Yalanlar ve Gerçekler -III-
Gerilla tarafından esir alınan askerlere bırakalım işkence etmek, tek bir olumsuz laf dahi atılmış değildi. Buna karşılık esir alınan bir gerillanın tedavi edildikten sonra helikopterden atılarak paramparça edildiğini bizzat televizyon görüntüleri ispatlıyor. Şimdi yapılması gereken birilerin bu cani generali mahkemeye vermesi ve yargılanarak mahkûm olmasını sağlamaktır.
Nizamettin Taş
14.12.2008 - 15:44
Yalanlar ve Gerçekler

                                                                                          -III-  

         1994 yılında yaptığımız en büyük hata hiçbir hazırlığa dayanmadan Yüksekova’ya yüklenilmesidir. çete köylerinin kaldırılmasından sonra, Zağros eyaletinin hedef cephesi doğal olarak Hakkari ve Yüksekova çevresinde konumlanan askeri birlikler olmuştu. Yüksekova ve Hakkari’ye yüklenilmesi için ilk etapta Dostki vadisinde konumlana düşman güçlerinin temizlenmesi gerekiyordu.

 

         Zağros eyaleti; daha önce, bölük düzeyini aşan hiçbir gerilla birliğini kuzey bölgelerinde konumlandırmamış ve kapsamlı tüm eylemlerini sınır hatlarında gerçekleştirmişti. Buna karşılık Botan eyaleti tabur, alay düzeyindeki güçlerle her türlü kapsamlı eylem ve harekatı bizzat içerde gerçekleştiriyordu.

 

         Zağros eyaletinin hazırlık düzeyi ve farklı koşulları göz önünde bulundurulmadan aynı kapsamlı harekatların burada düzenlenmek istenmesi, hesapta olmayan bir dizi sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştu.

 

         Her şeyden önce Zağros güçleri sadece baskınlara ve güneyde üslenmeye alışmıştı. Kuzey cephesinde, kapsamlı harekatları karşılayacak düzeyde kalıcı bir alt yapı hazırlığı yapılmamıştı. Hiçbir keşif ve hazırlığa dayanmadan üç yüz elli gerillanın Dostki mıntıkasına yüklenmek için çarçela dağına çıkması, düşmanın erkenden uyanmasına neden olmuştu. Gerillanın kapsamlı bir harekat düzenlemek amacıyla Gever- Y. Ova- mıntıkasına geldiği anlaşılınca Türk ordusu kendisini korumak için operasyona çıkmak zorunda kalmıştı. Ancak çarçela dağı tümden gerillanın elinde bulunduğu için, saldırıya geçmesi halinde darbe alarak başarısızlığa uğrayacağını gayet iyi biliyordu. Bu açıdan çatışmaya girmekten çok geniş bir çember atarak gerillayı pusuya düşürme ve kuşatmaya almak gibi uzatmalı bir taktiğe başvuruyordu. Düşmanın bu taktiği yüzünden operasyonun ilk gününde daha çok gerillanın inisiyatifinde küçük çaplı karşı saldırılar gerçekleştirilmiş ve şiddetli olmayan çatışmalar akşama kadar birkaç noktada devam etmişti. Operasyonun ilk gününde sadece bir takım komutanı arkadaş yaralanmıştı. Ancak kan kaybından dolayı yürüyemeyeceği anlaşılmıştı. Bakımı için yanına bir arkadaş verilerek gizli bir barınağa nakledilmişti. Fakat ertesi gün talihsiz bir olay yaşanmış ve yaralı arkadaşın yeri düşman tarafından tesadüfen bulunmuştu. Yaralıya bakmak için bırakılan arkadaş öğleden sonra su almak için dereye inince, geri çekilmekte olan askerlerle karşılaşmış ve çatışmaya girerek şehit düşmüştü. çevreyi aramadan geçiren askerlerin daha sonra yaralı arkadaşı bulduğu ve Osman Pamukoğlu’nun yanına götürdüğü anlaşılmaktadır. çünkü yaptığı televizyon programında- Kan Uykusu- yaralı ele geçen arkadaşın görüntüleri verilmişti. Türk ordusunun insani yönünü göstermek için güya yaralı ele geçirilen ‘teröristlere’ iyi davranıldığı ve tedavi edildiği biçiminde görüntüler verilmişti. Oysa bu çekimler yapıldıktan hemen sonra Şırnak’ın Gundıke Remo köyünden gerilla saflarına katılan bu takım komutanı – Sekvan-arkadaş helikoptere bindirilerek Cilo dağının eteklerinde araziye atılarak paramparça edilmişti. Bu arkadaşın önce tedavi edilip sonra helikopterden atıldığını kimse bilmiyordu. Daha sonra korucular bu bilgiyi vermişti. Ancak arkadaşın cenazesi bulunmadığı için bunu ispat etmek mümkün değildi. Pamukoğlu kendisini övmek için program yaparken anlaşılan bilmeden suç delillerini kendisi sunmuş bulunmaktadır.

 

         Gerilla tarafından esir alınan askerlere bırakalım işkence etmek, tek bir olumsuz laf dahi atılmış değildi. Buna karşılık esir alınan bir gerillanın tedavi edildikten sonra helikopterden atılarak paramparça edildiğini bizzat televizyon görüntüleri ispatlıyor. Şimdi yapılması gereken birilerin bu cani generali mahkemeye vermesi ve yargılanarak mahkûm olmasını sağlamaktır.  

 

         çarçela operasyonunda ikinci bir kayıp daha yaşanmıştı. çatışmalardan sonra Cilo dağının eteklerine yapılan geri çekilme esnasında sabaha karşı artçı gruptan dört arkadaş pusuya düşerek şehit düşmüştü. Aslında Türk ordusunun pusu atan birlikleri tüm gerilla güçlerini tuzağa düşürme fırsatını ele geçirmişti. çünkü gerilla birlikleri pusu atan askerlerin gözü önünde geri çekilmiş ve sabah saatlerinde yol atarak ancak öğleye doğru Cilo dağına ulaşabilmişti. Osman Pamukoğlu’nun o çok övündüğü ordusu gündüz saatlerinde ve mahkum arazide neredeyse yarım gün kalmasına rağmen hiçbir biçimde gerillanın üzerine gelme cesaretini gösterememişti.

 

         Osman Pamukoğlu’nun başarı hanesine yazdığı operasyonun gerçek hikayesi budur. Burada Türk ordusunun askeri hiçbir başarısı kesinlikle yoktur. Sadece hiçbir hazırlığa dayanmadan ve kendine aşırı güvenmenin yarattığı hatalardan kaynaklanan talihsiz kayıplar yaşanmıştı. 

 

         Bu operasyondan sonra, şüphesiz, artık Y.Ova ve Hakkâri çevresinde harekat düzenlemenin imkanı kalmamıştı. Zağros gücünün ağırlıklı bölümü yeniden sınır hattına dönmek zorunda kalmıştı. Türk ordusunun komuta kademesi şu konuda övünmekte haklıdır. O yıl bir daha Hakkâri kırsalının düşmandan temizlenmesi fırsatı yakalanamamıştı. Ancak Zağros güçlerinin Hakkâri çevresinden taktik olarak geri çekilmesi, Türk ordusuna ağır darbeler indirmekten kesinlikle alı koymamıştı. Nitekim geri çekilmeden hemen sonra Kinyanış karakoluna baskın yapılmış ve tüm mevziler ele geçirilerek karakol kullanılamaz hale getirilmişti. Daha önce belirttiğim gibi Türk devleti, 1996 yılında bu karakolu ve Eriş taburunu savunamadığı için kaldırmak zorunda kalmıştı
 15 Kasım 2008                                                                      Botan Rojhılat. N.TAŞ

 

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe