Zeytin Dalı -2-
          Yurtsever tüm güçleri aynı çatı altında birleştiren zeytin dalını; Kürt halkının meşru ve muhatap alınan öncü gücü durumuna getirmek için sadece program ve tüzüğe kavuşturmak yeterli değildir. Program ve tüzük kadar önemli olan diğer bir konu, birlik oluşumunun Kürt ulusunun bütün unsurlarını içine alması, örgütlemesi ve harekete geçirerek en büyük siyasal güce kavuşturulmasıdır.
Nizamettin Taş
27.10.2006 - 16:09
                                                                ZEYTİNDALI-2-                                                                      

        çeşitli sınıf ve tabakaları temsil eden bir çok parti ve örgütün kurulması ve kendilerini özgürce ifade etmeleri demokratik sistemin olmazsa olmaz koşuludur.

PKK’nın siyaset sahnesine çökerek alternatif her arayışı yokettiği Kuzey Kürdistan’da,  bu çok daha geçerli bir kuraldır. Ancak demokrasinin aynı zamanda çoğulculuk anlamına geldiğini çok çarpıcı bir tarzda izah eden bu belirlemeden yanlış sonuç çıkarmamak gerekir. 

        Her şeyden önce; çok renkliliği savunmayı prensip haline getirmiş olan yurtsever kesimlerin bu yaklaşımlarını ayrıksı hareket etmenin bir gerekçesi değil, tam tersine daha güçlü ve çözüme öncülük yapan çatı örgütünde birleşmenin vazgeçilmez nedeni saymaları gerekir. Kürt sorunu henüz çözümlenmiş değildir. Yurtsever her parti ve grubun esas olarak ulusal çıkarları ön planda tutmaları ve bunun için birleşmekten başka bir seçeneği gündemlerine almamaları hayati bir önem taşımaktadır. Ulusun birliği sağlanmadan Kürt halkının özgürlüğüne kavuşması mümkün değildir. Bu açıdan ulusal birlik stratejisinden yoksun her parti girişiminin sadece örgüt anarşizmine yol açtığını bilerek hareket etmekte fayda vardır. 

        Kuzey Kürdistan’da birliğe ihtiyaç vardır. Yurtsever demokratik güçlerin birliğini savunmak demek, tek bir partide birleşmek anlamına gelmemektedir. Geçmiş tüm deneyimler bunun mümkün olmadığını ve tek parti sisteminin sadece diktatörlüğe değil, aynı zamanda Kürt ulusal kurtuluş mücadelesinin marjinal kalmasına yol açtığını açıkça göstermektedir. Bu açıdan tekelci zihniyeti reddederek tek parti yerine yurtsever tüm parti ve grupların birliğini gerçekleştirecek bir oluşuma gitmekten başka bir seçeneğimiz yoktur. 

        Şu gerçeğin bir kez daha hatırlatılmasında yarar vardır. Dağınıklık ve kaosun egemen olduğu Kuzey Kürdistan’da farklı her eğilim ve örgütü ulusal birlik stratejisinin temel harcı durumuna getirmek kadar zor ve maharet isteyen başka bir tarihi görev yoktur. çünkü bunun için sadece PKK’nın tekelci zihniyetini mahkum etmek yeterli değildir. Bunun dışında güç olmamayı meslek edinmiş, bundan prim sağlayan, bireyci ve ideolojik saplantılı bir dizi kariyerist unsurun geliştirilmek istenen her birlik girişimini nerede ve ne zaman serseri bir mayın gibi sabote edeceği belli olmayan pek çok engelin var olduğunu biliyoruz. Sorumsuz ve lümpen kişilik yapısına sahip olan her türden rantçı kesimin, siyaset ve hayatın neredeyse oynanmadık tek bir alanını bırakmayarak mevcut dağınıklık ve kaosu içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini belirtmeye bile gerek yoktur. 

        Yurtsever, demokrat tüm kesimleri rahatsız eden ve artık izahı mümkün olmayan dağınıklığa son vermek için hiçbir bahaneye sığınmadan bir an evvel güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yoktur. Kürt halkı birlik istemektedir. Ulusal çıkar ve iç-dış her cepheden gelen şiddetli saldırı ile kazanılan mevzi ve ortaya çıkan tarihi fırsatların yitirilme tehlikesinin apaçık ortada olması, güç birliğine gitmekten başka bir seçenek bırakmamaktadır. 

        Eski-yeni pek çok parti ve grubun varlık göstermeye çalıştığı, ancak hiçbirisinin tek başına çözüm üretmeye gücünün yetmediği koşullarda, en doğru yöntem; tüm yurtsever güçleri aynı çatı altında birleştirecek, zeytin dalı tarzında bir örgütlenmeye gitmektir. Aynı çatı altında, asgari müştereklerde birleşen parti, grup ve şahsiyetlerin kendi özgün konum ve dünya görüşlerinden vazgeçmelerine gerek yoktur. Her örgütün kendi dünya görüşü ve siyasal amaçlarına uygun olarak ayrıca mücadele etme ve örgütlenme hakkı vardır. 

        Kuzey Kürdistan’da siyasi yapılanmaların ağırlıklı bölümü federasyonu en gerçekçi çözüm yolu olarak görmektedir. Ancak bağımsızlık isteyenler kadar kültürel hakların tanınması ile yetinen veya otonomiyi hedefleyen bazı grup ve şahsiyetlerin olduğunu biliyoruz. Ayrıca komünist ve sosyalistlerden yurtsever müslüman kesimlere, demokratlardan liberallere kadar her renkten siyasi oluşum ve dünya görüşünün aktif olduğu bir coğrafyada zeytin dalı modeliyle örgütlenmekten başka, birliği sağlayacak bir model yoktur. 

        Birliğe gitmenin zorlukları bilinmektedir. Birlik çalışmaları çok hassas ve kırılgan bir zemin üzerinde sürdürülmektedir. Pamuk ipliğine bağlı olan bu çabaların başarılı geçmesinin tek bir garantisi vardır. İdeolojik görüş ayrılıkları ulusal taleplerin önüne geçirilmeden, sadece stratejik konularda bir yoğunlaşmanın sağlanması halinde bu çalışmalardan sonuç almanın şansı daha çok artar. Bunun için her kesimin çatı örgütünü ayrıntılı hedeflere boğmadan ve olmazsa olmaz gibi herhangi bir koşul öne sürmeden mümkün olduğunca müşterek amaçları ön plana çıkarmaları hayati önem taşımaktadır. Başlangıçta kaçınılmaz olarak bir takım zorlukların yaşanacağı açıktır. Ancak bağımsızlık veya otonomi isteyen çevrelerin kendi formüllerini dayatmak yerine örneğin her iki tarafın istemlerini karşılayan ulusların kaderlerini tayın hakkında anlayış birliğine varmaları ortak bir cephenin oluşturulmasında ileri bir adım olacaktır. 

        Bir takım yersiz dayatmaların olmaması ve ayrıntıda tartışmalara takılıp kalmamak açısından; ulusların  kaderlerini tayın hakkı, siyasal demokratik mücadelenin esas alınması, tekelci zihniyet, iç çatışma ve terörizmin reddedilmesi ile Güney Kürdistan’daki kazanımların savunulması gibi hiçbir kesimin asla reddedemeyeceği en temel konularda anlayış birliğinin sağlanması halinde çatı örgütünü kurmak fazla zor olmayacaktır. 

        çatı örgütünün kurulması için başlangıçta sadece ulusal çıkar ve sorunun çözümü açısından stratejik değer ifade eden hedeflerin formüle edilmesi yeterli olacaktır. Şüphesiz daha sonra siyasal oluşumun program ve tüzüğe kavuşturulması gerekmektedir. Ancak bunu başta dayatmanın manası yoktur. Program ve tüzük kongrede kararlaştırılacak bir konudur. Kongrede alınan karar ve programa tüm güçlerin saygılı davranması ve benimsenmesi, bu kararları hayata geçirmek için her türlü özveride bulunulması demokrat olmanın asgari koşuludur. 

        Yurtsever tüm güçleri aynı çatı altında birleştiren zeytin dalını; Kürt halkının meşru ve muhatap alınan öncü gücü durumuna getirmek için sadece program ve tüzüğe kavuşturmak yeterli değildir. Program ve tüzük kadar önemli olan diğer bir konu, birlik oluşumunun Kürt ulusunun bütün unsurlarını içine alması, örgütlemesi ve harekete geçirerek en büyük siyasal güce kavuşturulmasıdır. Sadece doğruları dile getirmek yeterli değildir. Kitle gücüne kavuşmayan hiçbir oluşumun ciddiye alınması ve kalıcılaşması mümkün değildir. Bu açıdan birlik çalışmalarının daha başından itibaren en büyük ve tek amacı hızla kitle gücüne kavuşmak olmalıdır. 

        Sadece seçimlere endekslenmiş bir çalışmanın büyük kitle potansiyeline kavuşması mümkün değildir. Kürt halkının bütün enerjisini seçimlere yatırması elbette değerli bir çalışmadır. Seçimlerin küçümsenmesi doğru bir tavır değildir. Ancak Kürt sorununun bir seçim sorunu değil, ulusal sorun olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir. Bundan dolayı sadece seçimlere ortak girmek için birliğe gitmek gibi sığ bir bakış açısına sahip olamayız. Zeytin dalına Kürt sorununu çözmek için gidilmelidir. Kürt sorununu çözmek ideasında olan siyasal oluşumun ilk yapması gereken kitle gücüne kavuşmasıdır. Bunun için sınıf ayırımına gitmeden tüm kesimler içerisinde örgütlenmelidir. Sadece siyasal planda değil, ekonomik, sosyal, kültürel her sahada kalıcı bir tarzda örgütlenmeli ve özellikle sivil toplum alanında mutlaka inisiyatifi ele geçirmelidir. 

        Türk devleti hükümet imkanlarını kullanarak özellikle yurtsever dindar kesim içerisinde hızla örgütlenmektedir. Şu anda DTP’nin esas rakibi,diğer Kürt örgütleri değil,tersine Türk hükümetinin teşvik ettiği İslami hareketler olmaktadır. Şayet yurtsever demokratik muhalefet hızla örgütlenmezse önümüzdeki yerel seçimlerde bir çok belediyenin bu kesimlerin denetimine gireceği kesindir. Oysa yurtsever dindar kesimlerin yeri Türk hükümetinin yanı değil, Kürt halkını temsil eden ulusal birlik oluşumunda aktif bir tarzda örgütlenmektir. Sol zihniyetin dışlayıcı ve bu potansiyelin önemini kavramayan tavrı yüzünden halkımızın büyük bir kesimi karşıt bir konumda bulunmaktadır. Bu sekter tutumun hızla düzeltilerek yurtsever islami kesimin mutlaka zeytin dalına çekilmesi gerekmektedir. 

        Zeytin dalı tarzında örgütlenen birlik oluşumunun örgütlenmek kadar önem vermesi gereken diğer bir konu demokratik siyasal eylemliliğe tüm gücünü vermesidir. Kitle gücüne kavuşması, siyasal eylemlerde göstereceği performansa bağlıdır. Başlangıçta yüz binleri ayağa kaldırmasına gerek yoktur. Kürt sorununun acil  taleplerini dile getiren mütevazi bir takım eylemlerin geliştirilmesi, sadece saptırılan gündemi değiştirmekle kalmayacak aynı zamanda halkın kırılan duygularına yeni bir heyecan getirerek tekrar ayağa kalkmasına yol açacaktır. Bunun için her zaman halkın yanında ve ona öncülük yapmak gerekir. Yapılan eylem veya olayları, ya da şahadetleri başka partilere mal ederek ondan kendini soyutlamak yanlış bir tavırdır. Halk kendi acılarına veya sorunlarına ortak olmayan hiçbir harekete güven duymaz. Bundan dolayı şimdiye kadar gösterilen sekter tutumu bir tarafa bırakarak, demokratik siyasal tüm eylemlerde mutlaka aktif bir tarzda yer almak ve inisiyatifi ele geçirerek kitle gücünü ulusal mücadeleye kanalize etmek gerekir.
Bu iradenin gösterilmesi ve kitlelerin örgütlendirilerek harekete geçirilmesi halinde birlik oluşumunun Kürt halkının muhatap alınan meşru ve esas öncü gücü olacağı kesindir. 


Botan Rojhilat-N.TAŞ
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe