Durmasak… Yol Alsak…

    ‘Asıl olan yolmuş,

               Yanılmak içinmiş tüm varışlar…’

                                             M. Mungan

    
      Hayatı hep bir şeylere ulaşmak için yaşar insan. Bir mesleğe, paraya, mutluluğa. Ya da bir inanışın peşinden zaferlere. Ya da kendinde bir şeylere. Kendisi için, ailesi için, bazen halk ve insanlık için. Ulaştığı her amaç bir duraktır. Durak durağı çeker ve durmaksızın yeni duraklara gider. Diğer yandan tüm hayatını yolcu olarak yaşamışları bilge seçer ve dinler. Yolcular, yol alanlar durmazlar. Onların amaçsız amacı yol almaktır.   

     Durak arayanlar koştururlar, acelecidirler. çoğu zaman huzursuzdurlar. çünkü huzuru durakta umarlar, kendilerinde yaratmazlar. Ya da kendilerini bilmediklerinden, içlerindeki huzuru da açığa çıkaramazlar. Yolcular sakindir. İnecekleri durak yoktur. Durakları içlerindedir. Bunun için sakindirler ve yaşanan her şeyi huzurla karşıladıklarından yeniye daima hazırdırlar. Korkmazlar, cesareti kendinden ve sadedir.

     Durakçılar için her şey yarımdır. Doyumsuzdur tüm varlıklara karşı. Bunun için açtır ve çalar. İnsanlardan, doğadan çalar. Yolcular toktur. Bunun için çalmazlar; verir, paylaşır, katarlar. İnsana saygılıdırlar çünkü onların aslında sadece bir ömürlük hakkıyla çırpınışına acı duyarak bakarlar. Verdikleri için bilge sayılırlar, oysa kendilerine göre sadece yolcudurlar…

     Durak arayanlar yargıcıdır. Yargılamazlarsa, koşu alanı açamazlar. Derin sevemezler çünkü amaç ve amacın sakladıkları bencilleştirir. Sağa sola çarpar, durağı yakınlaştırmak isterler. Saldırgandırlar, yıpratırlar. Yolcular yargılamazlar. Yargı mutlak düşünmeyi gerektirir. Mutlak durağandır, donuktur, sübjektiftir, görecelidir. Mutlak yoktur. Onlar tercih ederler ve tercihleri yargılayıcı değil, kendindendir. Akan yaşamla durmadan akarken düşünce ve duyguları takıntılı değil, akışkandır. Bu yüzden mutlak olan sadece yaşamın akışıdır. Bu bile sonsuz olabilir mi?

     Durak arayanların atmosferi ağırdır. Yaşam ağırlaşır çünkü taşınamazlaşır ve her şeyi ağırlaştırır. Oysa yolcular hafiftir. Yaşam hafiftir ve sadece kendilerini taşırlar. Durak arayanlar, durak için yaşayanlarda sonuç da yoktur, son da. Her durak açlığı çoğaltır, ulaştıkça ulaşmak isterler. Ve son olmadığı için ölümle de barışık olamazlar. Yaşamla olmadığı gibi. Yolcular için her şey sonuçtur. Tabiat, insan, her şey… Her şeyden sonuç çıkar. Yolculuk nedenleri anlatır. Onlar yaşamı dinler ve sonuçları anlarlar. Yaşamla barışıktırlar, ölümle nasıl olmasınlar?

     Onlar sadece doğru yaşadıkları için bilgedirler, bilirler…
     İnsanın huzur içinde yaşamla barışık, sade ve katmak için olmadan katarak yol alması ne kadar güzelleştirirdi dünyayı. O zaman acılar bile tatlı olurdu. İç dengelerimizi insanla, doğayla kurduğumuz dengelerle uyumlu hale getirebilirsek yorulmazdık da… Duraklar aldatıyor. Tek durak ölümmüş oysa. O zamana değin hepimiz yolcuymuşuz. Gerçekten asıl olan yolmuş. Yol alabilsek…
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe