Yeniden Altı Çizilmesi Gereken Gerçekler
              PKK; tarihinin hiçbir döneminde siyasal mücadeleye ağırlık vermediği halde, 90-93 serhıldanlarını bir tarafa bıraksak bile, son Hakkari, Batman ve Diyarbakır daki kitlesel kalkışın nasıl güçlü bir çözüm potansiyeline sahip olduğu ve savaşın bu süreci sabote etmekten başka bir işleve sahip olmadığını açık bir şekilde göstermiş bulunmaktadır. Kuzey Kürdistan da örgütlü tek güç olduğu için, kitlesel her eylemi kendisine mal eden PKK; serhıldan hareketini siyasal içeriğinden boşaltarak, ulusal demokratik talepler ile hiç ilgisi olmayan -görüşme talebi ve sağlık sorunları gibi- bir takım amaçsız eylem biçimlerine mahkum etmesine rağmen, Kürt halkı saptırıcı her türlü girişime karşı büyük bir direnç göstererek ulusal kurtuluş mücadelesine sonuna kadar sahip çıkmaktadır. Newroz gibi ulusal mücadeleye ivme kazandıran tüm etkinliklerde yüz binlerce insan çok aktif bir tarzda yer alırken, tecridi protesto eden eylemlerin marjinalleşerek ancak korsan düzeyinde yapılması, Kürt halkının kitlesel olarak, sadece siyasal demokratik yöntemlere itibar ettiğini açık bir şekilde kanıtlamaktadır.
Nizamettin Taş
17.04.2006 - 21:39
&p[url]=http%3A%2F%2Fwww.pwdnerin.com%2Fmakale%2Fnizamettin_tas%2Fyeniden-alti-cizilmesi-gereken-gercekler&p[images][0]=http://www.pwdnerin.com/images/logo.png" onclick="javascript:window.open(this.href, '', 'menubar=no,toolbar=no,resizable=no,scrollbars=no,height=400,width=600'); return false;">

                                                                      Yeniden Altı çizilmesi Gereken Gerçekler
                                                              
         Diyarbakır olayları; PKK den ayrılmamızın ne kadar haklı ve doğru gerekçelere dayandığını bir kez daha açığa çıkartmış bulunmaktadır. PKK den; ulusal çizgiden saptığı, kendini reforma tabi tutarak değişim-dönüşüm stratejisine uygun yeni bir yapılanmaya kavuşturmadığı ve Stalinist sistemi bağnazca koruduğu; tüm enerjisini siyasal demokratik mücadeleyi geliştirmek yerine Kürt halkına zarar veren ve sadece militarizmin etkinliğini perçinleyen anlamsız bir savaşta ısrar ettiği için ayrıldık. PKK nin değişebileceğine dair binde bir ihtimal olsaydı, ayrılmayı asla tercih etmezdik. Fakat örgüt saflarında yapılması gereken her çabayı gösterdikten sonra PKK nin donmuş, dogmatik yapısının değişime kesinlikle izin vermediği, sorunun yönetim ve yapının yeteneksizliğinden değil, sisteminin kendisinden kaynaklandığını büyük bir açıklıkla gördük.

         PKK nin kastlaşarak kendi karşıtına dönüştüğü ve ulusal kurtuluş mücadelesini Kürdistan ın her dört parçasında tahrip etmekten başka bir işlevinin kalmadığını göstermek açısından, son gelişmeler bağlamında stratejik değer taşıyan bazı konulara değinmekte yarar vardır.

         ---PKK nin ittifaklar politikasını tamamen yanlış buluyor ve soğuk savaştan kalan bu yaklaşımın kesinlikle terk edilmesi gerektiğini savunuyoruz. PKK yi bu dünyada dost gören tek bir ülke ve örgüt yoktur. Amerika ve Avrupa nın terör listesine alarak dünyadan izole etmek istediği İran ve Suriye gibi ülkeler bile günümüz koşullarında PKK yi terörist örgüt olarak görmektedir. Kürt halkının onurunu ayağa düşüren ve özgürlük mücadelesinin haklı ve meşru imajını zedelemekten başka bir sonuç vermeyen bu yaklaşım tarzının bağnazca savunulmasının izah edilecek hiçbir tarafı yoktur. Yalvar yakar ittifak etmek istedikleri İran ve Suriye devletlerinin her an uygar dünyanın müdahalesine maruz kalabileceğini bile görmeyecek kadar kör ve gerçeklerden kopan PKK yönetiminin bir akrep misali kendini ve Kürt özgürlük mücadelesini zehirlemeye neden olan bu çağ dışı yaklaşım tarzını demode olmuş anti emperyalist söylem ile savunmaya çalışması, pastarların son bir yıl içerisinde onlarca gerillayı vurduğu gerçeğini değiştirmeye yetmemektedir. Sadece bu yıl içerisinde PKK nin dost gördüğü ve ittifak etmek istediği İran ve Suriye rejimleri yüzden fazla gerilla ve kadroyu Türkiye ye teslim etmiş bulunmaktadır. PKK nin izlediği ittifaklar politikasının sonu yoktur; çünkü kendisini hedef durumuna getirmek için her türlü gerekçeyi bizzat kendisi yaratmış ve herhangi bir operasyon gerçekleştiğinde manevra yapabileceği hiçbir saha bırakmayarak son derece tehlikeli bir konum içerisine sokmuş bulunmaktadır.

         ---PKK nin devam ettirmek istediği savaşın mantıklı hiçbir gerekçesi yoktur. Kürdistan da gerilla savaşı oynaması gereken rolü her cephede yerine getirmiştir. çözümün siyasal demokratik yöntemlerle sağlandığı bir dönemde savaşta ısrar etmek cinayet işlemekten başka bir anlam ifade etmemektedir. PKK nin hedefler programı ile savaş mantığı arasında izahı mümkün olmayan bir çelişki bulunmaktadır. PKK eski bağımsızlıkçı çizgisinden tamamen vazgeçerek demokratik cumhuriyet çerçevesinde dil ve kültür haklarını talep etmektedir. Aslında bu talepleri bile sadece kağıt üzerinde savunmaktadır. PKK; özü itibariyle genel af çerçevesinde Öcalan ın özgürlüğü ve muhatap alınması dışında hiçbir hedefe sahip değildir. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu talepler uğruna gerilla savaşının sürdürüldüğü görülmemiştir. Kendini af ettirmek ve muhatap alınmak karşılığında başkasının ve arkadaşının canına kast etmek kadar insanlık dışı bir davranış olamaz. Kürdistan da  gerilla savaşı değil, bir canın af edilmesi karşılığında, yoldaşlık hukuku istismar edilerek yüzlerce kahraman feda edilmektedir. Bunun dışında ileri sürülen hiçbir gerekçenin kıymet-i harıbiyesi yoktur.

         PKK nin hedefler programına bakıldığında savaşı gerektirecek hiçbir neden yoktur. Kürt probleminin çözümüne ilişkin stratejik hiçbir plan sunmadığı halde ısrarla savaşı devam ettirmek istemesinin başka nedenleri vardır. PKK; şiddeti Kürt sorununu çözmek için değil, Türk devletine, “Öcalan ı serbest bırakmaz ve onu muhatap almazsan senin başına bela olmaya devam ederim” mesajını vermek için sürdürmek istemektedir. Teröre başvurmasının ayrıca önemli iki nedeni daha vardır. PKK; Kürdistan coğrafyasında demokratik atmosferin hakim olması halinde çözülerek marjinal hale geleceğini gayet iyi bilmektedir. Şiddete başvurarak bir taraftan muhalefeti etkisiz duruma getirirken diğer yandan devlete karşı savaş sürdüren bir parti görüntüsü çizerek kitle desteğini muhafaza etmek istemektedir.

         PKK nin şiddet eylemlerinde ısrar etmesinin diğer bir nedeni, Türk ordusunun talimatları doğrultusunda savaşı sürdürmek zorunda bırakılmasıdır. Türk  ordusunun siyaset üzerindeki hakimiyetini devam ettirmek için terör gerekçesinden başka silahı yoktur. Türk ordusu; kendi konumunu güçlendirmek için kontrollü bir şiddetten yarar görmektedir. Bu açıdan elinde esir bulundurduğu Abdullah Öcalan ın talimatları doğrultusunda harekete geçen PKK nin gerçekleştirdiği eylemleri gerekçe göstererek bir yandan haklı ve meşru olan Kürt özgürlük mücadelesini dünyadan tecrit ederken diğer taraftan terör ve güvenlik sorununa sığınarak devlet üzerindeki hakimiyetini pekiştirmeye devam etmektedir.

         ---1993 yılından sonra, PKK nin ısrarla gerilla savaşına devam etmesi ve siyasal mücadeleye ağırlık vermemesi, Kürt halkına çok pahalıya patlayan stratejik bir hataydı. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra gerilla savaşını sürdürmenin koşulları kalmamıştı. Kürt halkının o tarihten sonra tüm enerjisini siyasal demokratik mücadele yöntemlerine vermesi gerekiyordu. Siyasal mücadele stratejisinin benimsenmesi halinde tarihin seyrinin bambaşka gelişeceğinden en ufak bir kuşkumuz yoktur.

         PKK; tarihinin hiçbir döneminde siyasal mücadeleye ağırlık vermediği halde, 90-93 serhıldanlarını bir tarafa bıraksak bile, son Hakkari, Batman ve Diyarbakır daki kitlesel kalkışın nasıl güçlü bir çözüm potansiyeline sahip olduğu ve savaşın bu süreci sabote etmekten başka bir işleve sahip olmadığını açık bir şekilde göstermiş bulunmaktadır. Kuzey Kürdistan da örgütlü tek güç olduğu için, kitlesel her eylemi kendisine mal eden PKK; serhıldan hareketini siyasal içeriğinden boşaltarak, ulusal demokratik talepler ile hiç ilgisi olmayan -görüşme talebi ve sağlık sorunları gibi- bir takım amaçsız eylem biçimlerine mahkum etmesine rağmen, Kürt halkı saptırıcı her türlü girişime karşı büyük bir direnç göstererek ulusal kurtuluş mücadelesine sonuna kadar sahip çıkmaktadır. Newroz gibi ulusal mücadeleye ivme kazandıran tüm etkinliklerde yüz binlerce insan çok aktif bir tarzda yer alırken, tecridi protesto eden eylemlerin marjinalleşerek ancak korsan düzeyinde yapılması, Kürt halkının kitlesel olarak, sadece siyasal demokratik yöntemlere itibar ettiğini açık bir şekilde kanıtlamaktadır.

         PKK nin yurtseverlik değerlerinden soyutlanmış yönetimi; son yıllarda ısrarla sürdürdüğü ve giderek şiddet ve yağma yönü ön plana çıkan korsan eylem tarzı ile bir taraftan ulusal kurtuluş mücadelesini siyasal içeriğinden boşaltarak kitlelerin katılımını en alt sınırlara çekerken, diğer yandan Türk devletinin eline  Kürt özgürlük hareketini terörizmle suçlayarak dünyadan tecrit olmasına yol açan çok önemli kozlar sunmaktadır.

         Yurtsever Kürt örgütlerinin; Türk devletinin, PKK nin şiddet eylemlerini gerekçe göstererek ulusal kurtuluş mücadelesini dünyadan tecrit etme politikasını başarısızlığa uğratmaları için, kitle etkinliklerini şiddet ve terörizmden tamamen arındırarak siyasal demokratik zemine çekmeleri zorunludur. Bu inisiyatifin ele geçirilmesi için halka gidilmesi ve yurtsever potansiyelin örgütlendirilerek harekete geçirilmesi gerekir.
          Bütün Kürt gruplarına düşen en temel görev; birlik çalışmalarını esas almak kaydıyla kitle etkinliklerine ulusal bir karakter kazandırmak ve çözüm stratejisine uygun bir tarzda harekete geçirerek yeniden siyasal demokratik bir mecraya çekmektir. Bunu başaracak potansiyel bütün Kürt gruplarında vardır. PKK nin legal çalışmalarını sürdüren esas gücün başta DDKD olmak üzere diğer parti ve grupların eski kadro yapısı olduğunu unutmayalım. Bunu en zor şartlarda sürdüren bir geleneğin yeni dönemde siyasal demokratik mücadeleye öncülük yapmaması  için hiçbir neden yoktur. Bunun için ulusal sorumluluk duygusunun biraz daha içten his edilmesi ve sadece buna uygun bir davranış ve çaba gerekmektedir.


17 Nisan 2006
Botan Rojhılat-N.TAŞ
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe