Kadının Yaşam Hakkı
        Kürdistan’da törelerin ya da geleneklerin ezdiği çok kadın gördüm. Töreler de, gelenekler de, namus da aslında oturmuş tüm sözlü ya da sessiz kurallar mutlaka bir çıkarı korumak içindir. Bu bazen iyidir, bazen kötü. Fakat sonuçta bağlayıcıdır. Erkeği hiç mi bağlamaz, onu da bağlar, fakat yargı kadına olduğu kadar acımasız değildir. Kadın ölür, erkek yaşar.
Neval Çelik
21.12.2006 - 18:09
KADININ YAŞAM HAKKI

        2006’da en çok konuşulan konulardan biri oldu kadın intiharları ve töre cinayetleri. Hala tümüyle son bulmuş değil. Zaten köklü bir ele alış olmadan son bulması mümkün de değil.

        Kürdistan’ın geneli açısından değerlendirilmesi gereken bir konu olmasına rağmen, Kuzey Kürdistan’da yaşananlar daha çok öne çıktı. Sanıyorum esas nedeni de Türkiye’nin büyük kentlerine yaşanan göçle birlikte bir Türkiye gerçeği haline gelmesi. Bence bu bile yaşanan ayrımcılığın somut yansıması. çünkü geçmişte -aşiret düzeni daha köklü iken- töreler ve yarattığı baskı ortamı çok daha yoğundu. Buna rağmen devlet el atmadı. Bir nevi kendi sorunu olarak görmedi, feodal düzenin çürütücülüğü işine geldi ve yararlanmaya yöneldi.

        Bugün, AB tartışmalarının gel-gitli ortamında görüntünün önemi artarken, geçmişte daha yoğun olduğu halde bugün azalan, fakat yaygınlaşan olaylar dikkat çekici bir hal aldı. Bu açıdan değerlendirilerek eleştirilecek çok yan var. Ama buna rağmen kötü mü oldu? Elbette hayır!

        Kadına dair her olay ve olgunun, gerçeğin ve hayalin büyük ciddiyetle ele alınması gerektiği muhakkak. İnsana dair böyledir; fakat kadın kesinlikle insanlığın üçte ikisi, belki daha fazla, çünkü çocukları da kadın kategorisinde sınıflandırmak gerekir ve kadının statüsü çok özel durumda.

        Tüm kadınlar açısından aynı değerlendirmeleri yapmak doğru olmaz muhakkak. Fakat inanıyorum ki namus belasına öldürülen her kadında aslında tüm kadınların yazgısı var. Ya da kendisini uçurumdan atmayı çözüm bilen her kadında, kadınlığın ortak çözümsüzlüğü.

        Kürdistan’da törelerin ya da geleneklerin ezdiği çok kadın gördüm. Töreler de, gelenekler de, namus da aslında oturmuş tüm sözlü ya da sessiz kurallar mutlaka bir çıkarı korumak içindir. Bu bazen iyidir, bazen kötü. Fakat sonuçta bağlayıcıdır. Erkeği hiç mi bağlamaz, onu da bağlar, fakat yargı kadına olduğu kadar acımasız değildir. Kadın ölür, erkek yaşar.

        örnekler de verilebilir, fakat sonu ölüm olmasa da beni en çok yaralayan tecavüze uğramış bir kadının kocası tarafından dövülüp, babasının ölüm kararına havale edilirken; erkeğin tecavüz eden adamın on altı yaşındaki kızını berdel almasıydı. Burada söylenecek söz var mı?  Tecavüzcü insanlıktan çıkmış bir adam, koca, bir insanı ölümün kucağına atıp bir adamın -güya cezalandırmak için çocuk yaştaki kızını hiç sorgusuz alacak kadar ucuz bir adam. Mağdur olan tecavüze uğrayan kadınla, henüz çocuk yaştaki zavallı bir çocuk. Ve buna sessiz kalabilen bir toplum gerçeği.

        Eğer suçlu aranacaksa çok basit. Fakat bu tek başına sorunu çözmüyor. Tamam, her kadını aynı statüde ele alamayız. Ama her kadın sadece kadın olduğu için aynı şeyi yaşayabilirdi. O zaman bu konuda tüm kadınların ortak bir çalışma içinde olması gerekmez mi?

        Ben kadın kuruluşlarının bu konuda nasıl bir yaklaşım içinde olduklarını ayrıntılı bilmiyorum. Bu nedenle ahkâm kesmekte doğru olmaz. Keşke hepimiz bir şeyler yapabilsek. Devletten beklenecek şeyler var. Ama devletler kadını kurtaramaz. Bu çok açık. Devletlerin kendisi erkek zihniyetli. Kadının kendisi ve sivil toplum örgütlerinin ciddi çabasına ihtiyaç var. Toplumun zihniyeti değişmeli, kadının yaşam hakkı kadının olmalı.
 
        Her insan bir kere doğuyor, yaşıyor ve ölüyor. Kadın da…. 
Sevda çELİK
 
21-12-2006
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe