Musul Katliamı Üzerine Kısa Bir Sorgulama...

Hiç bitmedi ölüm, kan, gözyaşı?

Ortadoğu halkları acıyı, hep bir kadermiş gibi yaşadı.Saatler geçmiyor ki ölüm haberleri duyulmasın, gün geçmiyor ki insan cesetleri parçalanmış, kafaları koparılmış olarak, köprü altlarında, yol kenarlarında, boş bir arazide bulunmasın?

Tahsin İnanç
07.12.2004 - 21:08

Irakta, son günlerde İslam-i direnişçilerle ABD güçleri arasındaki çatışmalar yoğunlaştı. Kürtler ABD ile geliştirdikleri ittifakın bir sonucu olarak çatışmalardan bol bol nasibini almaktadırlar. Dolayısıyla her gün Araplardan, Kürtlerden ölümler arttıkça artmaktadır. Dökülen bunca kan kaygı verici. Bu kan, acı, ıstırap ve göz yaşı seli nereye kadar sürecek?

Musul; Saddam yanlısı olan Baascıların ana üssü durumundadır. Baascılık adına değil de İslam-i maske altında gizlenme, örgütlenme ve halkı ikna etme, yanına çekmede daha büyük avantaj sağlamaktadır. Bunların hepsinin üstüne bir de Arap milliyetçiliğini eklediniz mi, olayların daha ne kadar uzun vadeye sarkacağı anlaşılacaktır. Ancak asıl vurgu yapmak istediğimiz konu, bu gidişatın eninde sonunda Arap-Kürt çatışmasını daha da derinleştireceğidir. Yarısı Arap, yarısı Kürt Musul?da iki milyon insan yaşamaktadır. Savasın ilk gününden bu yana Araplar, Kürtlere karşı bir öfkeyi, tepkiyi ve yabancılaşmayı yaşadı. Son zamanlarda ABD müdahalesine karsı direnenlerin toplanma merkezi durumuna gelen Musul, aynı zamanda Kürtlere karşı da düşmanlığın en çok örgütlendiği alan oldu.

Musul?u Dicle nehri tam ortadan ikiye bölerek geçer. Şehrin doğu tarafındaki parçasında Kürtler ağırlıktayken, batı tarafında ise Araplar yoğunluktadır. Mevcut durumda doğu tarafından batı tarafına Kürt olan insan biraz zor geçmektedir. Her şeyden önce ölmekten, öldürülmekten, kaçırılmaktan korkarlar. Bir çok camii de vaaz veren imamlar, ?bir Kürdü öldüren cennete gider? türünden fetvalar veriyor.Bu tür fetvaların insanları nereye götüreceğini kestirmek hiç de güç olmasa gerek.Araplar baştan beri Kürtlerin böylesi bir mevzi ve statü elde etmesini istemediklerini sürekli dile getirdiler. Bu türden fetvalar ise bu düşüncenin ürünüdür.

Son zamanlarda Musul?da yaşanan olaylardan dolayı ABD?nin de istemi üzerine Kürt peşmergelerin, (güvenliği sağlamak amacıyla) alana yerleşmeleri durumu(bu karar 40 gündür alınmış durumda) bir yandan Arap fanatiklerinde yoğun bir tepki geliştirirken, diğer yandan faili meçhul olaylarda çok ciddi artış oldu. Sadece öldürme değil bilindiği gibi adam kaçırma ve fidye isteme işi de bir o kadar artmış durumdadır. Başı açık kadınlara saldırma hatta öldürme olayları yaşanmaktadır. Musul?da Müslüman olmayan Asuri ve Yezidi kadınların bile dışarı çıkarken korkudan başlarını örttükleri görülmektedir. Son bir ayda ortaya çıkan öldürme olaylarına bir göz atalım;

.    12 ceset kafaları kesik olarak şehri Faruk mahallesinde,

.    17 ceset Heyi Teneke mahallesinde,

.    8 ceset Vadil Hecer mahallesinde,

.    3 ceset Saddam hastanesinin önünde,

.    2 ceset Sanayi mahallesinde,

.    3 ceset Xebat bölgesinde,

.    2 ceset Heyi Vahdet?te,

.    1 ceset Heyi Suker?de,

.    2 ceset Zuhur?da bulunmuştur.

Aslında bu saydıklarım olayların yarısı bile değildir. Bir çok insan tehdit edildiği için şehirden farklı alanlara göç etti. Kimi de geçici olarak akrabalarının yanına sığınmış durumdalar. Kısacası Musul şehri uzun sürecek bir Kürt- Arap çatışmasına gebe görünüyor ve sancısı büyük bir doğum olacağa benzemektedir. Her gün mutlaka onlarca kişi ölmekte, kimisi kaçırılmakta, evler, binalar, iş yerleri, veya arabalar yanmakta-kundaklanmaktadır.
Musul?da eylem yapan ve yaptıranların önemli bir kesiminin dışarıdan (Suriye, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan) geldiği bilinmektedir.

Musul?un durumu kısaca böyle. Bir hafta önce 5 Kongra-gel üyesi arkadaşımızın Musul?da katledildiği belirtilen mahallenin adı Heyi Sebetaş Temuzdur. Bu mahalle İslam-i olarak adlandırılan Arap fanatiklerinin en yoğun olduğu alanların başında geliyor.
Olaya ilişkin Kongra-Gel?in en yetkili kişilerinin eline ulaşan bilgi şu şekildedir:
Beş arkadaş aynı araçta seyretmektedirler. Arabanın şoförü Fuat arkadaştır. Ana caddede 3 araçla önleri kesilir. Katledildikten sonra Şilan arkadaşın cep telefonu ile PÇDK?li arkadaşlar aranır ve ?gelin cenazelerinizi alın? denilir. Araştırmalarda somutta bunu aşan farklı bir bilgiye ulaşılamadığı belirtilmiştir.

Şimdi öldürülen 5 arkadaşın olayı üzerine ortaya konulan senaryolara bir göz atalım. Kongra Gel yaptığı açıklamada cinayetin islamiler, Suriye istihbaratı ve işbirlikçi hainlerin eliyle gerçekleştirildiğini belirtiyordu. Daha önce de bazı yazar arkadaşların belirttiği gibi bir araya gelmeleri mümkün olmayan güçleri aynı potada eritmeğe çalışmak, bu olayı gerçekleştirmek için ittifak yaptıklarını söylemek ya siyasette kör olmak ya da başka senaryoların peşinde olmaktır. Ben olayın sıradan olduğunu söylemiyorum ama Irak yada Musul?un da ne halde olduğunu bilmekteyim. Güçlü bir olasılık 5 Kürt?ün İslam-i-Arap fanatikleri tarafından katledildikleridir. İşin özü de Kürt olmalarıdır. PWD?li, YNK?li yada KDP?li de olabilirlerdi. Katledenler için önemli olan onların Kürt kimliğine sahip oluşlarıdır, hangi örgüte veya düşünceye bağlı olduklarının eylemlerini etkileyeceğini pek zannetmiyorum.

Bir diğer olasılık Suriye devleti, Kongra Gel?in çalışmalarından rahatsız oldu ve istihbaratçılar yolu ile orada bulunan Suriyeli direnişçilere işi havale etti. Bence bu da güçlü bir olasılıktır. Öte yandan Kongra Gel militanlarının açık ve rahat hareket tarzına sahip olmaları da etkili olmuştur.

Bu ihtimallerin hepsi de bana göre mantıklı. Ancak salt ihtimaller üzerinden hareketle kesin ve doğru sonuçlara varmak mümkün değildir. Bunun için gerçekçi bir soruşturmaya ihtiyaç olduğu kesindir. Kurguladığı varsayımlardan yola çıkarak birilerini suçlamak, ahkam kesmek, fanatik emellerine insanları ortak etmek meşru olmayan politikada ısrar etmektir ki yıllardır yapılan budur. Arkadaşları katletme olayına PWD?lileri de katmak bu zihniyetin ürünüdür. Sen arkadaşının kanına girersin ama bu bizim de öyle olduğumuz anlamına gelmez. Ki Zaten ölmeye ve öldürmeye karşı olduğumuz için o saflardan ayrıldık.
Kongra-Gel tarafından Musul?a, Bağdat?a veya Irak?ın herhangi bir alanına rasgele çok sayıda insan yollanmaktadır. Bu kadar kişinin (ciddi bir amaç yokken) Irak?ta olması ne kadar doğrudur. Musul?un Cemaa mahallesinde onlarca Kongra-gel üyesi insan var ve hiçbir güvenlikleri de yoktur. Ki hepsinin de ceplerinde dolarlar. Bu alanda 100 dolara bir değil iki insan öldürürler. Bu insanları o kadar tehlikeli olan alanlara iş yapıyoruz diye yollayanlar sorgulanmalı.

Yarın öbür gün birileri aynı akıbeti yaşarsa yeniden aynı senaryolar dile getirilecektir. Bu kadar insanı oralara yollayan ?savaştırmayacaksak neden yedirelim diyen zihniyet ?ölüme yollamayacaksak neden onları besleyelim? diyen zihniyetin ta kendisidir. Bu sorgulanmalıdır.

Böyle tehlikeli bir zamanda insanları Suriye?den getirtip toplantı yaptıktan sonra yine en tehlikeli yoldan gönderen zihniyet sorgulanmalıdır.

Musul?da günlerdir her gün onlarca Kürt insanı katledilmektedir. Bir gün üzerine doğru dürüst haber yapmayan, konu üzerinde durmayan ancak politika yapacağı bu olay üzerinden oraya buraya saldıran zihniyet sorgulanmalıdır.

Kongra-Gel yaptığı gerçek dışı açıklamalarla meşruluğuna ve inandırıcılığına gölge düşürmekten öte bir şey yapmıyor. Yaptığı açıklamalar objektif ve bilimsel olmaktan uzaktır. Kanlarının yerde kalmayacağını, intikamlarının alınacağını söyleyenler (ki büyük bir olasılıkla 5 arkadaşın katilleri olan fanatikler aynı zamanda Felluce?de direnenlerdi!!!) bir zamanlar, olayın muhtemel katilleri olan Arap fanatiklerini kahraman ve desteklenmeleri gerekenler olarak gösterenlerdir. Bu düşünde sahipleri sorgulanmalıdır.

Rasgele olasılıklar üzerinden kurgu yapıp insanların fanatik duyguları ile oynama alışkanlığı terkedilmeli, kan üzerine siyaset yapan zihniyet sorgulanmalıdır.

PWD?lileri de suç ortağı gösterenin kendisi herkesten daha iyi bilir ki hiçbir arkadaşımızın bu olaydan haberi yoktur. Ancak, suçu etrafa yayarak kendi hata ve suçunun açığa çıkacağını bilip de korkanlar var. Bunlar sorgulanmalıdır.

Sonuç olarak özellikle de savaştaki ölen insanlara üzülmemek mümkün değil. Son Kongra Gel üyesi beş arkadaşın da öldürülmesi caniyane bir olaydır. Sadece kınamakla yetinilmemeli, en kısa sürede bu katliamı gerçekleştirenlerin açığa çıkarılıp cezalandırılması gerektiğine inanıyoruz.

Savaşın olmadığı, insanların barış dolu bir dünyada yaşadığı günlere olan özlem her gün büyümekte?? Bu günleri yakınlaştırmanın tek yolu bu özlemleri canlı tutacak bir direnç ve pratik sergilemektir.

Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe