Mehmet Metiner Acısından Döndük, Hepimize Geçmiş Olsun
Mehmet Metiner’e suikast hazırlığında olan kişi yakalanmış. Bu çok sevindirici. Bir hayat kurtuldu, düşünen ve söyleyebilen bir insanı kaybetmedik. Bir acıdan sıyrılıp geçtik. Peki bitti mi? Ne yazık ki hayır… Suikast girişimlerinin seçim süreci ve sonrasında – AKP’nin sözünü tutarak sorunu çözme adımlarıyla birlikte – artacağını düşünüyorum. PKK’nin bilinçaltı bu dürtüyü harekete geçirecektir.
Neval Çelik
17.02.2011 - 12:56
               Mehmet Metiner Acısından Döndük, Hepimize Geçmiş Olsun
Mehmet Metiner’e suikast hazırlığında olan kişi yakalanmış. Bu çok sevindirici. Bir hayat kurtuldu, düşünen ve söyleyebilen bir insanı kaybetmedik. Bir acıdan sıyrılıp geçtik. Peki bitti mi? Ne yazık ki hayır…
Suikast girişimlerinin seçim süreci ve sonrasında – AKP’nin sözünü tutarak sorunu çözme adımlarıyla birlikte – artacağını düşünüyorum. PKK’nin bilinçaltı bu dürtüyü harekete geçirecektir.
PKK’nin lügatında Kürdistan diye bir kavram yok artık. Keşke olsaydı. Kürdistan hedefi kendisiyle birlikte gerçek milliyetçiliği, bunun duygularını yaşatırdı. Ancak Kürt sorununu amaç ve yaşam alanı haline getirmiş bir silahlı örgütün milli duygular taşıması mümkün değildir. Artık ulusal değerler, mücadele değerleri kalmadı. Maddi ve manevi değerlerin kapsamı tamamen farklılaşır ve çıkarlar daralır, kirlenir.Böyle de oldu.
1970’lerden bu yana tavsiye edilen ve sindirilen tüm Kürt aydınları ve yurtseverleri yaşıyor olsaydı bugün Türkiye’nin durumu bu olur muydu? PKK bunun cevabını verebilir mi? Neyi kurtardı? Gerçekten bu  ‘cezalandırmalarla’  kime hizmet edildi? Cezalandırılan Kürtler değil miydi? Kürdistan’da demokrasi değil miydi? Türkiye’de darbecilerin ekmeğine yağ sürülmedi mi? Yükleri hafifletilmedi mi?
Hikmet Fidan yaşasaydı, bugün Kürtler adına konuşan birçok insandan çok daha çıkarsız ve öz konuşmayacak mıydı?  Ömrünü Kürtlerin davasına adamış Beşikçi Hoca tehdit edileceğine, Orhan Miroğlu tehdit edileceğine tecrübe emekleri sahiplenilseydi, Bir zamanlar kasetleri gizliden dinlenerek Halepçe’yi yüreklere işleyen Şiwan Perwer sahiplenilseydi bugün Kürtler ve PKK böyle mi olurdu? Tüm bunların cevabı ortada iken bu kirli girişimler devam ediyorsa cevabının PKK’nin soruna çöreklenmiş olmasında saklı olduğu dışında hiçbir düşünemiyor insan. PKK Kürt sorununun kaynağı olan zihniyet ile siyasi mücadeleye yönelmiyor. Hatta bu zihniyeti besliyor.  Siyasetin Kürtlere dair en kritik dönemeçlerinde bu zihniyeti besleyen tavırlarıyla bunu açıkça ortaya koydu. Diğer yandan Kürt sorununun çözülmesine dair fikir beyan eden herkesin, hedefi olduğunu farklı farklı biçimlerle ortaya koydu. Bu durumda kendisini, en azından kendisine izah etmekle yükümlüdür, bıraktık halkı. PKK bugün nedir? Güçtür doğru ama neyin gücüdür, nasıl bir güçtür? Hain dedikleri kimdir? Gerçekten bu halka ihanet eden kimdir? Bunların hepsini cevaplamalılar. Ve hangi düşünce yapısına sahip olursa olsun, Kürtlük, insanlık adına çaba ve emek sahibi olan her insan ve her çevre ile yan yana durma büyüklüğünün gerçek güç olduğunu görsünler.
Mehmet Metiner olayında Türk basınının durumunu da ele almak gerektiğini düşünüyorum. Çok garipti gerçekten. Bir çok gazete ve TV kanalı buna en sıradan bir haber kadar bile değer vermedi. Olay Soner Yalçın’ın yakalanması ile aynı dönemde gerçekleşti. Bunu da yöntem olarak doğru bulmamakla beraber, her iki olayın da ayrı cepheden farklı düşüncelere yönelik olduğu açıktır. Bu durumda yöntem şiddet olmamalıdır. Ancak eğer sorun haberciliği sahiplenmek ise Soner Yalçın’a gazetecilik ve insanlık adına böylesine hummalı sahiplenenlerin Mehmet Metiner’i de sahiplenmeleri gerekirdi diye düşünüyorum. Mesele ilkeli olmaksa, mesele demokrasi ve insanlıksa ve Kürt sorunu Türkiye’nin kanayan yarasıysa hiç değilse burada ayrımcılık olmamalıydı.
Mehmet Metiner’e ve ailesine büyük geçmiş olsun dileklerimle… 16 şubat 2011                                                                      Sevda ÇELİK
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe