Kürtler İçin ‘Başka Birşey’ Zamanı
PYD’nin, Güney-batı’da yaşananların tüm Kürdistan’da sürece yön vereceği bilinciyle adım atması; tekleşmenin -uluslararası hassasiyetleri de gözönünde bulundurursak; daha da önemlisi, demokrasinin gereği olarak- büyük zarar vereceğini muhakkak gözetmesi gerekir.
Neval Çelik
04.08.2012 - 04:09
Kürtler İçin ?Başka Birşey? Zamanı

Kürdistan?da yaşanmış tüm isyanlarda, koşullar isyancı güçlerin aleyhine olmuştur. Bu nedenle çok acı şekillerde bastırılmış, ardından egemenlerin daha büyük hakimiyetini ve halk üzerinde yeni imha ve asimilasyon politikalarını geçerli kılmıştır. Bugün durum çok farklıdır. Uluslararası konjonktür, Kürtlere kaderini tayin hakkını kullanma fırsatını doğal olarak sunmaktadır. Egemen güçler Ortadoğu?nun dizaynına ihtiyaç duyarken, bu bölgenin halkları da ortaya çıkan durumda pozisyon kazanmakta ya da kaybetmektedir. Kürtlerin pozisyon kazanmalarında, özgürlük.ü ruhun ve mücadelenin diri kalmasının rolü çok büyüktür. PKK?ye yönelik eleştiriler geçerliliğini korumakla birlikte, binlerce gencin yitik hayatının değeri hiçbir zaman inkar edilemez. Suriye?de gelinen nokta bu gerçekleri her açıdan ortaya koymuştur.

Beşar Esad, başa geçtiği dönemde demokratikleşme iradesi gösterememiş, BAAS hakimiyeti devam etmiş ve aşılması kaçınılmaz olduğunda da kırılmaktan kurtulamamıştır. Bundan sonra da tarihte defalarca yaşanmış olan sondan kurtulması zordur. Evrilme kabiliyeti olmayanın aşılması mutlaktır. BAAS rejimi de aşılıyor. Güney-batı Kürdistan?da yaşayan Kürtler kendisine katliamlar da dahil kimliksizliği reva gören, büyük acılar yaşatmış bu rejimin tahakkümünden kurtuluyor. Elbette çok sevindirici ve diğer Kürdistan parçalarını da doğrudan etkileyen bir durum. Güney Kürdistan bu konuda diğer parçalardan daha farklı bir pozisyonda. Uluslararası geçerliliği olan bir statükoya sahip tek Kürt yönetimi. Askeri, diplomatik geçerliliği var. Mustafa Barzani?den bu yana KDP?nin Kürdistan çizgisi ortadadır. Hewler Anlaşması ile Kürdistan?ın geneli konusundaki sorumluluğunu ortaya koydu. Bu anlaşma; Güney-batı Kürdistan?da dışarıdan yaşanabilecek birçok olumsuz gelişmenin önünü aldığı gibi aslında diplomatik dayanak olarak da hala rol oynamaktadır, oynamaya devam da edebilir. Bu açıdan Güney Kürdistan ve Barzani?nin elinin güçlü olması çok önemlidir. Diğer parçalar da özellikle Irak?ın dayatmaları konusunda Güney?e karşı sorumluluğu olduğu gözardı edilmemelidir. PYD?nin, Güney-batı?da yaşananların tüm Kürdistan?da sürece yön vereceği bilinciyle adım atması; tekleşmenin -uluslararası hassasiyetleri de gözönünde bulundurursak; daha da önemlisi, demokrasinin gereği olarak- büyük zarar vereceğini muhakkak gözetmesi gerekir. Bu parçada zorlu sürecin Esad gittikten sonra başlaması daha muhtemeldir. Bunun için gerek siyasi, gerek askeri açıdan yalnızlaşma eğiliminden uzak durmalıdır.

Aynı durum, biraz daha farklı biçimde de olsa Doğu Kürdistan?da da yaşanacaktır. Binyılların Pers, Fars siyasetinin durumu nasıl okuduğu, sıra kendisine gelene kadar hangi adımları atacağını tam olarak öngörebilmek zor. Buna rağmen Kürtlerin orada da kazançlı çıkacağı açıktır. Çok basit bir nedenle; değişime zorlamak demokrasi ihtiyacı adına yapılıyorsa, buna Kürtlerin de ihtiyacı vardır ve bu talep tıpkı Suriye?de olduğu gibi hiçbir gücün karşı çıkamayacağı bir taleptir. Bunun hazırlıklarını da görüyoruz. Mustafa Hicri ABD, İngiltere ziyaretleri ardından çalışmaların hızlandığını ve Federal İran konusunun tüm Doğu Kürtleri arasında tartışıldığını açıkladı.
Kuzey?de durum bu şekilde gelişmeyecektir. Eğer Türk Devleti Kürt Halkının doğal haklarını kırmızı çember içinde tutarak tahrik yolunda devam etmezse ve ciddi bir Kürt ayaklanmasına sebebiyet vermezse, bu şekilde gelişmeyecektir. Daha önemlisi de Güney-batı Kürdistan?a askeri bir müdahaleye kalkışmazsa gelişmeyecektir. Çünkü bu aşamada Kürtlerin etnik haklarına karşı koymanın hiçbir dayanağı kalmamıştır. Bir dönem sonra Irak, Suriye, İran?a geçiş için Kürt bölgelerini kullanmak zorunda kalacaktır. Ya da diyelim tek Kürdistan?ı. Buna muhakkak ihtiyaç duyuyorken sınırları dahilindeki Kürtlerin doğuştan gelen haklarının TC hassasiyetlerinin altına süpürülmüş olmasını kimse kabul etmez. AKP iktidarı bu konuda ciddi baskı altında kalacaktır. Dışındaki gelişmelere engel olması mümkün olmadığına göre, iç ve dış siyasetini daha gerçekçi bir zemine oturtmalıdır. Türkiye?nin Kürdofobiden kurtulması, Kürtleri rahatlatacağı kadar Türkiye için de gereklidir. Aslında bu dönemeç Kürtleri ne kadar belirliyorsa, Türkiye için de o kadar belirleyicidir.

Elbette belirleyici olan Kürtler?in kendisidir. Kürtler bu süreçte hiçbir kişi, örgüt, parti, iktidar kompleksi yaşamadan, Kürtlük ve Kürdistan adına ortak politika etrafında buluşmalıdır. Bu politika yapıcılık, belki hemen yarın değil ama yarın bir şekilde ortaya çıkacak Kürdistan gerçekleşmesi için kendi içinde son derece demokratik olmalıdır. Kongre ihtiyacı vardır. Güney Kürdistan?ı politik açıdan zora sokmamak adına bunun zamanı düşünülebilir fakat Kürtlerin buna ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Çok sevdiğim bir sözle bağlamak istiyorum; ?Ulusların alınyazısını belirleyen kuvvet, fatihlerde hatta ordularda ve savaşlarda değil, başka birşeydedir...? Bana göre biz o başka şeyin sınavını yaşıyoruz. Ya diyalektiğe karşı koymadan, belki de tarihimizde ilk kez bilimsel yaklaşarak bir güç açığa çıkarabiliriz ya da bir kez daha yanlış temellerle ya baştan kaybederiz, ya da kaybedişi ertelenmiş bir başlangıca imza atarız.

03.08.2012 Sevda Çelik
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe