Süreç Devam Etmeli - A.Öcalan’a kısa not
DTP’nin kapatılması tüm bunların sonucu olarak yanlıştı. Ortada bir sorun var. Sorunun muhataplarından biri sorunun adını doğru koyamıyor, diğeri sorunun çözülmesini istemiyor. DTP’ye biri rolünü oyna deniyor ama her iki muhatap da benim gibi davran diyor. Şu bir gerçek: PKK sorununu çözecekseniz bunu PKK’den başkasıyla çözemezsiniz. Kürt sorununu da ne PKK’yle ne de onun kurduğu bir örgütle çözemezsiniz.
Neval Çelik
15.12.2009 - 18:02
                         Süreç Devam Etmeli

                         A.Öcalan’a kısa not


               Türkiye yeniden darboğazda. Demokratikleşme sürecinin çok rahat yaşanamayacağı aşikârdı. Önemli olan bundan sonra hatta daha zor durumlarla karşılaşıldığında da demokrasi gönüllülerinin gereken iradeyi gösterebilmesi. Çünkü siyaset çıkarcıdır. Ancak çıkarı için irade gösterir. Bu açıdan AKP için ‘açılım süreci’ her ne kadar varlık yokluk meselesi olsa da içinde yer alan bir kesim Türk daha farklı arayışlarla kendini kurtarma eğilimiyle dahi sıyrılabilirler. Bir olasılık ama biraz daha zorlanma olursa siyasi cephe ne kadar ısrarcı olur bilinmez. Diğer yandan sorunun AKP’ye çözdürülmek istenip istenmemesi de bence belirsiz. Çünkü bu sorunu AKP çözerse bir renk, CHP vb çözerse bir renk alır Türkiye. İşte bu nedenle siyaseti dışlamayan, aklıselim bir gönüllüler cephesine ihtiyaç var. Siyaset dışlanmamalı çünkü AKP hakikaten önemli bir adım attı. Sürecin başından itibaren yapıldığı gibi kutuplaşarak yanında ya da karşısında tutum belirlemek doğru değildi. Bunda CHP ve MHP’nin rolü belirleyici oldu kuşkusuz ama yanlıştı.


              AKP’nin en büyük hatası demokrasi açılımında köktenci bir kararlılıkla yürümemek oldu. Askerle dans ederken muhalefete kafa tutup, Kürtleri dengelemeye çalışmak ciddi bir siyaset değildi. Türkiye tarihinin yeniden yazılmasını zorunlu kılacak adımlar atıyorsun; Ermenilerle görüşüyorsun, Dersim Katliamını kabulleniyorsun, toplumsal uzlaşı ve birey özgürlüğünden bahsediyorsun ama neye dayandırdığın belli değil. İnsanları hayaller etrafında kavgaya tutuşturmaktan daha ciddi bir sonuca yol açamadı. Ben bir şekilde sürecin sonuçlarını düşledim, bir Türk milliyetçisi başka şekilde ve her ikimizde acabalarla yaşadık süreci. Somut köklü bir şey yoktu. Anayasaya dayanan hiçbir şey yoktu. Bazı değişiklikler oldu muhakkak ama bunun yarın başka bir iktidar tarafından nasıl değerlendirileceğinin garantisini kim verebilir? AKP birçok konuda muğlâktı. Kürt milletvekilleri başta gönüllerince konuştu, susturuldular; Beşir Atalay bir noktaya geldi, yerleşim yerlerinin isimlerinin değiştirilmesinden yana değilim dedi. O zaman ne? AKP ya attığı adımın farkında değildi, ya da Kürt sorunuyla PKK sorununu kastediyordu. Ki bence her iki yanlışı da yaptı. Böyle büyük bir adımı gereken ciddiyetle ele almadı ve çözmeye çalıştığı Kürt sorunu değil, PKK’ydi. Bundan sonra devam edecekse kendisini bu yanlışlardan kurtarmak zorunda.


           CHP yani MHP için bir şeyler söylemek bile fazla. Çünkü onlar fazla.


              PKK sürecin sabote edilmesinde birinci derecede rol oynadı. Yanlışları ortaya koymak, yön vermek, halkın taleplerini dile getirmek tarzında en ufak pozitif yaklaşım göstermedi. A. Öcalan’ın kişisel kaygılarını halkın çıkarlarının üstünde tutması, halkı kullanarak siyaset yapması işi yokuşa sürdü. Sonunda her şeyi kilitledi. PKK anayasa değiştirilsin diye tek bir gösteri düzenlemedi, APO’nun penceresi için insanlar öldürüldü. Gerçekten böyle paradoks, böyle girift bir durum için insan ne söyleyeceğini şaşırıyor. Bu durumun izahı ancak öfkenin sınırlarını patlatacak kelimelerle yapılabilir. Vicdanlarını nasıl rahatlatıyorlar bilmiyorum…


           DTP’nin kapatılması tüm bunların sonucu olarak yanlıştı. Ortada bir sorun var. Sorunun muhataplarından biri sorunun adını doğru koyamıyor, diğeri sorunun çözülmesini istemiyor. DTP’ye biri rolünü oyna deniyor ama her iki muhatap da benim gibi davran diyor. Şu bir gerçek: PKK sorununu çözecekseniz bunu PKK’den başkasıyla çözemezsiniz. Kürt sorununu da ne PKK’yle ne de onun kurduğu bir örgütle çözemezsiniz. Zavallı Ahmet Türk direktif almadan ilk açıklamasını yaptı ve halka sağduyulu olun dedi. Ertesi gün KCK açıklama yaptı ve halkı sağduyuya davet etmenin ihanet olacağını söyledi. Boşuna onlardan bir şey beklenemez. Ancak hayatını ortaya koymalı ki bir Kürt, o zeminde kendisi olabilsin.


            Kısaca süreç devam etmeli ama her şey yeniden değerlendirilmeli.


             Tüm bunlara paralel bizim cephemizden yaşadığımız bir durumu da A.Öcalan ve PKK’ye not düşmek istiyorum. Öyle kaygılandığınız gibi anlaşmalı olarak PKK tasfiye edilecek ve arkadaşlarımız siyasi sürece dâhil edilecek, bunun için ABD ve Türklerle görüşülmüş diye bir şey yok. Bu sadece Sipan Arkadaşı, Kani Yılmaz’ı, Hikmet Fidan’ı katlettiren paranoya ve bencilliğin bir devamı. APO’nun son görüşmelerinde ısrarla buna vurgu yaparak ‘tedbir alın’ diye dağa talimat ulaştırdığını ve yeni timlerin bu amaçla bulunduğumuz alana gönderildiğini biliyorum. Evet, farklı düşünüyoruz, bunun için ayrıldık ve ayrıldığımızdan bu yana PKK’nin karakterinden dolayı biz de hapis hayatı yaşıyoruz. Buna rağmen silah çekmiyorum. Sahip olduğum tek şey nefesim. Ve eğer senin korktuğun da bu ise yazık senin gücüne.    

                                                                                          

15.12.2009                                                                               Neval ÇELİK
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe