasıya bir iktidar savaşı yaşanmaktadır. Dışa bağımlı ekonomik yapı, Türkiye’nin kapılarını dış operasyonlara karşı ardına kadar açık bırakmaktadır. Türk ekonomisi zaten yeni bir krizin eşiğinde bulunmaktadır. Başta Amerika olmak üzere dünya ekonomisinde yaşanan ağır sorunların Türkiye kıyılarını daha şiddetli vurması halinde tsunami benzeri bir felaketin gelmesi kaçınılmaz görünmektedir. 

      Türkiye’de yaşanmakta olan iktidar savaşı; mevcut durumda, küresel sermayenin ekonomik ve siyasal alanda yaptığı dış müdahale, PKK ve Ergenekon’a karşı sürdürülen operasyonlar ve AKP’nin kapatılma davası üzerinden sürmektedir. 

      Kemalist cephe; AKP’nin Kürtlerin desteğine dayanmadan ayakta kalamayacağını gayet iyi bilmektedir. İç-dış birçok çevre tarafından KCK’nin ve gerçekleştirdiği şaibeli bazı eylemlerin AKP’nin yıpratılmasında etkili bir silah olarak kullanılacağı anlaşılmaktadır. 

      AKP’nin karşı hamle olarak düşündüğü Ergenekon operasyonunun sonuç vereceğine dair kararlı bir tutum görünmemektedir. Laik kesimin yargı darbesini gerçekleştirerek kapatma davası açması, zaten sıkışık durumda olan AKP’yi büsbütün köşeye sıkıştırmış bulunmaktadır. 

       Türkiye’nin önü, en azından yakın dönemde karanlık görünmektedir. 

       Türkiye’nin belirsiz olan geleceğini üç ana başlık altında formüle etmek mümkündür.
 
--- Zayıf bir ihtimal de olsa, birbirine üstünlük sağlayamayan tarafların uzlaşma ihtimali bulunmaktadır. Şayet uzlaşma sağlanırsa buna Kürt sorunundan duydukları ortak korku neden olacaktır.

--- Mevcut olumsuz gidişatı durdurma anlamına gelen uzlaşma seçeneğinin dışında Türkiye’nin tek kurtuluş yolu bulunmaktadır. Türkiye’nin tarihinin hiçbir döneminde kendi öz dinamikleri ile çıkış yapamadığını biliyoruz. Türkiye ve AKP’nin kurtuluş reçetesi Avrupa Birliğinin elinde bulunmaktadır. Kürt sorunu konusunda atılacak bazı olumlu adımlar ve demokratik açılıma yol açacak köklü anayasal değişiklikler sadece AKP’yi değil, aynı zamanda Türk devletini içinde bulunduğu dar boğazdan kurtaracak tek sihirli anahtardır.
 
--- Şayet AKP ürkek davranır ve anayasa değişikliğine cesaret etmezse, o zaman yönetim yeniden devletin gerçek sahibi olan Kemalistlerin eline geçecektir. İçe kapanmacı bürokratik yapının Türkiye’yi uzun süre yönetmesi mümkün değildir. Eninde sonunda iktidarı Avrupa Birliğinden yana ve demokratik reformları hayata geçirmekte kararlı olan bir oluşuma devretmek zorunda kalacaktır. Ancak bu arada Türkiye zorlu, gelişme potansiyelini önemli ölçüde tüketmiş ve birkaç yıl geriye giden çatışmalı bir dönemden geçtikten sonra düzlüğe çıkmış olacaktır.
30 Nisan 2008

Botan Rojhılat- N. TAŞ
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe