PYD Yönetimi Dürüst Davranmıyor.
Burada önemli olan PYD nin veya her hangi bir partinin iktidarı değil. Hayati olan bir halkın güvenliği, siyasi, ekonomik çıkarlarıdır. Söz konusu olan bir ülkenin geleceği
Selahattin Gün
03.04.2014 - 09:32
Suriye’deki iç savaş, şiddetinden hiçbir şey eksilmeden tüm hızıyla devam ediyor. Ölüm kan, yıkım, açlık işkence her türlü zulüm sefalet oradaki halkların birer yaşam parçası haline gelmiştir. İşin ilginç tarafı bütün dünya bu insanlık katliamına hiçbir şey olmamış gibi kayıtsız kalıyor. Her gün ülkenin bir köşesi yakılıp yıkılıyor, halklar kırımdan geçiriliyor en ufak bir girişim dahi söz konusu olmuyor. İlgili devletlerin tümü adeta Suriye’nin üstüne çullanmış, hepside siyasi, askeri, ekonomik çıkar elde etmenin derdinde. Esat diktatörü de küresel güçlerin bu tavrından cesaret alarak, her türlü silah ve tekniğini devreye sokarak her gün yeni toplu ölümlere imza atıyor. Suriye halklarına ya beni olduğu gibi kabul edersiniz yâda hepinizi öldürür, ülkenizi yok ederim. Diktatör rejim ve zihniyetlerin halklara yaşattığı bir gerçekliktir yaşananlar. Ne yazık ki bu zihniyetin sahipleri hala bölgemizi kasıp kavuruyor. Halkların, toplumların başına musallat olan söz konusu zihniyet, neredeyse tüm kötülüklerin geri kalmışlığın temel nedenlerini oluşturuyor. Bu gerçekler karşısında, PYD nin başından beri esas aldığı politik tutum üzerinde durmaya ihtiyaç vardır.

Şimdi burada PYD ye sorulması gereken soru şu: kendi halkına, karşısındaki muhalefete bu kadar acımasızca saldıran, en ufak ayrıksı sese dahi tahammül etmeyen hatta silahsız, günahsız halka karşı çocuk, kadın demeden yok eden bir diktatöre karşı, Güney Batı Kürdistan halkının bir güvencesi varmıdır? Esat iktidarda kalsa bile, Suriye’ye demokratik bir sistemi getireceğine inanıyor musunuz? Kürdistan’da ilan edilen mevcut Kanton sistemini kabul edeceğini bekliyor musunuz? Eğer birileri buna inanıyorsa bu sadece bir hayalden ibarettir. Zaten Esat dikta rejimini sürdürmek, demokrasiye geçişi engellemek için savaş vermiyor mu? İntiharı göze alır ama demokrasiyi asla. Dolaysıyla Güney Batı Kürdistan halkı için, IŞİD, EL NUSRA vb radikal çete gurupların yanı sıra, Esat rejimi de en büyük tehdittir. Bunun için Batı Kürdistan yönetiminin bu gerçeği böyle görmesi, kabul etmesi ve gerekli her türlü tedbire başvurması lazım. Bu temelde Batı Kürdistan halkının savunması amacıyla, PYD nin askeri gücü YPG nin geçte olsa yaptığı çağrı son derece önemlidir. Kürt halkından ve siyasi partilerden her türlü yardım ve dayanışmayı istemek, hem halkın hem de PYD ile diğer tüm siyasi parti ve çevrelerin hakkıdır. Batı Kürdistan halkını siyasi, askeri, ekonomik her açıdan desteklemek bütün Kürtlerin ve siyasi partilerin temel görevidir. Hiç bir Kürdistan i partinin veya yurtseverin böyle bir çağrıya kayıtsız kalması mümkün değildir. Suriye’de olaylar patlak verdiğinde Kürtler içinde büyük coşku ve heyecana neden olmuştu. Batı Kürdistan özgürleşiyor, statü kazanıyor diye herkes havlara uçuyordu. Kürtlerin tümü adeta bir seferberlik ruhu içinde Batı KÜRDİSTADA ortaya çıkan tarihi fırsata nasıl yardım edebilirim, netür katkılar sunabilirim diye hesaplar yapıyordu. Ama ney azık ki bilinen nedenlerden dolayı bu parçadaki halkımız hak ettiği gerekli yardım ve dayanışmadan mahrum bırakıldı. Daha açık bir ifade ile PYD nin ideolojik, sekter, dıştalayıcı politikası yardımların önü kesmiştir. Belli bir etkinlik sahası bulduktan sonra, tam bir zafer sarhoşluğu havası içinde şımarık çocuklar gibi, sağa sola saldırarak, kimseyi dinlemeyerek Kürt toplumunun bölünmesine neden olmuştur. Tüm uyarılara rağmen bildiğini okuyarak halkı büyük darboğazlara sürüklemiştir. Bu konuda PYDnin içine düştüğü belli başlı hatalı yaklaşımlarını yazmıştım. Burada bir daha tekrarlamak istiyorum.

PYD Suriye rejimi ile arasına mesafe koymayarak, yanlış yapmıştır.

PYD Suriye muhalefeti ile iyi ilişkiler içinde olmayarak yanlış yapmıştır.

PYD kendisine yakın olmayan parti ve siyasi çevrelere karşı baskı uygulayarak, dıştalayarak adeta yaşam hakkı tanımayarak doğru yapmamıştır.

PYD Güney Kürdistan hükümeti ve siyasi partileri ile gerekli dayanışmayı başaramamış özellikle KDP ile ilişkilerini sürekli gerginlik içinde tutarak, her türlü yardımlaşmayı reddederek yanlış yapmıştır.

PYD Hewler ittifakını tanımayarak hata yapmıştır.

Batı Kürdistan diğer parçalardan her türlü destek alarak, ulusal birliğin sembol alanı olabilirdi. PYD iktidarına zarar verir bahanesi ile hiçbir girişime izin vermeyerek, hata yapmıştır.

Bütün bu olumsuz tavır ve yanlış politikalara rağmen, hatalarından dönme anlamına gelen yardım çağrısı olumlu bir adım olarak görmek mümkün. Gerçi YPG nin yaptığı açıklamada samimi olduğuna dair bir belirti görünmüyor. Çünkü çağrıya birçok parti ve çevrenin olumlu tepkisine rağmen, henüz PYD nin müspet bir cevabı olmamıştır. Olacağını da hiç sanmıyorum. ZİRA YPG nin temsil ettiği zihniyet, Kürtlerle dayanışmayı, paylaşmayı, ittifakı reddeden zihniyettir. Kürt halkının yakından tanıdığı bir siyaset tarzıdır. Yıllardır PKK şahsında, Kuzey ve Güney Kürdistan halkına ayni tarz dayatılmadımı? Bu günde Batı Kürdistan da ayni zihniyet kendini dayatıyor. Söz konusu zihniyet, hâkimiyetini sürdükçe G.B atı Kürdistan halkının güvenliği tehlike altındadır. YPG genel komutanı Sipan Hemo nun, Destur dergisine verdiği röportajın içeriği bu gerçeği açıkça gözler önüne seriyor. YPG genel komutanı şöyle diyor: Güney Kürdistan da KDP nin kendilerine yönelik terörist gurupları örgütleyerek eğittiklerini ve maddi destek sağladıklarını iddia ediyor. YPG nin ileri sürdüğü bu çirkin iddiadan da anlaşılacağı üzere, daha önce yaptığı yardım çağrısında dürüst davranmadığı anlaşılmaktadır. Bir yandan tüm Kürdistani güçleri yardıma çağıracaksın, diğer taraftan olumlu cevap veren KDP yi düşman gösterecek sözler sarf edeceksin. Bu tek kelime ile küstahlıktır, tutarsızlıktır.

Burada önemli olan PYD nin veya her hangi bir partinin iktidarı değil. Hayati olan bir halkın güvenliği, siyasi, ekonomik çıkarlarıdır. Söz konusu olan bir ülkenin geleceği. Öyle ise, B.Kürdistanlı herhangi bir siyasi partinin askeri, siyasi, örgütsel olarak tüm gücünü kullanarak neden ülkesini savunmasın. Hatta güneyli partiler, ülkesi için savaşmaya varım diyen her Kürdistanlı örgütün yardımlaşma cevabına neden evet denilmiyor veya müsaade edilmiyor. Eğer PYD böyle bir yardıma kapalı ise, yapılan çağrılarla neyi amaçlıyor. Anlaşılan çağrılar kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. Yâda Kürt halkının bilmediği bazı gizli bağlantıların bir sonucudur. Birileri bunu istemediği için PYD böyle davranıyor. Dolayısıyla hangi açıdan bakarsak bakalım, YPG adına yapılan son derece ciddiyetten uzak ve düşmanlık kokan açıklamalar Kürtlerin birliğini darbelemiştir. Kürtlerin en çok birliğe ihtiyaç duyduğu böylesi bir dönemde, ortaya atılan talihsiz iddialar sahibinin gerçek niyetini de ortaya çıkarmıştır. Mevcut yönetim eski dıştalayıcı, baskıcı tutumunda ısrar etmeye devam edecek. Yönetim dışı bıraktığı diğer partilerle, sürekli kavgalı pozisyonda olacak. Güney Kürdistan hükümeti ve partileri ile ilişkilerini hep gerginlik içinde tutacak. Böylece G.B. Kürdistan halkının savunmasını zayıf düşürecek, halkın geleceğini tehlikelerle karşı karşıya bırakacaktır. Çünkü hâkim iktidarın parti çıkarı böyle davranmayı gerektiriyor. Herkes çok iyi biliyor ki, bu kısır döngü içe kapanma siyaset tarzı, halka hiçbir çıkar sağlamıyor. Tam tersine, günden güne PYDnin şahsında halkı güçten düşürüyor, yalnızlaştırıyor. Bu gün IŞİD, EL NUSRA nin vahşice saldırıları var. Yarın Esat rejiminin veya başka güçlerin yönelimleri gündeme gelebilir. Birçok gücün tehdidi altındaki bu coğrafyada, mevcut yönetimin gücü ittifak anlayışı stratejik bakışı saldırılara cevap olacak kapasitede değildir. Bunun için PYDnin bir an önce bu anlamsız mantığa sığmayan tavırlardan vazgeçmelidir. Aksi takdirde halkın başına gelecek tüm olumsuzlukların sorumlusu olarak anılacaktır.

Kısacası Suriye’de Kürtlere karşı kirli bir oyun oynanıyor. Mevcut politikaları ile PYD bilerek veya bilmeyerek alet oluyor. İktidarı elinde tutan güç ne diyorsa desin, nasıl düşünüyorsa düşünsün. G.B atı Kürdistan halkının çıkarı, bazı bölgesel güç odaklarının ittifakından geçmiyor. Tam tersine Batı Kürdistan ancak Kürdistani güçlerle birlik oluşturarak, kendini savunabilir, kazanımlarını geliştirebilir. Kürt halkı ortaya çıkan bu tarihi fırsatı, kendi lehine çevirebilecek her türlü güce ve potansiyele de sahiptir. Yeter ki yönetici güçler, doğru temelde yönlendiricilik yapılabilsin.

Selahattin Gün

3 Nisan 2014
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe