Siyaset, boşlukları kabullenmez!
Kürt halkının sadece soyut talepleri yoktur, somutu görmek gerekir. BDP soyutu işliyor, soyut konulara o kadar gömülmüş ki geriye kalan konular onu alıp halktan savurmuş durumdadır. AKP pragmatik yaklaşımla günlük somuta iniyor. İkisi de yarım kalıyor. Halkın sorunlarını bir bütün çözen bir partiye ihtiyaç vardır.
Tahsin İnanç
10.05.2012 - 06:00
Kürt sorununun çözümünde hayati düzeyde yaşanan muhataplık sorunu, birileri tarafından tekellerine alınmak istenmiştir. Buna rağmen sorun kendi çözümünü, öz dinamiklerini geliştirerek çözme sürecine girmiştir.
Yaşamın her alanında ve her problemini çözmede, siyasetin geciktirici veya hızlandırıcı etkisi vardır. Kürt sorunu da maalesef yıllardır yanlış politikaların sonucu olarak halkların demokratik ve özgürlük ilkeleri çerçevesinde bir çözüme kavuşturulamamıştır. Buna bağlı olarak her gün yeni siyasi oluşumlar, yeni alternatifler ortaya çıkmaktadır.
Yakında partileşme sürecine gireceği beklenen İslami renkte Kürt ulusal mücadelesi vermek isteyen bir parti ile daha farklı ve bir o kadarda tartışmalı bir süreç yaşanacaktır.
Yeni partilerin olması büyük bir ihtiyaçtır. Farklı renk ve seslerin ortaya çıkması, tıkanmış süreç açısından önemli olabilir.
Kürdistan?da doğal bir potansiyeli olan dini ve ulusallığı birlikte kullanan bir partinin başarısız olma şansı çok azdır. Özellikle BDP ve PKK?nin din konusunda bu kadar teşhir ve tecrit edildikleri bir süreçte ortaya çıkması önemlidir. Ancak salt birilerine alternatif olsun diye değil! Önemli olan sorunun çözümüne gerçek anlamda soyunmaktır. Umarım bu çalışmaya giren insanlar, dürüstlük ve özveri temelinde, halkın inanç ve toplumsal değerleri ile oynamadan siyaset yaparlar. Oy ve oyunlar peşinde giden bir siyasi oluşum başarılı olamayacağı gibi kendisine ve halkına kaybettirecektir.
Kürdistan da yanlış politikalar yüzünden, başta BDP olmak üzere birçok oluşum rolünü gereğince oynamadığı için, Kürdistan siyasal yaşamı İslami bir Kürt partisine kapı aralayabilir. Halkın değerlerini doğru harmanlamayan ve bunu yaşamın her alanında pratik örgütlenme ve yaşam inisiyatifi ile ortaya çıkaramayan bir örgütlenmenin başarı şansı çok azdır. Neden mi? Çünkü Kürt halkı o kadar çok yanlış politikaların kurbanı olmuş ve o kadar çok yanlış biriktirmiş ki, yanlışa tahammülü ve iradesi kalmamıştır artık! Ne yüreğinde ne de beyninde?
Bu böyle sürmez!...
?Sadece Ben? söyleminden taviz vermeyen, ?her şey bana hizmet etmeli? diyen iktidarların sonlarının nasıl bittiğinin, bitirildiğinin canlı tanığı olduğumuz ve henüz ? tarih oldu? bile diyemeyeceğimiz günleri yaşıyoruz, Arap dünyasında. Kürtler açısından bu durum çok daha büyük önem taşıyor. Çünkü henüz iktidar bile olmayı başarabilmiş değiller! Darmadağın, paramparça bir siyasal, sosyal ve kültürel yaşanmışlığın acınası mirasçıları konumundalar?
??Tek iktidar benim! Benden başkası olmaz?? mantığı ve istediğini asan, istediğini vuran, istediğini hain, işbirlikçi ilan eden anlayış; yanı başımızda tek tek yıkılan Arap diktatörlerinin esamisi olmaktan öte ne olabilir ki? Bu zihniyetle her gün üç kişi kazanırken yirmi kişi kaybedersin. Ve sonunda ne sen ne de uğruna yola çıktığın halkın kazanır.
Hiç kimse ve hiçbir örgüt vazgeçilmez değildir.
Dünyada, bölgemiz de ve ülkemiz de değişen koşullar demokratik olmayan hiçbir anlayış ve oluşumu kabul etmiyor. Kaldı ki demokratiklik kavramının da çok yozlaştırıldığı kanısındayım. Başkasına saygı göstermeyi, senden olmayan ötekiler gerçekliğini kabullenip, onları dönüştürmeyi değil, onlarla birlikte yaşamayı, farklılıkları bir zenginlik olarak gerçekten kabullenmeyi esas almadığımız sürece Kürdistan da siyaset yapmak mümkün değildir. Kürdistan?ın tarihi, sosyal, siyasal koşulları tek bir parti ve anlayışı kabul etmez. Bu realite halklar, inançlar, kültürel yapı ve farklı sosyal kesimler açısından ele alındığında böyledir. O halde hem mevcut oluşumlar hem de olası oluşumlar bu geçeği görmek ve ona göre değişip dönüşmek ya da oluşmak zorundadırlar.
Kuzey Kürdistan?da siyasetin başında bulunanların özde şapkayı önlerine koymaları gerekir. Dönüp aynaya baktıkları taktirde düşmanına ne denli benzemiş olduğu korkunç gerçeğini idrak edebileceklerdir. Hatta bazı konularda düşmanından çok daha geri bir konumda bulunduklarını?
Bu vasıtayla Kuzey Kürdistan Kürtlerinin temsili konusuna gelmek istiyorum.
Türkiye de seçimlerde getirilen baraj ve benzeri kurallar anti demokratik kurallardır. Özellikle Kürtler açısından ele alındığında dez avantajları çok büyüktür. BDP bunu, seçimlere kendi katılımını önlemek için yapıldığı biçiminde okuyor. Doğrudur bu durum seçime katılan farklı kesimler açısından anti demokratiktir. BDP?nin şunu da doğru sorgulaması gerekir: ??Benim örgütlenme anlayışımda ve pratiğimde yanlışlar, hatalar var. ?Maalesef BDP, bunu hala sorgulamaktan uzaktır. Örneğin seçimlere tek kürt partisi olarak girdi 30 milyon kürde rağmen %10 barajını kendi kimliği ile aşamadı ve bağımsız adaylarla seçime girdi. Bu şu anlama gelir; BDP, kürtlerin tek partisi olarak seçimlere girmesine rağmen ezici çoğunluğu temsil edememiştir.

Dönüp Kürdistanda somut kesimlere bakalım; BDP, önemli bir Kürt kesimini dışlamıştır. Sesini duyuramayan dindar köylü kesimi, siyasete bulaşmak istemeyen islami kesimler ve tabanları, medrese kökenli melle kesimi, şeyhler ve PKK ve BDP?nin düşüncelerini benimsemeyen aydın ve inançlı Kürt vatanseverler vb. Bunlar nereye bağlı, kime oy veriyor, onları kim temsil ediyor?
Bu gibi olaylar kuzeyde daha başka parti ve örgütlerin olmasını elzem kılıyor. Olanlarında başta HakPar ve Kadep?in de kaderlerine razı olmak yerine ciddi bir toparlanmaya ihtiyaçları vardır. Kimileri aktör kimileri figüran değildir. Sorun sadece bir şeylerin program ve tüzüğünü oluşturmak değil! Halkın ihtiyaçları çerçevesinde örgütlenmelere gitmeleri gerekiyor. Toplumun kültürel ve sosyal düzeyini arttırıcı okullar (özellikle kadınlar ve çocukları dikkate alan )köylere kadar inen ekonomik kalkınmayı sağlayan küçük-büyük üretim yerleri, kültür sanat okulları kısaca inançlar, ihtiyaçlar tercihler mutlaka dikkate alınmalı ve öyle çalışma başlatılmalı. Demem o ki seçimi beklemeden çalışmak gerekir. Seçimde hatırlayıp halka gitmek, halk karşısında ucuz politikacı durumuna düşmemek önemlidir. Aksi taktirde meydanlara giden halk potansiyeli ile sandıklara giden halk aynı olmayacaktır.
Kürt halkının sadece soyut talepleri yoktur, somutu görmek gerekir. BDP soyutu işliyor, soyut konulara o kadar gömülmüş ki geriye kalan konular onu alıp halktan savurmuş durumdadır. AKP pragmatik yaklaşımla günlük somuta iniyor. İkisi de yarım kalıyor. Halkın sorunlarını bir bütün çözen bir partiye ihtiyaç vardır. Hem de ekmek su kadar?

Erdoğan ve partisi, Kürtleri din konusunda hassas ve saf bulup, ümmetçilikten ve din kardeşliğinden dem vurarak yanına çekmeye ve oy almaya çalışıyor. Ve bunda önemli oranda da başarılı oluyor. Oysa Kürdistan da dini rengi de olan fakat Kürt kimliğini doğru temelde öne çıkaran bir parti kesinlikle başarılı olacaktır. Kürtleri dinle vurmak ve din ile kandırmak kadar alçakça bir yöntem olamaz.
Yeni kurulacak olan İslami Kürt partisi daha gerçekçi, sorunlara akılcı çözümler bulur ve sadece dindarları değil, inançlarla kimlik olayını doğru harmanlayarak Kürtleri kucaklar ise kuzeyde ciddi bir siyasal alternatif olarak rol oynayabilir. Böyle bir oluşum Kürdistanda demokratik siyaset anlayışına katkı sunacağı gibi, devletin Kürt halkı üzerindeki yanlış politikalarının çürümesine de yol açar.
Her ne kadar açıkça dile gelmese de Kürtler böyle bir siyasi - İslami Kürt partisine sıcak bakacaklardır. Her İslami Kürt partisinin Kürdistanda doğal olarak ciddi bir oy potansiyeli ve tabanı vardır. Mevcut durumda BDP Kürt, AKP İslami görünümlüdür. Hem Kürt hem de İslami bir parti neler yapar?
Yeni oluşumlara ve yapılanmalara kuzey Kürdistan?da ihtiyaç vardır. Güney Kürdistan?da Goran hareketi YNK ve KDP? nin daha fazla çalışmalarına ve kendilerine çeki düzen vermelerine sebep olduysa, aynı şey kuzey Kürdistan için neden olmasın.
Kuzey Kürdistanda liberal demokrat bir Kürt partisine de , İslami Kürt partisine de ihtiyaç vardır. Ancak ılımlı İslami partiden, radikal İslami bir Kürt partisi ( Hizbullah?ı aşan) bir konuma düşmemesi önemlidir. Bu konu da kuşkularım da yok değil!...
Siyaset, boşlukları asla kabullenmez. Siyasal aktörler su gibi esnek ve akıcı olma yeteneğine haizdirler. Kürdistan coğrafyasında tüm gücü ve iradeyi elinde tutmak ihtirasından kaynaklanan ciddi bir politik boşluk olduğu artık su götürmez bir gerçekliktir. Bu boşluk, mevcut güçlerin muhalefetlerine rağmen, siyasetin doğası ve siyasal aktörlerin esnekliği nedeniyle, bir şekilde doldurulacaktır. Kürt siyasal aktörleri, mevcut bu boşluğun doldurulmasında ellerini çabuk tutmadıkları taktirde, bu boşluk halkın menfaatlerine tezat güçlerin lojistik kullanımına sunulacaktır.
Tüm Kürt halkını, ayrım gözetmeden, temsil edebilecek, halk çıkarlarını esas alacak siyasi eğilimlerin güçlenmesi, bugün, her günden çok daha elzem bir statüko olarak karşımızda durmaktadır. Akıntıya karşı kürek çekme bedbahtlığından sıyrılarak, gelişimin dinamiklerine uygun, akıntının ve rüzgarın gücünü yedeğine alacak bir yapılanma için tüm Kürdistani güçler sorumluluk ve borçlarının farkında olmalılar.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe