Yeni Yıla Ulusal Birlik Umudu İle Giriyoruz...
          Yıllardır birbirine karşı düşmanca duygular besleyen ve birlikte hareket edecekleri asla düşünülmeyen bir çok çevre  ve bağımsız şahsiyetin aynı toplantıda yan yana gelmesi ve ulusal sorunun çözümü için her türlü fedakarlıkta bulanacaklarını beyan etmeleri gelecek açısından umut verici bir durumdur.
Nizamettin Taş
18.01.2006 - 21:33
           Ulusal birlik yönünde, bir çok cephede süren çalışmaların, giderek olgunlaştığını görmekteyiz. En son Diyarbakır’da yapılan toplantı bunun somut bir kanıtıdır. Yıllardır birbirine karşı düşmanca duygular besleyen ve birlikte hareket edecekleri asla düşünülmeyen bir çok çevre  ve bağımsız şahsiyetin aynı toplantıda yan yana gelmesi ve ulusal sorunun çözümü için her türlü fedakarlıkta bulanacaklarını beyan etmeleri gelecek açısından umut verici bir durumdur. Bu toplantıları henüz başlangıç adımları olarak değerlendirmek gerekir. Daha ilk adımda bile bir çok çevrenin ilgisini çekmiş ve gelecek vaat ettiği için, otuz yıl, örgütsel açıdan siyasete ara veren bazı grupların yeniden toparlanmasına yol açmıştır. DDKD, KAWA ve Rızgari çevrelerinin yeniden örgütlemek üzere eski üyelerine çağrıda bulunması olumlu yönde değerlendirilmesi gereken girişimlerdir. Düşünce ve örgütlenmelerin çokluğundan zarar gelmez. Tam tersine bunlar ulusal birlik çalışmalarının hizmetine koşulursa zenginliktir. Bu arkadaşlarımıza başarılar dilerken bir kez daha eski dar grup anlayışına düşmeden ve kendi örgütsel çabalarını ulusal birlik çalışmalarının önüne değil, bu yönde atılan her adımı sonuna kadar destekleyecek bir pozisyon içerisinde olmalarını bekliyoruz. Bu tarzda davranırlarsa çok seslilik siyaset ortamına yeniden egemen olacak ve PKK’nin tekelci zihniyeti daha rahat kırılacaktır.

         Kürt halkının düşünce zenginliği ve ulusal birliğe ihtiyacı vardır.

Ulusal demokratik güçlerin tartışma ortamını zenginleştirmeleri için uzlaşma kültürünün daha fazla geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Sekter, dogmatik ve kendini dayatan anlayışların Kürt özgürlük mücadelesine hiçbir katkısı yoktur. Birlik çalışmalarında somut sonuçların alınması için; ideolojik farklılıkları öne süren, ‘ben bağımsızlık istiyorum, bunun altına düşmem’
diyen arkadaşların daha anlayışlı olmaları, heyecana kapılmadan savundukları düşüncelerin birlik önünde engel teşkil etmediklerini görmeleri gerekir. Bu tür dayatmalardan uzak durulursa daha iyi sonuç almak mümkündür.
         Ulusal birlik yönünde yapılan toplantılara büyük değer biçmek ve hiçbir beklentiye girmeden mutlaka katılmak gerekir. Bir çok çevre ile yaptığımız temaslardan, aslında birlik istedikleri, ancak daha önce yapılan bir çok girişimden sonuç alınmadığı için tereddüt geçirdiklerini görmekteyiz. Bu yaklaşımın artık aşılmasında fayda vardır. Güç verildiği oranda daha somut sonuç elde etmek mümkündür.
         Birlik yönünde eksik kalan ve bizimde kaygı duyduğumuz en temel konu yurtsever islamcı kesimlerin toplantılara çekilmesi için yeterli bir çabanın gösterilmemesidir. İslamcı  kesimlerin gücü olsun olmasın bu ulusun bir parçasıdır ve ulusal birlik çalışmalarının dışında tutulması son derece yanlıştır. Geniş bir yurtsever İslamcı kesimin olduğuna inanıyoruz.
          Demokrasiye inanan hiçbir hareket ideolojik argümanları gerekçe yaparak bu kesim ile ittifak etmeyi sabote edemez. Onun için 39 kişiden oluşan komisyonun bazı üyelerinin –ya da bunun dışında birlik çalışmalarına gönül veren bazı kişi yada çevrelerin- özel olarak görevlendirilerek islamcı çevrelerle yeniden ilişkiye geçilmesi ve birlik çalışmalarına dahil edilmesi son derece isabetli olacaktır.
         Birlik çalışmalarının ivme kazanması ve kitlelerin bu çabalara destek vermelerini sağlamak için bazı pratik adımlara ihtiyaç vardır. Birlik çalışmalarına destek veren tüm çevre ve şahsiyetlere bir kez daha ricada bulunuyoruz. Kürt halkını ilgilendiren her konuda daha duyarlı davranmaları ve bunun için somut bazı adımları atmaları gerekir. Bir Kürt vurulduğunda cenazesine sahip çıkmak insanlığın, yurtseverliğin bir gereğidir. örneğin bir gerilla vurulmuş, ya da Mersin, Şemdinli, ya da Yüksekova’da bir yurtsever şehit düşmüş, bunlar PKK taraftarı deyip uzak durmayın. Şehitler hiçbir partinin malı değildir. Bütün şehitleri sahiplenmek gerekir. Halk kimi yanı başında görürse ona inanır ve güvenir. Şemdinli’de bir olay oldu, gitmeyen kimse kalmadı, en çok aktiflik göstermesi gereken yurtsever çevrelerin hiç birisi gerekli duyarlılığı göstererek bir baş sağlılığına dahi gitmedi. Kitleselleşme bu tarzda olmaz. Bu hareketlenmenin mutlaka geliştirilmesi gerekir.

          Ulusal birlik çalışmalarının diğer ayağı Güney Kürdistan ve Avrupa’da sürmektedir. Birlik çağrısını yaptıktan sonra bir çok çevreden son derece olumlu yanıtlar almaktayız. Bir çok örgüt ikna olmuş durumda, bağımsız onlarca şahsiyet ile temaslarımız devam ediyor. Avrupa’da bu yönlü çabalara biraz daha destek verilirse inanıyoruz ki bahar aylarında bir konferans ile bunu somut bir girişime dönüştürebiliriz. Bütün örgüt ve şahsiyetleri bu yönlü çabalara en aktif bir tarzda destek vermeye bir kez daha davet ediyoruz.
         PKK’den ayrılan arkadaşlarla yeniden bir araya gelmek için ileri bir mesafe alınmış durumdadır. Geniş bir kesim ile temaslarımız devam ediyor. Şahsen, telefon, mektup ve internet üzerinden ilişkilerimizin sürdüğü bu arkadaşlarımızla bir araya gelmek için daha somut bir girişime ihtiyaç vardır. Yakında somut sonuç alacağımıza inanıyor ve bu temelde hareket edeceğimizi belirtmekle yetiniyoruz.
          Bu yılın halkımızın kazanımlarını güçlendirmesini, ulusal birliğin sağlanmasını, insanlığa kutlu olmasını diliyorum.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe